YAZARLARIN GALİBİYET YORUMLARI

ŞANSAL BÜYÜKA – MİLLİYET BÜKEMEDİĞİN BİLEĞİ…
Bakmayın Trabzonspor’un savunmada kaldığına ve durumu idare ettiğine… İkinci yarıda çok önemli iki fırsatı gene Trabzonspor kaçırdı. Önce Sörloth, sonra Ekuban… Ama “Allah’ın hakkı üçtür” misali, ikinci yarının üçüncü pozisyonunda, gene Ekuban-Sörloth işbirliğinde, Sörloth takımını yeniden öne geçirdi. Novak’ın golü de pastanın kreması oldu. Bu Novak gole ne kadar yakın bir savunma oyuncusu… Helal olsun… Şunu da yazmadan geçmeyelim… Emre her maçta bu kadar öfkelenecekse, yeni sezonda kulübeye hiç inmemeli… Futbolun yöneticisi olarak tribünde kalmalı… Bu hem kendisi, hem Fenerbahçe için daha hayırlı olur. Gerçeği göreceksin ve bükemediğin bileği öpeceksin… Fenerbahçe maçın tamamında baskılı oynadı, Trabzonspor durumu idare etmesine rağmen Fenerbahçe’yi gene yendi. Aslında bu bir ağır siklet ile orta siklet boksörünün maçı gibiydi. Fenerbahçe saldırdı, aradı, uğraştı… Ama karşısında kapı gibi duran, kaya gibi dikilen Trabzonspor’u sallayamadı bile… Trabzonspor şöyle bir göründü, Fenerbahçe‘yi ringden indirdi. Bu malumun ilanıdır… Bu iki takım arasındaki derin kalite farkıdır. Kaliteyi yakalayamadan, kupaları yakalayamazsın. Trabzonspor bu kadrosuyla finalleri, kupaları gerçekten çok hak ediyor. Bu hakkı teslim edelim.REHA KAPSAL – FOTOMAÇ AKILLAR VE BEDENLER
Trabzon’da hem Sosa’nın oynamayışı, Nwakaeme’nin sakatlanıp çıkması, tabii büyük eksiklik. İki tane oyuna akıl koyan usta oyuncularının yokluğu, saha içinde arandı.
Trabzon’un yediği golde yine savunmadaki yerleşim hatası devam ediyor. Buna Hüseyin hocanın mutlaka geriye kalan haftalarda çözüm bulması gerekir. Bordo- mavililerde Sörloth, Ndiaye, Ekuban, performanslarıyla öne çıkan oyunculardı. İki maçta da hem skor olarak hem de oyun gücü olarak F.Bahçe’nin kat kat önündeydiler. Bordo-mavililerle, sarı-lacivertliler arasındaki en temel fark; oyun ve oyun gücüydü. Nitekim de bu kalite farkı iki maçta da sahada ağır basarak, Trabzon’un hak ettiği turu atlayıp, finale kalmasının en temel nedeniydi. Bu arada ilk devrede Sörloth’a Dirar’ın yapmış olduğu müdahale, yüzde yüz penaltıydı. Bunu da Cüneyt Çakır atladı. Hatta VAR’ın bile tavsiye kararı vermemesi çok enterasandı. Bordo mavililerin bu maçta çok yüksek performansla oynamamasının en büyük nedeni; Alanyaspor ile hafta sonu oynayacakları lig maçı. Bedenleri sahadaydı akılları da hafta sonu Alanya ile oynayacakları deplasman maçındaydı.ERMAN TOROĞLU – FOTOMAÇ SÖKE SÖKE TRABZON
Dün gece Trabzonspor’un sahada oyunu idare edecek topçusu yoktu. Yani Sosa veya onun gibi… Bunun sıkıntısını çektiler. 
Sarı-lacivertliler, bu maçta bütün barutlarını kullandı ama Trabzon’a gücü yetmedi. Zaten kadrolara baktığınızda Trabzonspor daha güçlü. Nwakaeme tam lazım olduğunda sakatlandı. Sörloth ileride fazla tek kaldı. Ama tek kaldığı zamanda bile iyi işler yaptı. F.Bahçe’nin yediği ikinci gol, inanılır gibi değil. Ekuban, 60 metre top sürdü Jailson refakat etti. Yani herhalde dedi ki, ‘Ekuban’a koşarken bir şey olursa kaldırırım.’ O da al da at diye Sörloth’a attırdı. Aslında Trabzonspor’un, daha önce iki benzer pozisyonu da vardı. İlk yarıda golleri atabilirdi. F.Bahçe kazansaydı, belki de önümüzdeki sezon için yanlış kararlar alırlardı. Şimdi oturup çok acil ve acı reçeteli kararlar alması lazım. Tur, Trabzon’un hakkıydı ve söke söke aldılar. Onun için de bu maçta ve bu yazıda ‘hakem şöyle yapsaydı böyle yapsaydı’ tartışması olmayacak şekilde Trabzonspor kazandı. Emre, seneye teknik ekibe katılacak yani futbol ona bağlanacak. Peki Emre bu maçta bile kırmızı kart görüp kenardan atılıyorsa F.Bahçe şimdiden yanmış. Onun için F,Bahçe’nin dikkatli ve acil kararlar alması lazım..MEHMET DEMİRKOL – FANATİK OLAĞANÜSTÜ GÜCÜYLE KAZANDI
Hiçbir şey yokken gol atabilen Trabzonspor’la gol yemek için rakibe ihtiyaç duymayan Fenerbahçe’nin maçı nasıl olur? Öyle başladı. Atılmak için sebep aramayan Emre ile seyirci olmayınca Avrupa rahatlığına eren Cüneyt Çakır bir araya gelince de denklem tamamlandı. Öyle de bitti. Şu bir gerçek ki Trabzonspor hücumu her şartta, oyun seviyesi ne kadar aşağıda olsa da sonuca gidebiliyor. Santrfor istatistiğinde sol bek sahibi olmak harika bir durum olsa gerek. Dün akşam Sosa yokken Nwakaeme sakatlanmışken Ekuban ve Sörloth olağanüstü çalıştılar. 4 kez birlikte net pozisyona girdiler 2 gol buldular. Sahada herkesten farklıydılar. Covid-19’un hiç uğramadığı bir ülkeden gelmiş gibiydiler.
Emre’ye öfke kontrolü şart
Fenerbahçe’de özellikle Muriç’se sanki Wuhan’dan gelmiş gibiydi. Fizik ve mental olarak olağanüstü başladığı sezonda dün itibarıyla çok aşağılardaydı. Tabii Kayseri maçında olduğu gibi cepte Emre faktörü olsaydı Trabzonspor’un hiç alamadığı orta sahada ikinci yarıda Gustavo’ya desteğe gelip dengeyi ev sahibi lehine çevirebilirdi. Ama saçma sapan bir pozisyonda kendisini attırınca bu şansa elden gitti. Eğer Emre Belözoğlu Fenerbahçe’de bir göreve gelecekse mutlak öfke kontrolünü öğrenmesi gerekiyor. Saha dışında başka saha içinde başka olmaya devam edecekse saha dışında bir hayat herkes için daha iyi olur. Trabzonspor kendi standartlarında çok kötü oynadığı bir maçta dahi galibiyeti ve turu hak etti. Olağanüstü bir hücum güçleri ve kalecileri var ve dün kötü oynadıkları bir maçta kalecilerine ihtiyaç duymadılar.ZEKİ UZUNDURUKAN – FOTOMAÇ SÖRLOTH DOKTOR OLSAYDI, KANSERE ÇARE BİLE BULURDU…
Trabzonspor, zor maçta süper forveti Sörloth ile erken bir gol bularak; ipleri eline aldı. Ta ki Nwakaeme’nin sakatlanıp oyundan çıkmasına kadar… Nwakaeme çıktıktan sonra iki kanadı da çok iyi kullanmaya başladı Fenerbahçe, özellikle sol kanattan Hasan Ali etkili bindirmeler yaptı. Beraberlik sayısı da Hasan Ali’nin güzel ortasına Deniz Türüç’ün jeneriklik golü ile geldi. Pereira; Hasan Ali’ye çok rahat orta yaptırma fırsatı verdi. İlk yarıda hiç de hücuma çıkamadı.
Trabzonspor, öne geçtikten sonra ligi düşünerek oyunu rölantiye almak yerine baskısını sürdürmeliydi. Turu geçtik gözüyle baktılar maça. Beraberlik golünden sonra Trabzonspor 2. gol için rakip kaleye yüklenmeye başladı. Sosa’yı çok arıyor bu takım. Atak olgunlaştırma, bitirici paslar atıp, rakibin dengesini bozma konusunda sıkıntı yaşadı Trabzonspor. Göztepe maçında olduğu gibi dün de sahada bir oyun aklı yoktu Trabzonspor’un. İlk yarıda her ne kadar Trabzonspor daha çok gol pozisyonuna girse de ortada bir maç izledik. Emre Belözoğlu’nun kırmızı kart görmesi; Tahir hocayı rahatlattı aslında. Çünkü Emre’nin kenardan bağırıp, çağırması, Tahir hocayı da geriyor gibiydi.
Bu arada Dirar ile Sörloth arasında ceza sahasında yaşanan pozisyon net penaltıydı. Cüneyt Çakır penaltıyı vermedi. VAR da çağırmadı. Cüneyt Çakır, Trabzonspor’un daha önce de penaltılarını vermedi yönettiği maçlarda. Ben hiç şaşırmadım bu yüzden. Penaltıyı verse maç daha ilk yarıda bitecekti belki de. İkinci yarının başında Sörloth net bir pozisyonu gole çeviremedi. İlk yarıda net penaltıda Cüneyt Çakır’ı çağırmayan Suat Arslanboğa, iş olsun diye A. Parmak’ın pozisyonunda hakeme bilgi verdi. Pozisyonda hiçbir şey yoktu oysa. Abdülkadir Ömür, eski formundan çok uzak. Doğan Erdoğan hamlesi doğruydu. Ekuban’ın kaçırdığı gol, inanılır gibi değildi. Ama Sörloth, finali getiren golü attı. Golde Ekuban’ın katkısı büyüktü. Sonuçta Fenerbahçe de tur geçebilmek için çok çalıştı ama Sörloth, golleriyle ligde ve kupada Trabzonspor’u şampiyonluğa koşturuyor. Sörloth, doktor olsaydı kansere bile çare bulurdu.
 

YORUMLAR