• İstanbul 25° AÇIK
    • Adana
    • Adıyaman
    • Afyonkarahisar
    • Ağrı
    • Amasya
    • Ankara
    • Antalya
    • Artvin
    • Aydın
    • Balıkesir
    • Bilecik
    • Bingöl
    • Bitlis
    • Bolu
    • Burdur
    • Bursa
    • Çanakkale
    • Çankırı
    • Çorum
    • Denizli
    • Diyarbakır
    • Edirne
    • Elazığ
    • Erzincan
    • Erzurum
    • Eskişehir
    • Gaziantep
    • Giresun
    • Gümüşhane
    • Hakkâri
    • Hatay
    • Isparta
    • Mersin
    • istanbul
    • izmir
    • Kars
    • Kastamonu
    • Kayseri
    • Kırklareli
    • Kırşehir
    • Kocaeli
    • Konya
    • Kütahya
    • Malatya
    • Manisa
    • Kahramanmaraş
    • Mardin
    • Muğla
    • Muş
    • Nevşehir
    • Niğde
    • Ordu
    • Rize
    • Sakarya
    • Samsun
    • Siirt
    • Sinop
    • Sivas
    • Tekirdağ
    • Tokat
    • Trabzon
    • Tunceli
    • Şanlıurfa
    • Uşak
    • Van
    • Yozgat
    • Zonguldak
    • Aksaray
    • Bayburt
    • Karaman
    • Kırıkkale
    • Batman
    • Şırnak
    • Bartın
    • Ardahan
    • Iğdır
    • Yalova
    • Karabük
    • Kilis
    • Osmaniye
    • Düzce
  • İMSAK'A 02:00

  • HABER GÖNDER

Ülkemizde 1960’lı yıllarda âdâb-ı muaşeret dersi veriliyordu

Sosyo-kültürel değişimler iletişim ahlakını etkiliyor; olumlu yanları kadar bazı olumsuzluklardan da söz edilebilir bu konuda; en basiti, âdâb-ı muaşeretin hassasiyet azaldığı söylenebilir

Adab-ı muaşeret kuralları, bir arada yaşayan insanların birbirlerine nazik, kibar davranmalarını sağlayan bilgilerdir; bir anlamda görgü kurallarıdır.

İnsanların birbirlerine davranış biçimleri dün de olduğu gibi günümüzde de ister-istemez bir görgü kuralı şeklinde ortak paydada buluşan değerler sistemini oluşturuyor.

Elbette dünyada ve Türkiye’de çağın değişim hızı gittikçe artıyor ve beraberinde iletişim şekillerini de etkiliyor. Zamanın dönüştürücü gücüne karşı koymak anlamında değil ama, örneğin düne ait, ‘muhafazakâr’ ya da ‘demode’ kabul edilen alışkanlıkların yerine bugün ‘çağdaş’ tanımını içeren özgürlük ve konformist tutumların tümünü de ‘ilerici’ kabul etmek zor!

Örneğin yalan söylememek; dün de bugün de geçerli bir ahlak kuralıdır. Hırsızlık yapmamak da öyle; ihtiyaç sahibini gözetmek de veya iftira atmamak da böyledir.

Bir de âdâb-ı muaşeret kuralları var. Örneğin selam vermek gibi… Bu kurallar gündelik yaşamımızdaki kişilik saygınlığını pekiştiren, ve iletişim güvenliğini arttıran ortak değerler olarak kabul eildikçe toplumsal ahlak güçlenir aslında.

Türkiye’ nin Cumhuriyet döneminin özellikle ilk yıllarında âdâb-ı muaşeret konusunda bazı hassasiyetleri ilkokulların ders programlarına bile koymuş.

 

ad.jpg

    YORUMLAR

    En az 10 karakter gerekli

    Sıradaki haber:

    Kent Kart Talep Formu

    Hızlı Yorum Yap

    sf TÜRKİYE'DE KORONAVİRÜS
    208.938

    VAKA

    187.511

    İYİLEŞME

    5.282

    ÖLÜM

    21.427

    AKTİF VAKA

    sf DÜNYA'DA KORONAVİRÜS
    12.009.301

    VAKA

    6.561.969

    İYİLEŞME

    548.822

    ÖLÜM

    5.447.332

    AKTİF VAKA

    TÜMÜ

    VİDEO HABERLER

      Yazarlar
      Video
      Galeri
      Optimus Haber'e üye olun

      Zaten üye misiniz ? Buraya tıklayarak Üye girişi sağlayabilirsiniz.

      Optimus Haber'e giriş yapın

      Henüz üye değil misiniz ? Buraya tıklayarak Üye olabilirsiniz.

      Haber gönderim sistemimize hoş geldiniz

      Galeri Alanı

      828 x 470