• İstanbul29 °C
  • İzmir36 °C
  • Ankara32 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana34 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Yarımada'da R E S Tepkisi Var!...

23 Ocak 2014 Perşembe 22:47

İnsan yaşamında doğanın yeri çok önemli, ancak son yıllarda rant uğruna doğa katliamları, uygulanan çarpık kararlar,kıyımı süren ağaçlar,yok edilen Zeytin ağaçları,doğal üretim yapılabilen tarlalar ve denizin içindeki balık çiftlikleri ve daha bir sürü halkın istemediği şeyler yapılıyor maalesef.

Son örneğini geçen pazar günü Yağcılar'da yapılması düşünülen RES (Rüzgâr Elektrik Santrali)santrallerine hayır diyen insanların tepkilerini izledik,oldukça kalabalıktı ve RES yerinin seçiminin yanlış olduğunu haykırarak tepkilerini dile getirdiler.

Sadece Urla’daki Demircili-Yağcılar-Kuşçular köyleri değil,Çeşme'ye,Karaburun’a ve Yarımada bölgesinin her yerine yapılması düşünülen bu " Enerji Tribünleri" santrallerini halkımız istemiyor!...

Yağcılar köyü,Çam ormanları ile çevrili doğal hayatın var olduğu bir köy,ayrıca kuşların göç yollarının burada oluşu,temiz ve bol oksijen içeren havası ve endemik değerleri ile dolu bir köyümüz.Sadece Yağcılar mı?,değil tabii,diğer köylerimiz de doğal dokuları ile bilinen köylerimizden.Son halka olarak Çeşme İlçesi.Bu santrallerin yapımına Çeşme ilçesinde de başlanmış durumda.

ÇEŞME İlçemizin,turizm alanındaki yeri malûm,ayrıca bunun dışında kendine özgü bir çok doğal değeri var.

Yarımada bölgesinin tamamına bakacak olursak Zeytin ve Zeytin ağaçlarının çok olduğu bir bölgemizdir ve "Hurma Zeytini" denen,dalında olgunlaşarak yenen ve sadece Yarımada'da olan bambaşka bir zeytini de vardır..

Bu bölgelerin hemen hemen tamamı 1. ve 2. derece doğal SİT kapsamında olan alanlarımızdır.

ÇEŞME bölgemizde,Sakız ağaçları oldukça çoktur ve değeri çok fazla olan bu ağaçlardan, tıp alanında ve kozmetik alanlarında kullanılan “Sakız ve sakız yağı” üretilmektedir ve Sakız Ada’sından sonra ihracatta dünya çapında,2. konumdadır,ayrıca, üretiminin arttırılması için bin bir emek sarfedilerek bu ağaçların çoğaltılmasına çalışılmaktadır.Uluslar arası koruma listesinde yer alan diğer bir ağaç türü olan,Ardıç ve Alıç ağaçlarımız var,bu ağaçlar da tıp ve kozmetik yapımında önemli bir yer tutarlar.Ayrıca bölgedeki,  Salep,Lâvanta,Adaçayı,Dağ Kekiği,Dağ Çileği,Defne ve bunun gibi bir çok Endemik bitkinin de yer aldığı bölgemiz olan, Yarımada Bölgesi olarak tabir edilen bu bölgede,Urla,Çeşme,Karaburun,Mordoğan,Balıklıova ve buraya bağlı olan bir çok ilçemiz, beldemiz ve köyümüzün olduğu bir bölgedir.

4628 S.Elektrik piyasası kanunu ve mevzuatı ile, "Birilerine" 49 yıllık kiralamalar ile verilen bu güzelim alanlarımızdaki,adeta talan edilircesine yapılan  kazı çalışmalarına başlanmış olduğunu gören insanlarımızın haklı tepkileri var ve böylesi kıymetli bir bölgede bu tarz işlerin olmaması gerektiğini haykırıyorlar ama nedense "duyan" yok ya da duyması gerekenler zaten bu hatayı kendileri yaptığı için de duymamak işlerine geliyor belki de!...

Bu santrallerin yapılabileceği kel, verimsiz, kıraç bir çok yerler ve alanlar varken, oralarda bu konuşlanmayı yapabilmek varken acaba bu kadar değerli ve yaşam alanlarının içerisinde yapılmak istenmesinin ve tepkilere görmezden gelip,inatla israr edilmesinin altında ne var?......

Zeytin ağaçlı tarlaların,organik tarım alanlarının ve mera alanlarının (Zoraki)israrla kamulaştırılmak istenmesinin ana amacı nedir?....

Başka bölgelerde kıraç,verimsiz  alanlar mı yok?,ya da böylesi değerlere sahip olmayan yerlerin kıtlığına kıran mı girdi de illâ ki Yarımada bölgesine göz dikildi?....

Açıkçası bu bölgelerdeki yaşayan insanların tamamı bu gibi santrallerin buralara kondurulmasını istemiyorlar!......

Geçen yıl Urla bölgesindeki bir çok Orman alanındaki yapılan talanları görerek bu konuda da haber ve yazılar yazmıştım,hatta Kuşçular Köyündeki güzelim ormanlık alanlardaki 2-B ve hazine yerlerinden kiralanmış bazı  yerlerin kepçelerle talan edildiğini ve güzelim Çam ormanlarına kıyıldığını,hatta orman yangın yolunun bile şahıslara kiralandığını gözlerim hayretten açılarak görmüş ve “Bir orman yangını olsa buraya İtfaiye ve yangın söndürme araçları nasıl girecekler?” diye söylenmiştim.Sadece söylenmekle kalmayıp yazılarımla da yaşanan kıyımları, talanları anlatmıştım,ancak talanlar giderek daha da fazlalaşıp,sari bir hastalık gibi daha geniş alanlara vahim bir şekilde yayılıyor.

Yapılacak olan Enerji Santralleri belki yaşamda elektrik üretimi için gerekli olabilir ama sürdürülebilir doğal yaşam bütün bunların hepsinden çok daha önemlidir ve insan hayatı için en olmazsa olmazların başında gelmektedir.

Bu nedenle de RES santrallerinin, böylesi güzel değerlerimize kıyılmadan başka kör ve kıraç bölgelerde yapılması gerekiyor. Alınan kararların ve çıkarılan kanunların da bunu hiç unutmadan çalışmalarını bu doğrultuda yapmaları gerekir diye düşünüyorum.

Bu anlamda, Yarımada Bölgemizin ve buradaki bütün ilçe,Köy ve Belde’lerimizin,doğası ile,Denizi ile,tarihi güzellikleri ile ve içinde barındırdığı tüm değerleri ile korunması gerektiğine inanıyorum.

Paragöz siyasetçilerle el ele vermiş paragöz sermaye ve rant gurupları lütfen ellerini vicdanlarına koyarak bazı kararları öyle alsınlar!...

Eskilerden günümüze bilinen, “Yanlış hesap Bağdat’tan döner “ sözünü unutmayalım ve verilen bu yanlış kararları uygulamaya koymayalım, diyorum

Kızılderililerin dediği gibi, “Beyaz adamlar,son yaprak düşüp,ağaçlar ve nehirler kuruduğu zaman, paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlayacaklar “ sözleri ne kadar anlamlı değil mi?.

Sağlıklı ve mutlu kalın.

 

 

Bu yazı toplam 704 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA