kuşadası escort

İzmir escort Bursa escort Ankara escort Antalya escort Eskişehir escort Konya escort Kayseri escort İzmit escort Alanya escort Kocaeli escort Kuşadası escort Gaziantep escort Malatya escort Diyarbakır escort Denizli escort Samsun escort Adana escort Bodrum escort Dubai Escort

Diyanet-Sen’den Camiler ve Din Görevlileri Haftası açıklaması

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Ali Güldemir, Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla çeşitli açıklamalarda bulundu. Güldemir, söz konusu haftanın din görevlisi eksenli kutlanmasını istedi.

Din Görevlilerinin ve Camilerin toplumdaki yeri ve önemine dikkat çekmek, onların gerçek işlevini ortaya koymak, sıkıntılarını dile getirmek ve çözüm önerileri sunmak, camilerin daha işlevsel hale gelmesini sağlamak gibi amaçlar doğrultusunda, 1-7 Ekim tarihleri arası “Camiler ve Din Görevlileri Haftası” olarak kutlanıyor.

Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Ali Güldemir, Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın Din Görevlisi eksenli kutlamasını isteyerek, “Bu hafta fedakar din görevlilerimizin toplum açısından öneminin ve yaşadıkları sıkıntıların dile getirildiği bu konularda farkındalık oluşturulan bir hafta olarak kutlanmalıdır” ifadelerini kullandı.

Yapılan araştırmalarında din görevlilerinin bu haftanın amacına uygun şekilde din görevlilerinin sıkıntılarının ele alındığı bir hafta olarak kutlanmasını istediklerini belirten Güldemir, “Camiyi ve cemaati sevk eden din görevlilerimiz aynı zamanda beşikten mezara hayatın her alanında insanımızın yanındadır. Tüm ömürlerini din hizmetine adayan toplumun önderi konumundaki din görevlilerimizin Camiler ve Din Görevlileri Haftasını kutuluyor daha iyi ve kaliteli hizmet verebilmeleri için yetkili sendika olarak elimizden gelini yapacağımızı bilmelerini istiyoruz” aktarımında bulundu.

Din Görevlilerinin peygamber varisleri olduğunu bildiren Güldemir, “Toplumumuzda temel insani ve ahlaki değerlerin yaşamasına, toplumumuzun manen yükselmesine önemli katkılar sağlayan, camilerimizin inşa ve imarında rol alan, dünyevi bir karşılık beklemeden büyük fedakarlıklarda bulunan, samimi davranış ve güler yüzleriyle gönüllerini bütün insanlara açan, hikmet dolu sözleri, dinlendirici hoş sohbetleriyle büyük, küçük herkesin gönlünü kazanan ve görev mahallerinde büyük azim ve gayretle dini hizmetleri en güzel bir şekilde sunmaya gayret eden Din Görevlilerimize karşı son zamanlarda bazı medya kuruluşlarında ve sosyal medya mecralarında yapılan saldırıları kınıyor bu tür haksız saldırıların bir daha yaşanmaması temenni ediyorum” açıklamalarda bulundu.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın toplumun din hizmeti ve irşat görevini karşılamakta olduğunu kaydeden Güldemir, şunları kaydetti:

“Bir yandan, başta Kur’an Kursları vasıtasıyla yaygın din eğitimi faaliyetleri yürütülmeye çalışılırken, diğer yandan, cami içi ve dışı din hizmetleri gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Bunun yanı sıra, ailede din eğitimi faaliyetlerini desteklemek amacıyla, yetişkin bayanlara yönelik olarak devam ettirilen Kur’an Kursları ile il ve ilçe müftülükleri bünyesinde ailelerin dini konulardaki ihtiyaçlarına cevap vermek üzere Aile ve İrşat ve Rehberlik Büroları faaliyet göstermektedir. Söz konusu faaliyetler müftü, vaiz, Kur’an Kursu öğreticisi, imam-hatip ve müezzin-kayyımlarımız tarafından yerine getirilmektedir. Bunun yanında din görevlileri doğum, sünnet, nişan, nikâh, düğün, yeni doğan çocuklara isim koyma, asker uğurlama vb. hem de kötü günde hastalık, ölüm ve cenaze işlemleri vb. insanların yanında olmaktadırlar. Yani din görevlilerinin hizmet alanı yalnızca camiler değil hastaneler, cezaevleri, çocuk yuvaları, yetiştirme yurtları, huzurevlerini de vb. kapsamaktadır. Bu yıl ülkemizi ve dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsüne karşı alınan tedbirlerin uygulanmasında da din görevlilerimiz etkin bir şekilde görev almıştır. Bu görevleri icra eden din görevlilerinden, tedbirlere uyulmaksızın gerçekleştirilen düğün ve diğer toplu merasimleri fotoğraflamaları ve bunları zabıta ve kolluk birimleriyle paylaşmaları beklenmekte ve istenmektedir. Vefa Destek Gruplarında aktif faaliyet icra eden din görevlilerimize yardımlaşma, dayanışma, mağdurlara yönelik hizmetlere katkı sunma dışında bir sorumluluk yüklenmemelidir.”

Ayrıca din görevlilerinin, filyasyon ekiplerince gerçekleştirilen karantina altında olması gerekenlerin denetimi, gözlemlenmesi, bu amaçla kimlik denetimi ve sorgusu yapılması gibi faaliyetlerde de etkin görev aldığını vurgulayan Güldemir, “Bu görevlileri esnasında hem şiddet hem de bulaşı riskleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Çoğu zaman yanlarında polis olmadan ev ev gezerek bu görevi icra etmektedirler. Çeşitli şiddet olayları ile de karşılaşan din görevlilerinin güvenlikleri sağlanmalı ve sağlıklarını korumaya dair tedbirler de alınmalıdır. Filyasyon ekiplerinin görevlerini icra etmesinde kolluk-güvenlik birimlerinin din görevlilerimize refakat etmesini koruyucu giysi ve aparatların tedariki konularında hassas davranılmasını istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Din görevlilerinin korona virüsten dolayı vefat edenlerin cenazelerini yıkama konusunda zorlandığını ifade eden Güldemir, şöyle konuştu:

“5393 Sayılı Belediyeler Kanunu’nun 14. Maddesi kapsamında defin ve mezarlık işleri belediyelerin sorumluluğundadır ve belediyelerin görevlendirdiği gassallar tarafından cenazeler yıkanır. Buna rağmen pandemi döneminde Covid-19’a bağlı ölümlerde gassal işlevinin din görevlileri, Cami Görevlileri ve Kuran Kursu Öğreticileri tarafından üstlenilmesi yönünde zorlama ve baskı üretildi. Hukuken görevlerinin arasında olmamasına ve fiilen de kendi istekleri bulunmamasına rağmen bu yönde işlem icra etmeleri istenen din görevlilerine, gassal işlemlerinin icrasını sağlamaya yönelik herhangi bir koruyucu malzeme temini de çoğu zaman gerçekleştirilmiyor. Kendi istek ve iradeleriyle görevi icra etme hali hariç olmak üzere Cami görevlileri ve Kuran Kursu Öğreticilerinin cenazenin yıkanması noktasında sorumlu ve zorunlu tutulması uygulamasından vazgeçilmelidir.”

Başkanlıkta halen iki tip 4/B Sözleşmeli personel çalıştırıldığını bildiren Güldemir, “Tüm 4/B sözleşmeli personel 3+1 formülü ile kadroya alınmalı ve çalışmalarını müteakip 1 yılın sonunda eşi, ister kamuda isterse özel sektörde çalışsın tüm 4/B sözleşmeli personel becayiş ve eş durumu tayininden yararlanmalıdır. Sendika olarak kurum personelimizi sıkıntıya sokan bu uygulamaların bir an önce düzeltilmesini istiyoruz” dedi.

Sendika olarak din görevlilerinin eğitimini son derece önemsediklerini vurgulayan Güldemir, şu ifadeleri kullandı:

“Cami ve İlim temasıyla kutlanan bu yıl ki Camiler ve Din Görevliler Haftası’nın ruhuna uygun olarak ilimlerini artırmak eğitimlerine devam etmek isteyen İlahiyat ön lisans mezunu arkadaşlarımızın lisanslarını tamamlamalarına imkan sağlanmalıdır. Bu nedenle İlitam kontenjanlarının bir an önce talebi karşılayacak şekilde yükseltilmesini ve kurum personeline özel kontenjan ayrılmasını istiyoruz. Pandemi sürecinde camilerimiz korona tedbirlerine en çok riayet edilen mekanlar din görevlilerimizde fedakarlıkları ve yaptıkları hizmetlerle örnek insan olmuştur. Bu vesileyle, ülkemizde metropol şehrinden mezrasına, ilinden ilçesine, yeryüzünün en uzak noktasında görev yapan din gönüllüsü kardeşlerime kadar mescit ve camilerde din hizmetlerinin en güzel şekilde yapılması için fedakarca çalışan, topluma rehberlik ve önderlik eden, ilmi, irfanı ve yaşantısıyla örnek olan, mihrabın, minberin ve kürsünün hakkını veren bütün kardeşlerimin Camiler ve Din Görevlileri Haftasını tebrik ediyor, ebediyete irtihal edenlere Cenab-ı Hak’tan rahmet niyaz ediyorum.”

YORUMLAR

Dubai escort porno izle sex hikayeleri seks hikayeleri porno paply.org