• İstanbul25 °C
  • İzmir19 °C
  • Ankara27 °C
  • Manisa28 °C
  • Adana31 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Terörle mücadele ve bugünkü CHP

06 Ocak 2016 Çarşamba 11:51

 3 yıl önce “Çözüm Süreci ve Sivil Şehitlik” başlıklı yazımda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 32 yıldır sürdürdüğü PKK terör örgütü ile mücadelesinde bu güne kadar olmadığı derecede büyük bir kararlılık gösterdiğini ve çözüm söylemlerinin kamuoyunda ciddi bir karşılık bulduğunu ancak terör örgütü ile yandaşlarının bu süreci anlayamayacaklarını belirtmiştim. Bunun nedeni de herkesçe bilindiği gibi öncelikle terör örgütünün ve yandaşlarının kandan beslenmiş olmaları siyasal kanadı temsil eden siyasi partininse terörle mücadeleden rant devşirme gerçeğiydi.

    3 yıllık çözüm süreci iyisi, kötüsüyle öyle ya da böyle bir şekilde yaşandı. Bu süreçte sırf ‘akan kan dursun, şehitlerimiz olmasın, analar ağlamasın, kardeşlik hakim olsun’ düşüncesiyle devlet ve siyasi iktidar sahibi hükümet fazlasıyla hoşgörülü ve iyi niyetli yaklaştı. Tabi bunun yanında hatalar yok muydu? Tabiki vardı özellikle Habur’da yaşananlar baştan sona hataydı diye düşünüyorum. Çünkü devletin ve hükümetin karşısında bu kadar iyi niyeti haketmeyen bir terör örgütü ve onun siyasal kanadı varken tüm bunlar yaşanıyordu. Süreçteki en büyük risklerden biri ise PKK ve ayrılıkçı terörün, sadece bir grup sorunlar yumağından, grubundan oluşmadığı gerçeği ve PKK’nın, aynı zamanda bölgesel ve global bazı güçlerin taşeronluğunu yapıyor olmasıydı. Yıllardır örgütü destekleyen, yatırım yapan, örgüt üzerinde etkisi olan pek çok ülke, bu sorunun çözümünü istememiş, süreci baltalamaya çalışmışlardı.  

    Gelinen noktada ise Türkiye Cumhuriyeti Devleti Yunus’tan anlamayana Yavuzca davranacaksın sözünü yerini getirirmişçesine terörle mücadelede ki operasyonlara kararlılıkla devam etmiş terörün belini kırmıştır. Terör örgütü PKK’nın geriye bir toz zerresi kadar dayanma gücü kalmış umudunu kendisine bugüne kadar destek veren egemen güçlere bağlamıştır ama ne yaparsa yapsınlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti terörle mücadelede dünden daha kararlı ve her geçen günden daha güçlüdür. Bunu da elinde bulundurduğu devlet otoritesi, kararlılığı ve istikrarıyla bir kez daha ortaya koymaktadır. Topyekun millet olarak yapmamız gereken ise bu kararlılığa aynı kararlılıkla destek vermek, dünkü hataları en ufak boşlukta su yüzüne çıkarmamak, devletin ve hükümetin terörle mücadele konusundaki mücadeleye omuz vermektir. Unutulmamalıdır ki devlet, millet birlikteliğinin karşısında hiçbir güç duramayacağı gibi güzel günler, güçlü ülke Türkiye hedefi çok yakınımızdadır.

     Devletin ve hükümetin bu kararlı mücadelesi sürerken diğer siyasi partilere ise kısır siyasi çekişmeleri bir kenara bırakmak ve bu sürece destek vermektir. Ancak gelinen noktada bir kez daha görülüyor ki CHP’nin genel merkez yöneticileri ve Milletvekillerinden bazıları maalesef A’raf suresinin 195. Ayetinde geçen, “Ayakları mı var ki yürüsünler, yahut elleri mi var ki tutsunlar, yoksa gözleri mi var ki görsünler, yahut da kulakları mı var ki duysunlar?” sözünü kendilerine söyletircesine hareket etmektedirler. Çünkü bu denli kararlı bir şekilde sürdürülen terörle mücadeleye destek vermek yerine adeta HDP ağzıyla konuşmaya başlamışlardır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Hendek kazan arkadaşlar’ sözü başlı başına bir talihsizlik ve acizliktir. Hendeği kimin kazdığı belliyken bir ana muhalefet partisi başkanının bu sözleri başlı başına büyük bir hata olup, bu sözlerin savunulacak hiçbir tarafı bulunmamaktadır. Kılıçdaroğlu’nun sözlerinin ardından CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem’in sarfettiği iddia edilen sözler kamuoyunu bir hayli meşgul etti ama Erdem’in bu sözleri söyleyip söylemediğiyle ilgili netlik olmadığı için şimdilik bu konuya girmek istemiyorum ama haskeza terörle mücadele konusunda devlet güçleri bir takım önlemler içerisinde bilindiği gibi Diyarbakır Sur’da sokağa çıkma yasağı ilan etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke’de beraberindeki heyetle beraber Sur’a giderek bir takım incelemelerde bulundu.  İncelemenin ardından açıklamalar yapan CHP'li Böke PKK'nın hendek terörü ile güvenlik güçlerinin mücadelesini denk tutan değerlendirmeler yaptı. Böke, CHP olarak PKK'ya karşı verilen mevcut mücadelenin yerine 3'üncü bir yolu savunduklarını kaydetti, adres olarak Meclisi gösterdi. Yani açıklamasında tam anlamıyla AK Parti düşmanlığıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik olan kini bir kez daha gündeme oturdu.

    Bu şok açıklamalara en son CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel’in sözleri eklendi. Türkiye Harp Malulü, Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Manisa Şube Başkanı Ümit Taydaş’ın da gündeme taşıdığı gibi Özel çıktığı bir televizyon programında HDP’li vekilleri kastederek ‘dokunulmazlıklarının kalkmasından yana değiliz’ dedi. Bu sözleri sarfettiği gün ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik Hitler benzetmesini yaptı. Vay be! “Kürdistan mutlaka kurulacaktır” diyen, Polisime tokat atan, güvenlik güçlerimizi taşlayan, İstiklal Marşımızı okumayan, Türk bayrağına ‘bez parçası’ diyen ve her ortamda terör örgütüne desteğini açık şekilde belli eden HDP’li Milletvekillerinin dokunulmazlığına karşı çıkıyor bir taraftan da Türkiye Cumhuriyeti Devletinde hayal edilemeyenleri bile gerçekleştirme başarısını gösteren, milli birlik beraberlikten yana yönünü belirleyip, yerli üretim için gövdesini ortaya koyan, halkın oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilen Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a diktatör, Hitler benzetmesinden de geri kalmayacak. ‘Aklını peynir ekmekle mi yedin’ diye adama sormazlar mı?

    Terörle mücadele konusunda devlet ve hükümet kararlı bir şekilde rotasını çizip bu mücadelede başarı yakalarken CHP’li üst düzey yöneticilerin bu açıklamaları basın mensubu kimliğimi bir tarafa koyup şehit kardeşi olarak ifade ediyorum ki; Biz şehit yakınları ve gaziler başta olmak üzere milletimizi derinden yaralamaktadır. Millet olarak bizleri derinden üzüp yaralamakla kalmayıp aynı zamanda Cumhuriyet Halk Partisinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de kemiklerini sızlatıyor. Durum ve yaşananlar bu kadar net bir şekilde ortadayken acil yapılması gereken ise 16-17 Ocak tarihlerinde yapılması gereken büyük kongreyle birlikte CHP’nin özellikle tepe yönetimden başlayarak gerçek Atatürkçü, yönünü Cumhuriyetten, halkından yana çizen oluşan kişilerle yoluna devam etmesidir. Çünkü Türkiye'nin güçlü iktidara olduğu gibi güçlü muhalefete de ihtiyacı var.
Saygılarımla

 

Bu yazı toplam 684 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Şehit çocukları da o bursa başvurabilir
  • Bakanlıktan 'kış lastiği' açıklaması
  • Ağrı'da teröristler minibüse ateş açtı: 3 ölü, 7 yaralı!
  • PKK masumları öldürmeye devam ediyor!
  • Terör finansmanına darbe!
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA