• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara30 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana33 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türkiye'm Sana Canım Feda

09 Eylül 2015 Çarşamba 22:38

Her geçen gün gelen şehit haberleriyle yüreğimiz daralıyor, kalbimiz kan ağlıyor. Ne zaman bitecek bu terör belası diye içimizden gelen tüm laneti okuyoruz o an. Geçtiğimiz akşam A Milli Futbol takımımız Hollanda’yı 3-0 yenerek gönüllerimizi biraz ferahlatmıştı ki sevinmeye bile fırsat bulamadan Dağlıca’da 16 askerimizin şehit olduğu haberi geldi. O dakikalarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ATV'de canlı yayında kendisine yöneltilen '400 vekil ile ilgili' bir soruya cevap veriyordu. Erdoğan 400 Vekille ilgili bu açıklamasını 7 Haziran seçimlerinden önce Kırşehir'de gerçekleşen toplu açılışlarda söylemişti. Maalesef nereye ve Kimlere hizmet ettikleri belli medya yayın organları bu açıklamasını manipüle ederek '400 milletvekili alınsaydı bunlar olmazdı' gibi vererek Dağlıca saldırısıyla ilişkilendirdi. Bende programı takip ettiğim için tepkimi ortaya koydum. Sağolsun çoğunlukla vatansever, sağduyulu kardeşlerimiz bu tepkime destek verirken bazı arkadaşlarımız bana çarpıtılarak yapılmış haberlerin linkini yollamışlardı Bu noktada unutulmamalı ki Cumhurbaşkanı Erdoğan sadece bir partinin değil Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı. Görüşlerine katılırsınız katılmazsınız saygı duyarım. Ama kimsenin bu ülkenin Cumhurbaşkanına, Başbakanına hakaret etme hakkı yoktur diye düşünüyor, çarpıtılarak verilen haberlere ve Türkiye üzerine oynanan oyunlara aldanılmaması ve prim verilmemesi gerektiği inancını taşıyorum.

     Cumhurbaşkanı Erdoğan üzerinden Türkiye’nin zayıflamasını dört gözle bekleyenlerin hedefleri son yıllarda güçlü ülke olma yolunda önemli hamleler yapan Türkiye’nin büyüme sürecini baltalamak, yapılan tüm yatırımları sekteye uğratmak ve 1 Kasım’da yapılması planlanan tekrar seçimi iptal ettirmektir. Bu nedenle PKK Üzerinden yürütülen saldırıları sadece terör saldırısı olarak görmemek gerekiyor. Çünkü bu sadece tek başına bir terör saldırısından ziyade Türkiye’ye karşı egemen güçlerin finansörlüğünde, terör örgütlerinin maşalığında yürütülen bir işgal girişimidir. Bunun için her yolu deniyorlar. Bazı medya yayın organlarını, terör örgütlerinin maşalığını, emperyalist yalanlarını ve çeşitli kollardan Türkiye düşmanlığına soyunan örgütlenmelerini yani bu bir nevi emperyalist vahşi toplu taarruz saldırısıdır. Bu saldırı Türkiye’ye karşı. Ay yıldızlı Türk bayrağımıza karşı ve de en önemlisi 13 yıldır bu ülkeyi modern ülkeler seviyesine getirme başarısını gösteren Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a karşı işlenmektedir.

    Bu süreçte millet olarak teyakkuzda olmalı ve çok dikkatli hareket etmeliyiz. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve onu yöneten milliyetçi, devlet ve millet aşkıyla idarecilere karşı mesele sadece terör ya da PKK saldırısı değildir. Kandil'deki adamlardan HDP karargahlarına, İstanbul'daki medya merkezlerine kadar bir şer ekseni kurulmuştur. Bu şer ekseni, siyasi muhalefet adı altında meşru muhalefeti de yönlendirmekte, terör örgütlerini tek çatı altında toplamaktadır. Bu şer ekseni, bir iç işgal denemekte, PKK'yı silahlı güç olarak kullanmaktadır. Türkiye, Doğu'da PKK ve HDP, Batı'da o kirli ortaklık tarafından vurulmaya çalışılmaktadır. Bu yüzden özellikle bu tehdide dikkat çekiyorum. İç işgalcilere, entelektüel teröre ve siyasi iktidarsızlara vurgu yapıyorum. Çünkü Topyekün saldırıya karşı önce bu cepheyi çözmek farzdır. Gerçekleşen bu saldırıya inanıyorum ki güçlü devlet otoritesiyle gereken cevap verilecektir.

İşte böyle bir süreçten geçiyor Türkiye ve bu saldırıya karşı koyma adına önemli görevler düşüyor. Geçtiğimiz gün basın mensubu bir arkadaşım çalıştığım işyerine ziyarete geldi kendisiyle bir süre görüştükten sonra, ‘Hakan abi seni çok seviyoruz ama yazdıkların bazı kansızlara dokunabilir, hem memuriyete de atıldın. Senin üzülmeni istemeyiz dedi. ‘Ben de kendisine teşekkür ederek ‘Biz neden varız. Önce devlet için değil mi? Devlet ve vatanım tehlikedeyse menfi kazançlarımızın ne önemi var. Üstelik unutma ben şehit kardeşiyim. Her gün şehitlerimiz geliyor. Diyelim ki Terör örgütüne, işbirlikcilerine, destekçilerine  ve sözcülerine karşı sessiz kaldım, abimin kemikleri sızlamaz mı"  cevabını verdim.

Bu arkadaşımın uyarısı dostane bir uyarıydı ama algı yönetimi oluşturarak bu ve benzer uygulamaları baskın kılmak isteyen çakallar o kardar çoğaldı ki çevremizde ben ve benim gibi düşünenler 'bayrak, vatan, toprak' diyoruz, Onlar, ‘Erdoğan’ diyorlar. Biz 'teröre lanet, şehidimiz var’ diyoruz onlar koro şeklinde, ‘Erdoğan’ diyorlar. Erdoğan dedikleri kim?  Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhurbaşkanı. Her insanın kendine ait bir düşüncesi vardır. Aynı düşünceyi paylaşmayabilirsin ama kimse kusura bakmasın bu kendine has düşünce hakkı kimseye Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türk milletini temsil eden Cumhurbaşkanına hakaret hakkı tanımaz. Şayet benim Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Başbakanına, Cumhurbaşkanına laf söyleyenlere karşı duruyorum diye ve şehitlerimizin katili teröristlere, terör örgütlerine, onlara destek verenlere lanet okuyorum diye bazı haklarım ve kazançlarım elimden alınacaksa buyrun gücünüz yetiyorsa alın. Zaten devlet olmazsa, vatan, bayrak ve bu değerler olmazsa zaten ben olmam. Son söz olarak üzerine basa basa diyorum ki; Bazılarının dediği gibi çözüm senden vazgeçmekse ben seni kaybetmeme adına kefenimi giymeye hazırım canım Türkiyem. ..

Bu yazı toplam 994 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Kushner'in ekonomik kalkınma planına Suudiler Destek verdi!
  • Çobanları bekleyen tehlike: Avustralyalı Swagbot!
  • Rusya Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler restini çekti: 'Karşılık veririz!'
  • Koyunun kesik kulağı yasak aşk cinayetini çözdü!
  • Son dakika! Kara Harp Okulu davasında karar çıktı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA