• İstanbul21 °C
  • İzmir17 °C
  • Ankara13 °C
  • Manisa17 °C
  • Adana23 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türk Olmak Bir Şereftir

03 Şubat 2014 Pazartesi 10:10

İnsanı insan yapan en önemli temel taşları o insanın ülküleri, dik duruşu, onuru ve haysiyetidir. Bir insan ne kadar başarılı olursa olsun bu başarı bu temel taşlar olmadığı sürece sürekli kısa süreli olur. Çünkü başarının devamlılık arzetmesi için öncelikle bu özelliklerin o kişinin şahsiyetinde ve kimliğinde bulunması gerekir. Bir insan hangi millete sahip olursa olsun önüne ülkülerini koymadığı sürece rotası belli olmayan bir gemi gibi yol alır. Tarihinin hiçbir döneminde sapkınlıklar, zulümler, sömürgecilikler ve kıyımlar olmayan; kurduğu güçlü devletler ve muhteşem imparatorluklarla dünyaya ve insanlığa medeniyetler sunan, acizlere ve zavallılara kucak açan, haksızlıklar karşısında baş eğmeyen büyük bir milletin mensupları olarak yaratılmış olmanın şuurunda olup şeref duymamız gerekir. Bu haklı şeref ve şuur; üstün bir vasıf ve erdemdir.

Biz Türk milleti olarak tarihi destanlarla dolu, tüm dünyaya örnek olmuş bir ecdadın öz evlatları olduğumuzu asla aklımızdan çıkarmamamız gerektiğine inanıyorum. Yaratılırken tarihi üstün şeref ve kahramanlıklarla dolu Müslüman bir milletin mensubu olarak yaratılmış olmak muhakkak ki Allah-u Teâlâ’ ya şükür ve hamd duyguları içerisinde olmamızı gerektirmektedir. Bizim ülkümüz Türk İslam Ülküsüdür. Atalarımızdan aldığımız bu kutsal miras Türk İslam Ülküsü: Türklüğün milli değerlerinin korunup yaşatılarak İslam ahlak ve faziletiyle yoğrulup dünyaya ve insanlığa hâkim kılınması ülküsüdür. Ülkücülük bir değerdir, bir kimliktir. Ülkücünün eskisi yenisi olmaz. Ülkücülük değerlerini, idealini ufkunu taşıdığı müddetçe ülkücüdür. Yoksa "eski ayakkabı, yeni ayakkabı der " gibi ülkücülüğü veya ülkücüleri basite indirgemek yanlıştır.

Türk milletinin özünü oluşturan milli değerleri ve dinamikleri iyi bilmek ve yaşamak; millet olarak devamlılığı sağlarken aynı zamanda da bizim başka milletlere benzeyip asimile olma, yok olma tehlikesini de ortadan kaldırmaktadır. Peygamber efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki “kişi kavmini sevmekle suçlanamaz.” Hadis-i Şerifte buyrulduğu gibi; insanın mensup olduğu kavmi, milleti sevmesi suç değil aksine erdemdir. Sevmemek, kabul etmemek insanı inkâr noktasına götüreceği için buda Allah (c.c) ın yarattığı mevcudiyeti yok saymak olacaktır.

Seyid Ahmed Arvasi’nin belirttiği gibi Türk-İslam ülküsüne bağlı,Türklük şuur ve vakarına,İslam iman,aşk,ahlak ve aksiyonuna sahip.Türklüğü bedeni,İslamiyeti ruhu bilen, milletini teknolojik hamlelerle dünyanın bir numaralı devleti yapmak özlemi ile çırpınan,Dünya Türklüğünün,İslam dünyasının ve bütün mazlum milletlerin ümidi olmaya namzet bir gençlik yetiştirmekten başka çaremiz yoktur. Din ve milliyet,zıt değerler değildir” sözü bugün günümüzde de geleceğe ışık tutmaktadır.

Türk milleti tarih sahnesine çıktığı günden bu yana yaşadığı tüm coğrafyalarda kurduğu devletler ve imparatorluklarla insanlığın gelişimine hizmet etmiş, imar ettiği hanlarla, kervansaraylarla, köprülerle, camilerle, kütüphanelerle, medreselerle, imaretlerle ve daha nice eserlerle bilimin ve medeniyetin gelişmesini sağlayarak insanlığın ufkunu açmıştır. Dünya milletlerinin çoğunlunun tarihi kıyımlarla, vahşetlerle, zulümlerle, esaretlerle ve acizliklerle dolu iken; Türk milletinin beş bin yıllık tarihi mertlik, kahramanlık, merhamet ve zaferlerle doludur. Türk milleti yönetimi altındaki milletlere dahi zulmetmemiş aksine bu milletlere barışı, adaleti ve hoşgörüyü bahşetmiştir. Başka milletlerin en kadim arşiv ve yazıtlarında dahi; mert, kahraman, savaşçı ve özgürlüğüne düşkün bir millet olarak bahsedilmek elbette ki bizim Türklüğün şuuruna varıp gurur duymamızı gerektirmektedir.

İnsanlar yaratılışları itibari ile millet toplulukları halinde hayatlarını sürdürdükleri için; bizim de millet olarak topluluk halinde yaşama mecburiyetimizi düşünürsek kendi milletimizin varlığıyla gurur duymamızdan ve değerlerimizi sevip korumamızdan, yaşatmamızdan daha doğal ne olabilir? Elbette ki Türklüğümüzün şuurunda olup gurur duymalıyız.

Türklük gurur ve şuurunun, İslam ahlak ve faziletiyle bütünleştirilip kutsal hedef yani “ülkü” haline dönüştürülmesi bize atalarımızın kurmuş olduğu “Selçuklu ve Osmanlı” imparatorluklarından kalan muhteşem fikir mirasıdır. Atalarımız bu imparatorluklar döneminde İslam’ın bayraktarlığını yaparak; insanlığın İslam’la tanışmalarına vesile olup, İslam ahlak ve faziletinin dünyaya hâkim olmasını sağlamışlardır. Bu durum doğal olarak Türk Milletinin takva olduğunun ispatıdır.

 

Bu yazı toplam 825 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Akhisar TSO Başkanı Dr. Ulusoy Berlin'de Akhisar'daki fırsatları anlattı
  • Tıraşa döviz ayarı
  • Manisa'dan, Türkiye- Azerbaycan Diaspora İşbirliğine katkı sağlanacak
  • Mert Şişmanlar, Gençler Avrupa Judo Şampiyonasında 2. oldu
  • İl Müdürü Öztürk başarılı Tekvanducuları kutladı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA