• İstanbul11 °C
  • İzmir15 °C
  • Ankara8 °C
  • Manisa10 °C
  • Adana11 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ülkemizde 1960lı yıllarda âdâb-ı muaşeret dersi veriliyordu
27 Nisan 2019 Cumartesi 11:54

Ülkemizde 1960'lı yıllarda âdâb-ı muaşeret dersi veriliyordu

Sosyo-kültürel değişimler iletişim ahlakını etkiliyor; olumlu yanları kadar bazı olumsuzluklardan da söz edilebilir bu konuda; en basiti, âdâb-ı muaşeretin hassasiyet azaldığı söylenebilir

Adab-ı muaşeret kuralları, bir arada yaşayan insanların birbirlerine nazik, kibar davranmalarını sağlayan bilgilerdir; bir anlamda görgü kurallarıdır.

İnsanların birbirlerine davranış biçimleri dün de olduğu gibi günümüzde de ister-istemez bir görgü kuralı şeklinde ortak paydada buluşan değerler sistemini oluşturuyor.

Elbette dünyada ve Türkiye'de çağın değişim hızı gittikçe artıyor ve beraberinde iletişim şekillerini de etkiliyor. Zamanın dönüştürücü gücüne karşı koymak anlamında değil ama, örneğin düne ait, 'muhafazakâr' ya da 'demode' kabul edilen alışkanlıkların yerine bugün 'çağdaş' tanımını içeren özgürlük ve konformist tutumların tümünü de 'ilerici' kabul etmek zor!  

Örneğin yalan söylememek; dün de bugün de geçerli bir ahlak kuralıdır. Hırsızlık yapmamak da öyle; ihtiyaç sahibini gözetmek de veya iftira atmamak da böyledir.

Bir de âdâb-ı muaşeret kuralları var. Örneğin selam vermek gibi... Bu kurallar gündelik yaşamımızdaki kişilik saygınlığını pekiştiren, ve iletişim güvenliğini arttıran ortak değerler olarak kabul eildikçe toplumsal ahlak güçlenir aslında.

Türkiye' nin Cumhuriyet döneminin özellikle ilk yıllarında âdâb-ı muaşeret konusunda bazı hassasiyetleri ilkokulların ders programlarına bile koymuş. 

 

ad.jpg

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA