• İstanbul26 °C
  • İzmir26 °C
  • Ankara21 °C
  • Manisa25 °C
  • Adana26 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ülkemiz Giderek Savaşın İçine Sokuluyor

07 Ağustos 2015 Cuma 23:10
Güneydoğu'daki yaşanan çeşitli terör olaylarının artması ile bölgemiz adeta ateş içinde ve alev alev yanar hale geldi,bilerek, göstere göstere,adım adım, bizim ülkemizi hiç ilgilendirmeyen bir savaşın içine çekiliyoruz..Ne için?,Ortadoğu üzerindeki emellerine erişmek isteyen yabancı güçler için...
 
Sekizyüz Km.lik Suriye sınırımızın hemen yanı başında yerleşmiş türlü çeşit terör örgütlerinden devşirme  ve uzaktan kumanda ile emperyalist abilerine bağlı konuşlanmış bir çok kanton var,ve henüz bu bölgedeki yapacakları daha bitmemişken,oralarda kimin çalıp,kimin söylediği belli olmayan olaylar zinciri halen devam ettirilerek,oluşturulacak,"Büyük Resim"için her türlü savaş, dümen, tezgâh döndürülerek işler yürütüyor.
 
Obama bile pkk'yı bırakın,İşid'e odaklanın ve savaşın diye açıklamaları var,yani pkk'yı artık benimsemiş ve ellerinin altında her daim kullanacağı bir şekliyle...
 
ABD önderliğindeki ve diğer ülkelerden oluşmuş, emperyalist ittifaka tabi ülkelerin büyük bir iştahla bekledikleri sonuç için her türlü kaynak seferber ediliyor,her türlü irili ufaklı hainler de devreye sokularak adeta orada insanlar ve ülkeler birbirine kırdırılıyor diyebileceğimiz bir ortam var... 
 
Ülkemizin askeri ve diğer bütün savunma güçlerinin tamamı o bölgeye kaydırılmış vaziyette ve her gün yeni bir çatışma,her gün yeni bir şehit haberi gelir olmuş,yürekler dağlanıyor...
 
Financial Times gazetesi açıklamalarında,ABD ve AB'nin zayıf kaldığı gerekçesi ile, PKK ya karşı tutumunu değiştirerek devreye Türkiye'yi soktuğunu açıklarken,ABD'nin  insansız hava araçlarıyla ve hava harekâtlarında İncirliği kullanması ile Türkiye'yi İŞİD ile savaşta ön saflara getirdiğini ve birlikte kapsamlı bir mücadelenin içinde olunduğunu yazıyor,açıklıyor...
Ülkemizi haydahsız bir savaşa sokmak,ya da başkalarının değirmenine su taşınırcasına verilen desteklerin yarın bizim ülkemizin ensesinde  acı bir şekilde patlayacağını,savaşa neden girip, bunun neticelerinin neler olabileceğini düşünmeyenlerin aldıkları bu kararlar ne derece hukuka uygun acaba?,zira ortada henüz bir hükümetin kurulamadığı ve bu gibi kararların TBMM çatısı altında detaylarıyla irdelenerek,kararların ortak olarak alınmasının gerektiğini unutarak,kendi kafasına göre savaş için işbirliği yapanların,ölen şehitlerimize ve bu millete verilecek hiç mi hesabı yok acaba?..
 
Dış İşleri bakanlığımız tarafından yapılan resmi açıklamada,ABD nin başı çektiği Koalisyon güçleri ile işbirliği yapılarak İşid'e karşı kapsamlı bir müdahalenin içinde olacaklarını belirtti.
Ülkemizin içi zaten yangın yerine dönmüşken,her yerde çatışmalar,kalkışmalar ve çeşitli olaylar olurken biz içeriyi bırakmışız dışarıda elaleme destek vermekle meşgulüz.
 
Ülkemizin başıboş bir maceraya,ya da savaşa ille de sokulması neden isteniyor?...
 
Bölgedeki yaşanan çatışmalar,yapılan savaşlardan en kârlı çıkan tek bir şey var o da, İsrail'in giderek bölgeye hakim konuma getirilmesidir,İsrail Jerusalem Post Gazetesinin açıklamasına göre,Mavi Bayrak projesi kapsamında Yunan helikopter ve savaş pilotlarının İsrail'de eğitim görecekleri ve bu ortak savunma işbirliği çerçevesinde bir çok savaş ve savunma plânlarını birlikte yürüteceklerini açıklayan gazete,daha önce de böyle bir çalışmayı da Yunanistan'ın Olimpos dağında yaptığı ve bu yöndeki savaş taktikleri ve savunma eğitimi alan İsrailli pilotların,Olimpos'ta  11 günlük süren bir  savaş eğitimi aldıklarını belirtiyor,yapılan savaş eğitimlerinin ve tatbikatlarının olduğunu oradaki,Olimpos  Larissa hava üs komutanı Albay Dimitris Stephzanki de açıklıyor.
Yunanistan'da  Syriza bile seçilmeden evvel Filistine destek verdiğini açıklarken,seçildikten sonra şimdi İsrail'in yanına dönerek onunla işbirliği alanlarına girdiğini açıklaması, bu yönlü savunma anlaşmaları yapması ve ortak savaş stratejileri içine girmesi oldukça manidar değil midir?...Yarın bu kirli ittifaklardan ülkemiz nasıl etkilenecektir?...
 
Yahudilerin büyük peygamberi Yeşeya'nın, Tannah'ta(Tevrat) açıkladığı bu doğrultudaki kehanetlerinde,Mısır,Babil(bu günkü Irak ve Şam'da kurulacak olan kutsal bir devletten bahsederek belirttiği , "Mısır ve Asur arasında bir yol olacak,birlikte olacaklar ve birlikte tapınacaklar, diyerek kurulmasını işaret ettiği bu  kutsal devletinin tanıtımını yaptığını biliyoruz... Bu günkü yapılan bütün savaşların  da tam bu bölgelerde olduğu ve yaşandığını nasıl gözardı edebiliriz ki,Bu kehanete göre, İsrail merkezli,sağında Irak,solunda Mısır olan ve Nil'den(Mısır) Fırat'a kadar yayılan bir devletten ve oraları da israiloğullarının yöneteceğinden bahsedildiğini de açıkça anlayabiliriz...
 
MÖ 200o' li yıllarda adı, HATTİ olan(bu günkü iç anadolu bölgemizdir)bahsedilen diğer devlet ASUR'un  ise bu günkü güneydoğu bölgemizi kapsadığını anlayabiliriz!...
 
Tevrat'a göre,(Tanah)Yaşeya tarafından, bahsedilen bu  yerlerden de, "Mısır'la, Asur arasında bir yol olacak,oraları da İsrailoğulları yönetecek,birlikte tapınacaklar,Mısır,Asur ve İsrail üç ülke olacak,dünya bu üçü sayesinde kutsanacak  " dendiğini de düşünecek olursak,buna göre İsrail merkezli,sağında Irak,Solunda Mısır,Şam olan ve Asur ile birleşecek olan kutsal bir devletten bahsetmektedir..İsrailoğullarının bu öfkesinin altında o dönemlerdeki 400 yıllık kölelik ve esaretinin bulunduğunu ve Yeşeya'nın ,günün birinde mutlaka," Mısır'ı İsrailoğullarının yöneteceğini"  ve oraları ikinci bir İsrail yapacaklarını söylemektedir!...
 
Günümüzdeki yaşanan savaşlarla, yapılanlarla,oluşturulan koridor şeklindeki yapılanmalarla ve bölgenin adeta bu doğrultuda  dizayn edilmesiyle bu coğrafya üzerindeki amaçladıkları hayallerinin bu doğrultuda olduğunu,buna göre şekillendirmeyi düşündüklerini de açıkça  anlıyoruz ki,zaten aynen  dedikleri şekilde de bu  bölgeyi adım adım  bu doğrultuda dizayn ediyorlar!...
Bölgedeki büyük İsrail hayalinin,Bağdat'tan,Nil'e kadar adeta bir köprü kurulduğu ve bunun başında da İsrail'in yer alacağı  zaman gerçekleşeceği anlaşılıyor. Günümüzde ortadoğudaki bu coğrafyada yaşananlara baktığımız zaman bu kehanetin belkide yarısı günümüzd gerçekleşmiş durumdadır denilebilir, Kaddafi düşürülerek iç savaş çıkarılmış,Mısır'da yönetim değiştirilmiş ve içten içe kendini vuruyor,Şam'da savaş ve belirsizlikler var,şekillendirilmeye çalışılıyor ve aynen Yeşaya'nın,Tannah'ta(Tevrat)dendiği gibi,kardeşi,kardeşe,komşu,komşuya,kent,kente, ülke,ülkeye karşı savaşacak" deniyor ya,adeta  bu kehanetteki anlatılanlar günümüzde aynen yaşanmıyor mu?... Sanki gizli bir güç adım adım bu senaryoyu uygulamak için ne gerekiyorsa yapmıyor mu?...
 
Ortadoğuda  ve bu coğrafyada bütün olup bitenlerin neticesi de, İsrail'e "Teo,Stratejik-Güç" kazandırdığı da açıkça görülebiliyor denilebilir...
 
Günümüzdeki yapılan  savaşlara,yaşanan olaylara,bölge ülkelerindeki tüm  yaşananlara geniş detayları ile ve çok uluslu boyutuyla bakıp, gidişatın seyrini de göz önüne alarak, değerlendirmelerinizi de ona göre yaparsanız,"Mısır ile Asur  arasında bir yol olacak" (Asur,  güneydoğu bölgemizdir)denilmesinin derin  anlamını daha iyi irdeyebilirsiniz!..
 
İsrailoğullarının "Vadedilmiş topraklar"olarak belirlediği,Fırat nehri ve onun havzasından,Nil nehrine kadar(mısır'dadır)olan topraklarının  üzerindeki yerleri kapsadığını açıkça görebiliyorsunuz. 
 
Açıkça anlatayım,Ülkemizin büyük bir bölümünü içine alan bu bahsettikleri,"Vadedilmiş Toprakları" bizden almak için de ne kadar hainlik ve yöntem varsa deneyeceklerdir.
Hiç şüpheniz olmasın ki,asıl gözlerini diktikleri yer bizim kutsal vatanımızdır diyebilirim...
 
Gelişen olaylara ve gidişata çok boyutlu ve uluslara arası bakmak ve kimin ne yapmak istediğini ve ne gibi amaçları olduğunu iyi anlamalıyız ki vatanımızı ona göre savunabilelim!...
 
Aksi taktirde Azraille kolkola girip,kendi cellâdımızın bıçağını yalar ve bu vatana da yazık etmiş oluruz!..
 
Bizler bu Vatana çok şey borçluyuz ve eğer vatan elden gitmişse herşey bitmiş demektir.
Şu aşamada odaklanılması gereken tek şey Vatanımızın birliği,bütünlüğü ve bekası ile üniter yapısının korunmasıdır,vatanımızın kazanılmış değerlerine,misak-milli ile çizilmiş sınırlarına,dilimize,dinimize ve bayrağımıza sahip çıkmaktır,bütün çaılmalar ve hamleler bu doğrultuda olmalıdır.
 
Akılları başa alarak bu vatana sahip çıkmalıyız!...
 
Bu yazı toplam 933 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Manisa'daki 'pis kokuların' Alaşehir kaynağında Seks Skandalı çıktı
  • Zerrin Özer, hastane çıkışı görüntülendi
  • Özel sektörün yurt dışı kredi borcu azaldı
  • İmamoğlu TRT' de...
  • ABD'nin Türkiye'ye uygulayacağı olası S-400 yaptırımlarının detayları belli oldu
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA