• İstanbul13 °C
  • İzmir13 °C
  • Ankara11 °C
  • Manisa8 °C
  • Adana14 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türkiye düşmanları ve kirli oyunlar…

20 Ocak 2016 Çarşamba 22:05

     
“Barış için Akademisyenler inisiyatifi” adlı bir grubun hazırlamış olduğu bildiri okunduğu günden bu yana Türkiye gündemini meşgul etmeye devam ediyor. Üniversiteleri temsil ediyormuş gibi gözüken bu bildiri kandil ağzıyla yazılmış, Üniversitede ise dile getirilmesinin yanı sıra önemli bir oyununda parçası olma özelliği taşıyor.
Çünkü bu bildiri sadece terör örgütüne destek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni güç durumda bırakmak üzere okunan bir bildiri olmaktan ibaret değil. Aynı zamanda Türkiye’ye ile bir şekilde hesabı olan ve bunu ancak AK Parti’yi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yıpratarak başaracaklarını zanneden ülkelerin ortaya koydukları oyunun sadece bir perdesi. Bu ve buna benzer değişik senaryolarla bu oyunu sinsi bir şekilde gerçekleştirip Mısır’da ki darbeden sonra Türkiye’de de bir darbe gerçekleştirmek istiyorlar. Yani anlayacağınız bu bildiri her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı çok başlıklı füze saldırısının üniversite ayağıdır. Hedefinde ise devletimizi ve terörün belini kırmayı başaran kahraman Türk ordusu vardır.

   
Belki dikkatinizi çekmiştir. Terörle mücadele kararlı bir şekilde devam ederken ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti güçlü bir ülke olmanın hamlelerini birer birer gerçekleştirirken bazı basın yayın organlarında dikkat çeken bir husus ise Erdoğan’a ve AK Parti’ye yönelik Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya ve İran'ın da desteğiyle 70 milyon dolar bütçe ayrılan çokuluslu darbe planı içerisinde olunduğu haberiydi. Haberde yer alan iddiaya göre darbe tezgahını Ortadoğu'nun en kirli adamı Muhammed Dahlan yürüteceği kaydedildi. BAE'nin siyasi kulislerinden sızan bilgiye göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Muhammed Mursi'ye yapılan darbenin benzeri yapılması hedefleniyor. Ürdün istihbaratının da yer alacağı darbenin ilk aşaması Erdoğan için planlanan karalama kampanyası özelliği taşıyor. Arap basınında başlatılacak kampanya dünya basınına taşınacak ve daha önceki Arap Baharı, Mısır ve diğer Ortadoğu ülkelerindeki politikaları bilenler için Dahlan projesi tanıdık gelecekti. Dahlan'ın Mısır Darbesi sürecinde Mısır medyasını parayla susturduğu ve Mursi aleyhinde konuşturduğu sıkça yazılmıştı. Yine aynı yöntemle Dahlan 14 Aralık tarihinde Abu Dhabi'deki ofisinde medya dünyası ve siyasetçilerden oluşan 15 kişilik bir grupla toplantı yaptı. Toplantıda Erdoğan aleyhine yürütülecek kampanya ise Arap medyası ve muhalif Türk medya tarafından Er­doğan'la ilgili kötü algı oluşturma ve yayma. Türkiye'deki Erdoğan ve Adalet ve Kalkınma Partisi muhaliflerine destek verme, finansal destek sağlama. Türkiye'de kaosun yayılması, güven­liğin zedelenmesi ve Erdoğan'a karşı ayaklanmalar ol­ması adına PKK'ya destek verilmesi. Ordu içinde Erdoğan ve Ak Parti'ye muhalif askeri liderlere destek verme şeklinde belirlendi. Mısır'da darbeyi gerçekleştiren Abdülfettah Sisi'ye açık çek veren Suidi Arabistan; Türkiye ve katar arasındaki BAE'nin Türkiye aleyhtarı propaganda faaliyetlerinin önünde fren etkisi yaratı­rken Üniversiteli 1128 Akademisyenin yayınladığı bildiriyi bir başka boyuttan yani bu açıdan da bakmanın yararlı olacağına inanıyorum. Keza bu akademisyenlerin yayınladığı bildiride bir cümlenin dahi teröre tepki verici olmaması ise dikkat çekici.  Bu yüzden de devlete karşı silahlı terör eylemleri yürüten PKK’ye psikolojik ve siyasi destek vermeleri gerekmektedir. Bu amaçla devleti ve orduyu çok ağır biçimde suçlayarak hükümeti paniğe sürüklemeye, PKK ile masaya oturtmaya çabası açık ve net şekilde kendisini göstermiştir.

    
Olayın bir başka boyutunda ise Cumhuriyet Savcılığı bu üniversiteli akademisyenleri yani etki ajanlarını suçlayıp soruşturma başlatınca hemen ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass’ın soruşturmaya karşı çıkması bir başka dikkat çekici husustur. Bass açıklamasında “Şiddetle ilgili endişelerin ifade edilmesi teröre destek vermek ile eşdeğer değildir” dedi. Amerikan yönetimi aylardır şöyle diyor: PKK ile çatışmayı bırakın da müzakere masasına oturun. Peki aynı ülkenin Başkanı Obama, El Kaide için ne demişti: “Hiçbir müzakere El Kaide’ye silah bıraktırtamaz.” Yani demişti ki: Biz bugün Afganistan’da ve Irak’ta El Kaide ile ordumuzu kullanarak mücadele ediyoruz. Onunla müzakere masasında konuşarak silah bırakmasını sağlamak mümkün olamazdı. Silah kullanarak silahını kullanamaz hale getiriyoruz. Peki bu akademisyenler, Obama’nın bu sözlerine karşı hangi eleştiriyi yaptılar? Bugün Türkiye’de sadece silahlı PKK’lılar çatışmaya girdiklerinde öldürülürlerken, Irak’ta 1 milyondan fazla insan katledildi; kadınların ırzına geçildi; camiler bombalandı. Bu Amerikan imalatı akademisyenler neden o katliama karşı çıkan bildiri yayımlamadılar?

   
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ‘analar ağlamasın, şehitler olmasın, akan kan dursun, kardeşlik hakim olsun’ düşüncesiyle ister çözüm süreci, ister milli birlik ve beraberlik projesi diye adlandıralım 3 yıllık süre zarfında hiç olmadığı kadar hoşgörülü davranmış, terör örgütüne, “Gelin silahları bırakın” çağrısında bulunmuştur. Bu süreci baltalayan ise yine terör örgütünün ve işbirlikçilerinin kendisi olmuş, bu sürece hiç inanmadıkları gibi silahı da asla bırakmamışlardır. Hal böyle olunca devletimiz bu süreçten sonra terörle kesin ve kararlı bir mücadele yürüterek terör örgütünün belini kırmıştır. Beli kırılan sadece PKK, KCK değil aynı zamanda Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen, başımıza terör belasını musallat eden emperyalist egemen güçlerdir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Devleti sadece terör örgütleriyle değil aynı zamanda onlara desteğini sunan egemen güçlerle de kararlı bir mücadele yürütmektedir. İşte bu kararlı mücadele birilerinin hoşuna gitmediği için şu an darbe tezgahı hazırlanmıştır. Bu sinsi oyunlara karşın yürütülen mücadeleye siyasi görüşü, partisi ne olursa olsun, Devletimizin birliğinden ve vatanımızın bütünlüğünden yana olan herkesin destek vermesi bir vatandaşlık ve namus borcudur.

   
Bu aşamada HDP rengini belli etmiş, terör örgütünün Meclisteki siyasi kanadı olduğunu ayan ve beyan şekilde ortaya koymuştur. Ancak bugünkü CHP’yi anlamakta inanın zorluk çekiyorum. Çünkü bu akademisyenlerin açıklamasından önce CHP Genel Başkanı kalktı ve “Hendek kazan arkadaşlar” tabirini kullandı. Ardından da CHP’li 6 Milletvekili Diyarbakır’a giderek güya inceleme yaptılar. PKK destekçileriyle buluşan CHP’li vekiller; onlara “Siz ölüme karşı yaşamı destekliyorsunuz. Sizin barışı yaşatmak için gösterdiğiniz çabayı alkışlıyoruz. Çatışmalar bir an önce durmalı” dediler. Burada devleti hedef aldılar ama PKK saldırganlığından tek söz etmediler. Bunun ardından 1128 akademisyenin Türkiye Cumhuriyeti’ni katliamcılıkla suçlayan ama PKK’ya tek laf etmeyen o bildiriyi yayımladılar.

     
Cumhuriyet Gazetesi
 de Can Dündar’ın emrine verilerek bu psikolojik harpte PKK’nın yayın organı gibi kullanıldı ve kullanılmaya devam edilmekte. Amaç, Türkiye’yi PKK ile tekrar müzakere masasına oturtmaya zorlamaktır. Bunun için de gerekirse Birleşmiş Milletleri devreye sokmaktır. İşte bu sahteci bildiri; Türkiye’yi ileride suçlayacak düşman güçlere bir belge yaratmak için imal edilmiştir. Çünkü bildirideki suçlamalara hukuki yönden baktığınızda, Türkiye soykırım yapan ülke gibi tarif edilmiştir. Evet, açıkça soykırımcı demeseler bile yaptıkları tanımlamalarla bunu dahi söylemişlerdir.

   
Tam bu yaşanan hadiselerin ardından da bu üç ülkenin Mısır darbesinden sonra Türkiye’de darbe planlama tezgahı iddiası kendisini göstermiştir ki bunu güçlü ve istikrarlı iktidar ile devlet ve millet dayanışması asla müsaade etmeyecektir. Terörle kararlılıkla mücadele yürütülürken esnafımızdan, öğrencisine, ev hanımından köylüsüne kadar vatandaşlarımız, türlü yalan ve karalama haberlerine, bildirisine ve açıklamalarına rağmen, Mehmetçiğimiz ile gönül gönüle bir tutum sergilemeye devam ederek terörün üstesinden gelinecek olup bölgesel ve küresel yönden güçlü ülke Türkiye hedefi çok uzakta değildir. Saygılarımla

 

 

Bu yazı toplam 791 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Evleneceklere Devletten 65 Bin TL Destek Geliyor
  • Voleybolda dünya şampiyonuyuz
  • Gördes Karayağcı Barajında Çalışmalar Hız Kesmiyor
  • Kula Belediyesi Personeline, Yangın Tatbikatı
  • Engelliler'den İl Müdürü Öztürk'e Teşekkür
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA