Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, Dağlık Karabağ’ın kalbi konumundaki Şuşa şehrinin işgalden kurtarılmasıyla Ermeni işgal güçlerinin bir kopuş sürecine gireceğini ve bu zaferin işgal altındaki toprakların özgürleşmesinde kilometre taşı olacağını belirtti.
Yeniden Refah Partisi Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Doğan Bekin, yaptığı yazılı açıklamada Dağlık Karabağ’ın en önemli jeostratejik yükseltisinde yer alan ve doğal tahkimata sahip olan Şuşa kentinin Azerbaycan ordusu tarafından tamamen kontrol altına alınmasının işgalin sona erdirilmesi ve savaşın kazanılması açısından çok önemli bir adım olduğunu ifade etti.
“Şuşa’nın kurtarılmasıyla Ermeni işgal güçleri kopuş sürecine girecektir” diyen Bekin, şunları kaydetti:
“Dağlık Karabağ’da 26 Şubat 1992 tarihinde meydana gelen ve zihinlere ve toplumsal belleklere büyük acıyla kazınan Hocalı Katliamının üzerinden 28 yıl geçtikten sonra Azerbaycan güçleri tarafından Hocalı’nın bazı köylerinin geri alınması ve Hocalı’nın kurtarılması önemli bir adım olarak ortaya çıkmaktadır. Dağlık Karabağ konusunda asıl üzerinde durulması gereken ise Şuşa kenti olup, Şuşa’nın tamamen Azerbaycan güçlerinin eline geçmesiyle Ermeni işgal güçlerinin geniş ölçekte bir kopuş süreci içerisine gireceği görmek mümkün olacaktır.”
Dağlık Karabağ’ın ikinci önemli kenti Şuşa’ya hâkim olunmasıyla, bu bölgedeki düz alanlardaki irili ufaklı yerleşim alanlarına da daha kolay şekilde hâkim olunmasının söz konusu olacağını ifade eden Bekin, “Azerbaycan güçleri, Şuşa’yı alarak bir bakıma Ermenilerin buraya daha fazla güç göndermelerini sağlamaya yönelik çok önemli bir hamle yapmış durumdadır” dedi.
’Şuşa’nın işgalden kurtarılması ile derin bir kriz içerisinde olan Ermenistan’da Başbakan Paşinyan’ın iç dinamiklerde zorlu bir sürecin içerisine girmesi kaçınılmaz olacaktır’ diyen Bekin, “Dağlık Karabağ’da Ermenistan’ın yaşadığı hezimet, hiç şüphesiz yıllardan beri uygulamaktan kaçındığı stratejik açılımdan uzak ve Dağlık Karabağ’da işgali temel politik anlayışı olarak gören ve merkezine yerleştiren politik bir anlayışla Ermeni diasporasına payanda edilen blok eksenli politikalarının artık iflas noktasına gelmiş olmasından kaynaklanmaktadır” ifadelerini kullandı.