• İstanbul 1° PARÇALI BULUTLU
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
    • Lefkoşa
    • Bakü
    • Amsterdam
  • CANLI SONUÇLAR
  • İDDAA PROGRAMI
  • SİTE YAZARLARI

Ülkemizde 1960’lı yıllarda âdâb-ı muaşeret dersi veriliyordu

Sosyo-kültürel değişimler iletişim ahlakını etkiliyor; olumlu yanları kadar bazı olumsuzluklardan da söz edilebilir bu konuda; en basiti, âdâb-ı muaşeretin hassasiyet azaldığı söylenebilir

Adab-ı muaşeret kuralları, bir arada yaşayan insanların birbirlerine nazik, kibar davranmalarını sağlayan bilgilerdir; bir anlamda görgü kurallarıdır.

İnsanların birbirlerine davranış biçimleri dün de olduğu gibi günümüzde de ister-istemez bir görgü kuralı şeklinde ortak paydada buluşan değerler sistemini oluşturuyor.

Elbette dünyada ve Türkiye’de çağın değişim hızı gittikçe artıyor ve beraberinde iletişim şekillerini de etkiliyor. Zamanın dönüştürücü gücüne karşı koymak anlamında değil ama, örneğin düne ait, ‘muhafazakâr’ ya da ‘demode’ kabul edilen alışkanlıkların yerine bugün ‘çağdaş’ tanımını içeren özgürlük ve konformist tutumların tümünü de ‘ilerici’ kabul etmek zor!

Örneğin yalan söylememek; dün de bugün de geçerli bir ahlak kuralıdır. Hırsızlık yapmamak da öyle; ihtiyaç sahibini gözetmek de veya iftira atmamak da böyledir.

Bir de âdâb-ı muaşeret kuralları var. Örneğin selam vermek gibi… Bu kurallar gündelik yaşamımızdaki kişilik saygınlığını pekiştiren, ve iletişim güvenliğini arttıran ortak değerler olarak kabul eildikçe toplumsal ahlak güçlenir aslında.

Türkiye’ nin Cumhuriyet döneminin özellikle ilk yıllarında âdâb-ı muaşeret konusunda bazı hassasiyetleri ilkokulların ders programlarına bile koymuş.

 

ad.jpg

YORUMLAR

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Akademik e-öğrenmenin iki devi güçlerini birleştirdi

HIZLI YORUM YAP

sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
2.392.963

VAKA

2.270.769

İYİLEŞME

24.161

ÖLÜM

122.194

AKTİF VAKA

sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
95.642.050

VAKA

52.761.090

İYİLEŞME

2.043.024

ÖLÜM

42.880.960

AKTİF VAKA

TÜMÜ

VİDEO HABERLER

Yazarlar
Video
Galeri
Optimus Haber'e üye olun

Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

Optimus Haber'e giriş yapın

Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

nişantaşı araç kiralama sarıyer evden eve nakliyat