• İstanbul28 °C
  • İzmir31 °C
  • Ankara25 °C
  • Manisa29 °C
  • Adana28 °C

Hakan Karlıbulut / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Türk Milleti Ulu Bir Millettir

03 Temmuz 2018 Salı 11:24
Bu Millet Gereği Neyse Onu Yapıyor
 
Bir Cumhurbaşkanlığı bekleyen hayalperest muhalefet vurgun yedi. Muhalif cephelerde büyük yangın var. Bu başarısızlığa birde HDP’nin meclise sokulmasına verilen destek ve dış mihraklarla kurulan ittifaklar, uçurumun ucuna gelen muhaliflerin hem kendi içlerinde hem de partiler arası bir sorunlar yumağına dönüştü. Bu ipi nerede olduğu belli olan grupların dış mihraklarca yönetilmesine ve terör unsurlarını desteklemelerine milletin bir dur diyeceğini bilmeleri gerekiyordu biliyorlardı da. Lakin her zaman dış güçlerin desteklerinin kendilerini şişerek uçuşa geçireceğini düşündüler, olmadı. Adam kazandı. Adamın bu sefer kaybedeceğine inandılar, zaten her seçime bir umutla giriyorlar ama göremiyorlar. Türkiye’nin neden AK Partiye, Erdoğan’a oy verdiğini anlayamıyorlar. Anlayamadıkça da kaybediyorlar ve kaybediyorlar. Bazen düşünüyorum, bunlar bir oyun üzerine mi bilinçli olarak kaybediyorlar? Şaka gibi bir şey. 
 
Birde dönüp MHP’ye laf söylüyorlar. Neymiş kendisini AK Partiye Teslim etmiş miş. Bence bunu İP’in MHP kaçkınları ve MHP içerisindeki birtakım üyeleri bile anlayamadı. Halbuki konu son derece anlaşılır bir durumdu. Sorun bir beka sorunuydu. 2019Kasımı beklenseydi her şey bitecektir. Türkiye bir yel ile dört bir yana savrula savrula parçalanmaya çalışılacaktı. Böyle bir parçalanma olmazdı, lakin içeriden ve dışarıdan gelen dalgalar bizi 1970’lere beklide daha ötesine götürür ve oraya bırakırdı. Türkiye bir 20-30 yıl şu anki seviyelere gelmeye çalışır çırpınırdı. Muhalefetin kastettiği dip dalganın bize vurmasının sonucu katliamlardı, çöküştü, derin ve kuvvetli bir çöküştü. Bir yeni ilhak hareketi ve dipti. Pekala, bu mihrakların oyunları bitti mi? hayır bitmedi. Bunlar bitip tükenene veya umutlarını yitirene kadar da bitmeyecek. Şu an biz Başkanlık Sistemi ile elimize çok ama çok güçlü bir silah aldık ve o silahı kınından çıkaracağız. Zaten korkuları da bu değimliydi? 
 
İşte Sayın Bahçeli’nin gördüğü ve okuduğu tablo buydu. Bu tablonun vahameti kendisini dehşete düşürmüş olmalı ki, inisiyatifleri üzerinde toplayarak atılması gerekli adımları attı. Bunu milletin bekası, huzuru, refahı ve salahı için yaptı. Parti çıkarları için yapmadı. Zaten partiler millet için vatan için değil miydi? Bahçeli yine bir milli duruş ve milli icraat ile Devletliğini ve dev bir yürek olduğunu kanıtladı. Ben bunu bilir ve buna inanırım. Aksi taktirde böyle bir siyasi hamle bir siyasi figürün intiharı demek olurdu. MHP’nin siyasi kimliği açısından; Sayın Bahçeli partisini bir üst lige taşıma başarısını göstermiştir. Seçin sonucu açısından üst düzey bir performansla millet meclisine girmiştir. Eğer HDP’ye karşıyakanın bir dopingi olmasaydı daha da güzel bir sonuç alınacaktı.  MHPmmilletinin yanında olmuştur, dış mihrakların oyununu bozarak devlet ebet millet demiştir. Sadece kendi seçmenin değil tüm Türkiye sevdalılarının gönlünü ve oyunu almıştır. 
 
MHP devletinin zor zamanlarında siyasi kar-zarar hesabı yapmadan inisiyatif alarak harekete geçeceğini ve oyunluları bozacağını herkese ilan etmiştir. Bahçeli devletini ön plana aldığını göstermiştir. MHP karşı cenahın anlayamadığını söylediği bir hamle yaptı. Bahçeli’nin AK Partiyi desteklemesini AK Parti’den bir medet umduğunu kasteden sözlerle dile getirdiler. MHP tabanı ve tavanı olan milli, yerli vatanı önde tutan bir harekettir bir partidir. Bu manada, AK Parti ile uyum sorunu olmayacak bir anlayış içerisindedir. Sayın Bahçeli’nin stratejik okumasıyla herkesten evvel beka sorununu öngörerek attığı ittifak adımları MHP’yi iktidarın ortağı yaparak devlet kararlarını verecek bir güce eriştirmiştir. Bu manada seçimlerin esas galibi MHP diyebiliriz. MHP dış mihrakların hamlelerini boşa çıkarmış ve İktidara ortak olmuştur. Bu bir başarıdır.
 
Anlayamamış gibi yapıp başka bir algı oluşturarak AK Parti ve MHP ittifakına derin bir darbe ile parçalamayı hedeflediler. Bu siyaset kurtlarının Bahçeli’nin ne yapmaya çalıştığını anlamamaları mümkün mü? Kaldı ki aklı başında olan bizler bile Bahçeli’nin Bir siyasi partiye ters olan bir şey yaptığı ama Milli ve Yerli olan bir partininse yapması gerekeni yaptığını anladık ve takdire şayan bulduk. (Çok Açık ve Müspet)
 
Karşı tarafsa, Bahçeli’yi anlamaz lığa geldi. MHP’yi ve Bahçeli’yi anlamadıklarını söyleyerek kafaları karıştırdılar.  MHP’yi söylevleriyle köşeye sıkıştırmak isedirler. Dediklerini de içeren hamleler yaptılar. İ.P. MHP’den kopardıkları ile yola başladı. Kervan yolda düzülür felsefesiyle kimi buldularsa aldılar ama istediklerini bulamadılar. Diğer taraftan böylesine nifak içeren bir partinin milletvekili çıkarabilmesi bile büyük bir başarıdır. (İ.P. için Müspet, Vatan için Menfi)
 
MHP gibi bir partiyi köşeye sıkıştırıp darbeler vurarak onu ve dolayısıyla da AK Partiyi bitirmeye çalışanlar, beklemedikleri bir sonuçla karşı karşıya geldiler. Şu anda şaşkınlık içerisindeler. Bu kadar saldırdıkları bir parti oy oranını artırdı. Bunlar şaşırdı ama ben hiç şaşırmadım, neden mi? Çünkü halk bu oyunu gördü ve okudu, oyunu da buna göre verdi. AK Partililer bile MHP’ye oy verdi. Gereğini yaptı ve Bahçeli’nin millet için yaptığını millette Bahçeli için yaptı. (Müspet) Şimdi anladınız mı? Zaten biliyordunuz neyi anlayacaksınız çakallar. Hadi diyelim hakikaten anlamadınız ama millet çok güzel anlamış. Size güzel bir ders vermiş, tabiki bunu anlayana.  Bizi, Türkü bitirmeye kalktılar ama olmadı, olmayacak. İşte sizin gerçekten anlamadığınız işte budur. Oturun da Türk tarihini biraz sağlam kaynaklardan açıp okuyun. Baba tavsiyesi. 
 
Bu muhalifler seçimden sonra da çok güzel Polyanacılık oynuyorlar. Geçen seçimde “ İyi salladık” temasıyla mutluluğu buldular, bu seçimlerde de oy oranlarını artırdıkları onları mutlu etti. Baylar bayanlar kaymayın biraz bekleyin. Seçimi yine yeniden AK Parti ve MHP kazandı. Biraz gözlerinizi açında gerçekleri görün artık. Siz meclisten başka bir yere gelemeyeceksiniz. Böyle bir ihtimaliniz kalmadı. Sizde biliyorsunuz, tek çareniz yurtdışının darbe, ilhak, algı operasyonları, finans manipülasyonları, sokak eylemleri. Şizin işiniz ve icraatınız artık bunlar. Bakalım bunlarla nereye kadar gidebileceksiniz. Eski sistem sizin rüyalarınıza kadar giriyor, nemalanmak, itibar sahibi olmak, emek sarf etmeden para, makam ve mevki sahibi olmak güzeldi. Çoluğun çocuğun hayatı işi garanti. Bir el yağda diğer el balda. Devlet her Zaman arkada. Beleş hayat güzel hayat. Lüks hayat oh ne rahat. AK Partinin oy kaybına ve 300 Milet vekili çıkaramamasına seviniyor aymazlar. Dün Başkanlığa oynayanlar bugün oy kaybına ve millet vekili sayısına göbek atıyorlar. Bu sığlık beni çıldırtıyor. Adam akılı, aklı başında milli ve yerli bir muhalefetin iktidarın karşısında konumlanamaması beni derinden üzüyor. Bu mudur siyaset ve siyasi parti olmak. Bence her başına insan toplayana bir siyasi parti unvanı verilerek seçime almamalı. Hakkı var diye Türk milleti bu zırvalıkları çekmek zorunda mı? Adam akıllı, formasyonlu, ilkeli, vizyonlu, misyonlu ve amaçları, planları olan bir yapılarla ülkemizin yönetilmesini itiyoruz. Çok mu bir şey istedik? Bence bu istekler çok değil, bilakis az bile.
 
HDD’nin terörle olan ilişkisi hiçbir zaman bitmeyecek. Bu partinin yurtdışı bir emirle meclise girmesini sağlayanlar da hem kendi sağduyulu seçmeninden hem de milletten tıpkı seçimlerde olduğu gibi gereken cevabı almaya devam edecekler. Hali hazırda ilgili partilerde bu hesaplaşma başlamıştır, daha da çok su götürür. Netice devlet Terörün her çeşitlini kısa vadede hedef olarak almıştır ve gereğini yapmaktadır. Terör çok kısa bir sürede Türkiye’nin gündeminden düşecektir. Korkulanda budur. Terör biterse kuklanın ipleri kesilmiş olacaktır ve Türkiye Başkanlık sistemi kadar bir kat daha etkinleşecek ve etkisi ile süratini ikiye katlayacaktır. Türkiye’ye operasyon düzenleyen eller kırılacak, içerdeki oyuncuları yere yığılarak etkisiz hale gelecektir. (Müspet ve Net)
 
Bu muhalif cephe Türkiye’nin uluslararası ilişkileri yönetemediğini iddia ediyor. Yönetilemediğinden kasıt ABD, İsrail, Avrupa ve onların çökertme planlarına verilmeyen onaylardır, başka bir şey değil.  Bu devletler değilimdir geçmişte bizi parçalayan ve şimdi parçalamaya çalışan ve bu emellerinden hiçbir zaman vazgeçmeyen? Doğrudur efendim dış politikada sorunlar var. Ülke dün müttefik olarak gördüğümüz bu dış güçler tarafından çökertilmeye çalışılıyor, Terör örgütlerinin oyun alanı olarak tahsis edilmeye ve bölünüp parçalanmaya çalışılıyor. Türkler bölgeden yıllara sair sürülüp Avrasya’ya iteklenmeye çalışıyor. Algı operasyonları ile içeriden göçürülmesi hedefleniyor. İçerideki yerli ve yabancı ajanlarla işler icraya dökülüyor. Açığa çıkan ipi kopmuşçasına ABD’ne veya Avrupa’ya kaçıyor. Bizden tüm bunları uluslararası ilişkileri yönetemiyorlar şeklinde algılamamız bekleniyor. Müslüman mahallesinde salyangoz sattığınızın farkında mısınız? Bence farkındasınız. Bu şeytani devletlerle kol kola girilerek yürünmesi esas sıkıntı değil midir? Biz bu güne kadar hep Kaybet-Kazan politikalarıyla dış güçler tarafından yönetilmedik mi? bunca darbeler hep bizi Cep Herkül’ü olarak kullanmak üzerine olmadı mı? Artık oyun oynamaya başladı. Sorunları işte tamda budur. Bize siz nasıl oyuncu olursunuz ve bizim seviyemizde olmayı nasıl arzularınızın hesabını soruyorlar. Bizi geldiğimiz yere göndermek istiyorlar. Geriye gidecek miyiz? Asla biz onurlu bir devlet olarak Kazan-kazan Politikamızla herkesle iyi ilişkiler kurmak istiyoruz. Tarihimizde her zaman olduğu gibi. Neyin kastındasınız? Ben tahmin ediyorum ve milletimin de sağduyusuna güveniyorum. Büyük milletim ’de neyin ne olduğunu biliyor ve vakur duruşunu sonuna kadar sergiliyor. Yalnız her sabrın da bir sınırı vardır, bunu da artık siz bilin.  
 
Erdoğan tek adam mı? Her seçimi demokratik bir platformda olan ve sandıkların başında parti temsilcilerinin olduğu ve bu temsilcilerin oyları saydığı bir seçimden çıkan lider diktatör olur mu? Bu lidere diktatör denile bilinir mi? 10 yıl belediye başkanlığı ve 16 yıl da aktif siyaset yapmak diktatörlük müdür? Seçimle gelen biri diktatör olmaz. Diktatör kaba kuvvetle gelen kişidir. Erdoğan’ın neresi diktatör? Yoksa hiçbir ülkenin milletine nasip olmamış bir nimet midir? Siz ne kadar inkar etsinizde millet bu liderin ne yapmaya çalıştığını yaptıklarından anlıyor. Bu sebeple de seviyor, takdir ediyor ve başında görmek istiyor. Bu konu, bu kadar açık ve bu kadar net. Sizde buyurun, Erdoğan’ın üzerinde bir performans sergileyin, sizi seçelim. Sizin isteğiniz ve talebiniz sakın eski sisteme öykünmek ve eski konforunuza geri rücu etmek olmasın. Elinizden kayıp giden menfaatlerinizi geri kazanmanın derdi, söylevi ve algısı içerisinde çırpınıyorsunuz. Artık üç kuruşa beş köfte, stokçuluk, iki tak tak bir şak şaka servet sahibi olunması tarih oldu, tarih. Uyanın atı alan dünyayı tur atıyor. Sizin hakaret ettiğiniz bu millet, sizin göremediklerinizi ferasetiyle görüyor ve ferasetiyle geleceğe oyunu veriyor. Liderini tanıyor ve destekliyor. Son derece sade bir strateji. Kafa karışıklığı yok, aldanma yok. Bidon kafalı dediğiniz milletten günü birlik Cuma namazlarıyla oy alamazsınız. Kas kafalı dediğiniz insanlar sizin kafanızın üzerine mühür basmaz. Artık Türkiye’de katı bir particilik anlayışı kalmamıştır. Kim bizi güldürürse den, kim bize hizmet getirirse diyen bir millet var artık. İşiniz zor, adam oyunun kurallarını değiştirdi. Yeni oyun zor. Vizyon koyacaksın, misyon belirleyeceksin, kısa, orta ve uzun vadeli planlar yapacaksın. Bunlar işin basit tarafı, iş bunları icraata dökeceksin ve milletini ikna edeceksin, sempati kazanacaksın. Zor iş arkadaş, artık siyaset uzaydaki aslanın midesinde. Buyurun er meydanına. Yoksa çekilin bir kenara pehlivanı izleyin ve keyfini sürün. Kendinizi boşuna yırtmayın artık. Olmuyor böyle, ağalarınızı da memnun edemiyorsunuz, milleti hiç memnun edemiyorsunuz. Çekilin de başkaları gelsin artık. Eskide kaldınız, buradan da bir çıkış yolu bulamıyorsunuz. Olmuyor böyle. Erdoğan’ın karşınsa yeni vizyonlu gerçek bir rakip çıktın da bizde bu seçimlerden ve de icra edilen yarıştan zevk alalım arkadaş. Çıkıyorsunuz yeniyor, çıkıyorsunuz yeniyor, çıkıyorsunuz yeniyor, çıkıyorsunuz yeniyor. Tadı tuzu kaçtı bu işin. Son verin artık bu trajediye. Bitirin bu tatsız tiyatroyu. Seçmeninizin iyi niyetini ve beklentilerini de suiistimal ederek, amaçsızlığınıza alet etmeyin. Yazıktır, insanların beklentileriyle oynamayın. Bu insanlarda kendi ilkelerinin hayata geçmesini istiyor. Sadece Erdoğan’la mı yürüyecek bu devlet ve bu millet. Siyaseti tıkamayın, ayrılında insanların önü açılsın. Denediniz denediniz olmuyor, olmayacakta. Eskiye sizde bir nokta koyun artık. Eskiye rağbet olsaydı, bit pazarına nur yağardı. Bu iş buraya kadarmış. Yeter bu kadar komedya. İnsanlar hırçınlaştı. 16 senedir kazanmak istiyorlar ama siz onların bu umutlarına cevap vermekten uzaksınız, her geçen gün de uzaklaşıyorsunuz. Bitirin bu işkenceyi, yazık bu insanların beklentilerine. Her seçimde boşa çıkan umutlar ve uğranan hüsran. Bu seçmene siyasi bir işkencedir. Yeni bir vizyonla yeni bir oluşumla hükümetin ayarında bir muhalefet olsun, hizmet yarışı olsun, vatan ve millet aşkı olsun. Bizde katılalım bu güzelliğe, neşeye, mutluluğa. Olmuyor böyle hep yen hep galip gel hep senin yüzün gülsün. Biraz da Karşıyaka gülsün, birazda onlar sevinsin, onlarla birlikte bizde sevinelim. Artık bende böyle düşünüyorum. Yarış yok, çekişme yok, heyecan yok, rakip yok. Bu işin, bu çaptaki oyuncularla zeki yok. Sıkılmadınız mı? Hiç olmazsa bir ayak değiştirin. Hadi komutu ben veriyorum “Ayak değiştirilecek, Ayak değiştir.” 
 
Türkiye’nin beka sorunu varken millet macera peşinde olmaz. Herkes geleceğini ve çocuklarını bırakacağı vatanı göz önünde tutar ve buna öncelik verir. Bir taraftan terör diğer taraftan onu destekleyenler ve dış mihraklar açık açık görülürken karşıyaka bunu gören milleti cahillikle itham ediyor. Bunların oylarıyla biz Aristoların oyları bir mi diyor? Nasıl bir olsun ki? Görenle göremeyen hiçbir olur mu?
 
Kürt vatandaşlarımızın oyları dahi HDP’den elini ve desteğini çekerken karşıyakanın teröre destek olması ve kendi oylarından siyasi bağışta bulunması müeyyidesiz kalır mı? Hem kendi seçmenleri hem de diğer seçmenlerce bir müeyyideye tabii tutulur kanaatindeyim. Elbette bunu bilemeyecek kadar tecrübesiz değiller. Seçimi kazanacaklardı ya! Eğer kazansalardı bir galibiyet havası içerisinde bunların hepsi unutulacaktı. Seçim sarhoşluğu bu potu kapatacaktı. Her şey güllük gülistanlık olacaktı. Çiçekler, ağaçlar, böcekler, yaz, deniz. Ak parti tarafından çalınan geçmiş hayatlarını geri kazanacaklardı. Ezanların sesi kısılacaktı, başörtüleri başlarından sıyırılarak yere atılacaktı, yapılanlar yıkılacaktı, vesaire. Yapılanları yıkmak bile bir icraat, plan ve program ister. Siz yapılanı bile yıkamazsınız. Olsa olsa çürümeye bırakırsınız.
 
Herkes her şeyi biliyor ama milletin bidon veya kas kafalı olduğunu sanıyor. Emir yurt dışından ve onlar göre büyük yerden. Dış mihraklarla iş tutanlar oradan aldıklarıyla dönüp Türk milletine algı mesajları veriyor. Arkadaş bu memlekette maymunun gözü ve kulağı açılalı çok oldu. Siz nerelerde geziyorsunuz? Biraz halkın içine girin de bidonları bir görün bakalım çağları boyları ne kadarmış. Ne diyor bu batı severler? Dış politika iyi gitmiyormuş gelin bizimle birlikte olun, Erdoğan’ı devirelim. Eee, sonra? Eski mutlu mesut günlere geri dönelim. Siz fabrikada tütün sarın bizde atak ayak üstüne atıp içelim. Geçti o günler, o günlerin yerinde yeller esiyor. Lakin siz halen eskinin hayaliyle her gece tütün fabrikasını rüyanızda görüyorsunuz. Uyumaya devam bakalım nereye kadar? Şuna eminim ki; uyanamazsanız rüyalarınız kabusa dönecektir. Biran önce vatanınıza ve milletinize geri dönün, yeniden güncel bir oyun kurgulayın ve bir zahmet yeni oyuncularla yeni oyuna başlayın. Bu böyle sürgit olmaz. Bu işin tadı kaçtı. Dış mihraklarla bir olup ülkeyi dış ve iç mihrakların oyun alanına çevirmeyin. Bu olmaz da, vakit kaybedilir. Vakit dünya üzerindeki en önemli şeylerden biridir, kaybedilmeye gelmez. Biz millet olarak oyunun büyüğünü de, küçüğünü de görüp okuyabiliyoruz. Her oyunun gereğini de, çekinmeden yapabiliyoruz. Bu iş bu kadar net ve bu kadar açık. 
Kimse milleti küçümsemesin. 
 
 
LÜTFEN PAYLAŞINIZ
Teşekkür eder, esenlikler dilerim.
 
Bu yazı toplam 921 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Yargıtay'a 100, Danıştay'a 12 üye atandı
  • Tarım istihdamdaki gücünü koruyor
  • Geçen yıl Ar-Ge’ye 10,7 milyar lira harcadık
  • Dışişleri'nden teröre tepki!
  • Sanayi üretiminde artış
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA