• İstanbul17 °C
  • İzmir15 °C
  • Ankara8 °C
  • Manisa14 °C
  • Adana16 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Tunceli siyasi meselelere alet edilemez

23 Mayıs 2019 Perşembe 19:12
Siz Diyap Ağa'yı duydunuz mu hiç? Kiminizin "Evet" dediğini, kiminizin bir an düşündüğünü kiminizin de "Hayır" dediğinin farkındayım. Öncelikle yazıma Kurtuluş Savaşı'nda büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün en yakın arkadaşlarından ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin o zamanki adıyla ilk Dersim Mebusu olan Diyap Ağa'nın 1921 yılının Ağustos ayında Meclis'in işgale karşı Kayseri'ye taşınması gündeme geldiğinde kürsüye çıkıp 'Buraya kaçmaya mı geldik. Buyurun gidin ama ben gidemem. Tek başıma bile olsam, bayrağım, dinim ve vatanım için son kurşunuma kadar savaşırım. Son kurşunu da kafama sıkarım' diyen efsane bir isim olduğuna dikkat çekmek istiyorum.
 
Türkiye'nin tek komünist Belediye Başkanı'na sahip olan Tunceli Belediye Başkanlığın aldığı kararla Tunceli adının Dersim olarak değiştirilmesi beraberinde bir tartışmanın da sürmesine yol açtı. Peki Dersim neresidir? Tunceli'ye özellikle bazı kesimler tarafından ve o bulunduğu coğrafi bölgede yaşayan bazı halk kesiminin tanımlamasıyla Dersim denmesi doğru mudur? Gelin bunu da Diyapağa'nın bağımsızlık mücadelesinde yaptığı kahramanlıklarla anlatmaya çalışalım. Çünkü herkes bilir ki Tunceli denince akıllara ilk gelen isim Diyap Ağa'dır.
 
1852'de Çemişgezek'de dünyaya gelen Diyap Ağa, Ferhatuşağı Aşireti'ndendi. Hemen hemen tüm Dersimli aşiretler gibi kökleri Orta Asya, Horasan'a dayanıyordu. 17. Yüzyılın sonlarında Dersim'e göç etmişlerdi. Dersim adıyla bilinen ve osmanlının sancaklarından biri olan havali'de Bingöl, Erzincan ve şu an Tunceli ilinin yer aldığı döneminde ise ayrılmadan Elazığ'ın ilçesi olan kısım yer almaktaydı. 1922'de Diyap Ağa o döneme kadar Dersim bölgesinde bir ilçe olan Tunceli'nin Elazığ'dan ayrılıp vilayet yapılmasını teklif etti. Atatürk'ün de desteğiyle bu teklifi kabul edildi. Tunceli o önerge ile il oldu. Dersim farsça gümüş kapı demektir. der ve sim kelimeleri farsçadır. kürtçeyle alakası yoktur. der kapı manasına gelmektedir, sim ise parlak, gümüş gibi anlamlar içermektedir. bu iki kelime farsça kökenli olmasına rağmen kürtçeyede aynen geçmiştir. hatta sim kelimesi Türkçeye kadar girmiştir.
 
Diyap Ağa'nın Meclis'te yaptığı kürsü konuşmasından biri Lozan'da Kürtlerin temsil edilip edilmeyeceği tartışmaları sırasında oldu. Diyap Ağa kürsüye çıktı ve ayrı bir Kürt temsilcisi gönderilmesi talebini şu sözlerle kestirip attı:
 
-'Hepimiz biriz. Ne Türklük ne Kürtlük davası vardır. Hep biriz; kardeşiz. Ama düşmanlar bizi birbirimize saldırtmak için tuzaklar kuruyorlar. Sen şöylesin, ben böyleyim filan diye hile yapıyorlar. Ülke ne kadar ileri giderse o kadar iyidir. Bizim dinimiz diyanetimiz birdir. Bazıları bilmiyorlar, birçok şey söylüyorlar. Lailahe İllallah Muhammedin Resulallah! İşte bu...'
 
Burada bir not düşmekte yarar görüyorum. Diyap Ağa Alevi'ydi. Buna karşın konuşmasının finalinde yaptığı gibi birleştirici temel unsur olarak hep İslam dinine ve vatanseverliğe vurgu yapıyordu.
 
Diyap Ağa'nın milli mücadeledeki en büyük rolü Koçgiri İsyanı'nda oldu. Diyap Ağa Sivas, Dersim ve Erzincan Bölgesi'ni kapsayan Şeyh Sait isyanına da destek vermedi. Şeyh Sait'i bir bela olarak niteledi. Kürt ayaklanmalarından kabul edilen Koçgiri İsyanı'na Diyap Ağa destek verseydi Ankara hükümetinin işi daha çok zorlaşacaktı. Koçgiri aşiret reisi Alişan bey, bizzat gelip Diyap Ağa ile görüştü. Bağımsız Kürt devleti kurmalarının an meselesi olduğunu anlattı. Israr etti. Ama Diyap Ağa, anlatılanları dinlemedi bile. 'Hayır' dedi. 'Biz hükümetin yanındayız. Hepimiz biriz; isyanda dökülecek kanın, yitecek canların vebali boynunuzadır'.
 
Diyap Ağa'nın 1923'de milletvekilliği sona erdi. 1935'de 83 yaşındayken yaşama veda etti ve Çemişgezek'deki Ekrek Köyü'ne gömüldü. Uzun yıllar mezarı yaptırılamadı. Yıllar sonra torunu CHP Milletvekili Gürsel Erol dedesinin mezarını yaptırmak için çalıştı. PKK mezarın yapılmasına karşı çıktı, yıktırma tehdidinde bulundu. Ancak yine de mezar yapıldı. Burada bir kez daha görülmüştür ki Diyap Ağa'nın yaşamında da , ebediyete göç ettikten sonrada en büyük mücadelelerinden biri Türkiye Cumhuriyetini bölüp, parçalamak isteyen bölücü terör örgütleriyle olmuştur.
 
Tümyaşananlar ve tarihi süreç bu denli önemliyken Tunceli'nin adının değiştirilmesi kararı ya da talebi bölücü terör örgütlerinin ekmeğine yağ, bal sürmektir. Egemen güçlerin taşeronluğuna soyunmak ve onların ağzıyla konuşmaktır. Atatürk'ün yaşamı boyunca mücadele ettiği feodaliteyi tekrar canlandırmaktır.
 
Tunceli adının Dersim olarak değiştirilmesi Atatürk başta olmak üzere Diyap Ağa'nın ve diğer tüm bağımsızlık mücadelesinde can veren, göğsünü cennet vatanımız için siper eden kahraman ecdadımıza hakaretin, saygısızlığın ötesinde ihanetle eş değerdir. Çünkü Tunceli bağımsızlık demektir. Tunceli en çok okuryazarın olduğu yer demektir.
 
Tunceli aydın demektir. Tunceli şehy'siz. şıh'sız, ağa'sız şehir demektir. Tunceli hoşgörü demektir. Tunceli, delisinin heykelini şehir meydanına dikecek kadar kendine öz güveni olan yer demektir.
 
Yakın tarihimizde simge olmuş Tunceli'nin adı neden Dersim'e çevrilmek istenmektedir? Tunceli ayıp olacak/utanacak hiç bir şey yapmamıştır ki adı değiştirilsin. Aksine mücadelenin adıdır o. Tunceli, Dersim mirasına sahip çıkmıştır. Çıkacaktır. Tunceli dimdik ayaktadır. Tunceli'nin derdi adı değildir. Tunceli'nin derdi tüm Türkiye'dir. Çünkü Tunceli sadece bulunduğu bölge için değil tüm Anadolu için bir semboldür.
 
Şimdi birileri tutup da sırf kendileri istedi ya da karar verdi diye yakın tarihe adını böylesine yazdırmış bir şehrin adını değiştiremez. Tunceli yüzeysel-siyasal meselelerin aleti yapılamaz. Dersim büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de ifade ettiği gibi feodaliteyi çağrıştırmaktadır Tunceli aydınlanmayı ve Atatürk devrimlerini. Dolayısıyla Tunceli, Tunceli olarak kalmalıdır. O Tunç-Eli'ni hak etmiştir, bileğini kimse bükememiştir, bundan sonra da ne pahasına olursa olsun bükemeyecektir.
 
 
Bu yazı toplam 1660 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA