• İstanbul29 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara31 °C
  • Manisa37 °C
  • Adana34 °C

Erdal Çil / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

VAKİT, BODRUM’DAN ÇIKMA VAKTİ

27 Ocak 2019 Pazar 13:18

Onu üniversite öğrencilik yıllarından tanırım.

Aslında tıp fakültesinde öğrenci olmak biraz da eve/okula kapanıp sosyal hayattan kopmaktır. Ders yükü, uygulamalı eğitimlerin nöbetlerinin yükü falan derken yatağa bile resmen ölünüz girer ve ancak yığılır kalırsınız.

Bu yüzden öğrencilik yıllarında bizim sosyalliğimize bir tıpçının ayak uydurması çok zordu. Fakülteleri, hastaneyle iç içe olduğundan yoğun insan trafiği içinde ders çalışabilecek tenha bir yerin kıymetini en iyi onlar bilir ve arızalanan bir asansör kabininde bile kalmış olsalar, ıssızlığın kıymetini bilerek, başını kalın anatomi atlasına gömmek demekti tıp öğrenciliği.

Ama o farklıydı!

Bir kere tıp eğitiminin insan için olduğunun farkındaydı ve insan bedeni ile ruhunun karşı karşıya kaldığı her kritik durumda bir tıpçının kayıtsız kalmaması gerektiğinin bilincindeydi. Bu yüzden kendi geldiği gibi yanında da mutlaka başka tıpçı arkadaşlarının da olmasına önem verir bir bakıma bizim içimizde tıp fakültesinin temsilciliğini yapardı.

Ülke, çevre meselelerine daha o yıllardan duyarlı; enerjik ve sosyal her etkinlikte elini taşın altına koymaktan çekinmediği gibi birçok projenin de fikir babası olurdu. 

Hekimlik mesleğine atıldıktan sonra da gerek meslektaşlarıyla gerekse bizimle hiç kopmadı. 90’lı yıllarda bir gün Bodrum’a gelme niyetinden bahsedince de henüz yaşları küçük olan çocuklarını ve müstakbel eşinin devletteki vazifelerini düşünerek bunun zor olacağını söylemiştim. Gençlik yıllarından beri enerjisi, idealistliği ile tanıdığım Tahir’in artık yaşa bağlı biraz yorgun ve biraz da dünyevi meşgaleleri olabileceğini düşünmüş ama yanılmıştım.

Hiç değişmemiş aksine görüp yaşadıklarıyla daha güçlenmişti. Bodrum’un, Bodrumluların, Bodrum’a ekmek diye gelmiş Anadolu çocuklarının, ülkemizi ve insanımızı tanımak için yurtdışından gelmiş yabancıların bizi daha iyi tanımaları için, bizim gibi milli ve yerli düşünceye mensup insanlara daha çok vazife düştüğüne inanmıştı.

Bir süre eşini getirememiş olup bekâr hayatı yaşayarak zorluklara katlansa da yılmadı ve çok kısa zamanda Bodrum’a kendini adamış bir Bodrum aşığı olup çıkmıştı Tahir. Hasbi olmayı hesabi olmaya hep tercih ettiğinden çok parayla pulla işi olmadı. İşine hep dört elle sarıldı ve hastalarının gözünde hep bir hekimden fazlası oldu Dr Tahir.

Tabii bunda müstakbel eşi, hayat arkadaşı, Bodrum Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı, Diş Hekimi eşi Sevgili Melike Hanım’ın payı da çok büyüktür. Tahir’in olmadığı her vakitte o hem anne hem baba rolünü çok iyi oynadığı gibi iş hayatında da daima ilkeli, çalışkan, hanımefendi tavrını korumasını bildi ve Tahir’in bugünlere lekesiz gelmesinde en büyük desteği oldu.

Bodrum’a Belediye Başkanı aday adayı olduğunu söylediğinde bu sefer doğrusu şaşırmamış ama yine hesapsız davrandığı için biraz kızmıştım. Ama onun işi hep hesapsız ve hasbiydi ki zaten! Belki de bundan dolayı kazanıyor, bundan dolayı açılmaz denen kapılar açılıveriyordu karşısında.

Eşinin haricinde iki çocuğu da tıp öğrencisi. Bir bakıma Dr Tahir, bütün aile fertleriyle birlikte hayatını insanların sağlığına adamış bir kültürün insanı. Şimdi de anlaşılan yaşadığı, kendini adadığı kentin sağlığı onun tasası olmuş ve ailece kollarını sıvamışlar. Ateş ailesinin inançlarını ve azimlerini bilirim! Allah uzun ömürler versin anneciğinin de yetmişli yaşlarında sürücü belgesi aldığını ve yaşını önemsemeden nice kursların öğrencisi olduğunun da tanıklarındanım.

Siyaset; halktan aldıklarını sürekli nalıncı keseri gibi hep kendine, kendi yakın çevresine devşirenlerle dolu iken Dr. Tahir’in bu anlamda Bodrum için önemli bir şans olduğunu düşünüyorum. Dr. Tahir Bodrum’dan aldığı enerjiyi, motivasyonu bir hekim, bir operatör hassasiyeti ile işleyip Bodrum’a, Bodrumlulara verebilecek en doğru kişidir.

Siyaset sahnesi maalesef her zaman doğru kişilerin, doğru yerlerde olduklarının resimlerini sergilemiyor! Bu yüzden onun enerjisini, onun iyi niyetini görüp, ortaya çıkaran; bir o kadar da hasbi ve ustalık isteyen performanslarından dolayı da başta Ak Parti il Başkanı Sayın Kadem Mete ve ekip arkadaşlarının bu yüzden çok özel bir tebriği hak ettiklerini söylemeden de geçemeyeceğim.

Mütevazilik yapmalarına gerek yok! Bodrum’da Ateş’i görenlerin Türk Siyasetinde nice ateşleri görmelerinden daha doğal ne olabilir ki? Umarım Bodrum’lular da onların bu ulvi düşüncelerine ve hassasiyetlerine fazlasıyla mukabele ederler.

Tahir’in bu süreçte en büyük şansının da başından beri sürekli Tahir’in yanında olan milletvekilimiz; siyasetin ‘Yavuz Abisi’ olduğunun da altını ayrıca çizmek gerekiyor. Dr Tahir’in hayatı sanıyorum artık ondan evvel ve sonrası diye devam edecek ve umuyorum ki Tahir ile birlikte bütün Bodrum da kazanacak. Bodrum artık felaketlerle, çarpık kentleşmesi ile anılmayıp bu ikilinin muazzam işbirliği ve projeleriyle adından söz ettirir bir kent neden olmasın ki?

Sevgili Tahir Ateş, şimdiki rakipleri olan Sayın Kocadon ve Sayın Tosun hakkında da daima iyi konuşmuş, onların sürekli desteğini almış, güvenlerini kazanmış, arkadaş olmuştur. Umuyorum ve temenni ediyorum ki Bodrum da bu dostluk ebedi kalır, bütün ülkenin ihtiyacı olduğu sevgi iklimi Bodrum’dan bütün ülkeye yayılır.

Vakit Bodrum’dan çıkma vakti mi?

Ne dersiniz? 

 

Erdal ÇİL 

cerdal48@gmail.com

                                                                                                   

 
Bu yazı toplam 524 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Kushner'in ekonomik kalkınma planına Suudiler Destek verdi!
  • Çobanları bekleyen tehlike: Avustralyalı Swagbot!
  • Rusya Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler restini çekti: 'Karşılık veririz!'
  • Koyunun kesik kulağı yasak aşk cinayetini çözdü!
  • Son dakika! Kara Harp Okulu davasında karar çıktı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA