• İstanbul9 °C
  • İzmir14 °C
  • Ankara11 °C
  • Manisa11 °C
  • Adana20 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Taklit ve tağşiş gıdaları üreten firmalar neden tekrar aynı listelerde?
20 Şubat 2020 Perşembe 13:55

Taklit ve tağşiş gıdaları üreten firmalar neden tekrar aynı listelerde?

'Halk sağlığını tehlikeye atan taklit ve tağşiş gıdalar üreten firmalar tekrar tekrar Tarım ve Orman Bakanlığı'nın listesinde yer alıyor!.. Bu firmalar nasıl rahatça ürün üretip piyasaya sürebiliyor?'
Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Temsilcisi Sema Kopal tarafından gıda ürünlerinde en çok taklit ve tağşiş yapılan listeler üzerine bir basın açıklaması yapıldı. 
 
Kopal, 13 Ocak’taki listede taklit, tağşiş yapıldığı veya ilaç etken maddesi ilave edildiği tespit edilen toplam 229 firmaya ait 386 parti ürünün, 14 Şubat’ta da toplam 74 firmaya ait 99 parti ürünün Bakanlığın internet sitesinde yayınlandığını hatırlattı.
 
Kopal, ilk kamuoyu duyurusunun 2012 yılında yayınlandığını ifade ederek, o günden bugüne geçen zamanda taklit ve tağşiş yapan firmalara karşı kamuoyunun vicdanını rahatlatacak, taklit ve tağşişin tekrarını önleyecek yaptırımların yeterince uygulanmadığına dikkat çekti.
ses.jpg
 
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Temsilcisi Sema Kopal' ın konuya ilişkin açıklaması şöyle:
 
''Gıda, taklit ve tağşiş gibi aynı cümlede olmaması gereken kelimeleri yan yana ne çok duyuyoruz değil mi? Peki neden bu sıklıkla duyuyoruz?
 
Öncelikle taklit ve tağşiş kavramlarını biraz açıklayalım. Tağşiş, gıda maddelerinin ve gıdayla temasta bulunan madde ve malzemelerin, mevzuata veya izin verilen özelliklerine aykırı olarak üretilmesidir. Peynire nişasta katılması, bala glikoz şurubu katılması birer tağşiş örneğidir.
 
Taklitse, gıda maddelerinin ve gıdayla temasta bulunan madde ve malzemelerin şekil, bileşim ve nitelikleri itibarıyla kendisinde bulunmayan özelliklere sahipmiş gibi gösterilmesidir. Meyve şurubunun üzüm pekmezi gibi satılması taklite bir örnektir. 
Bakanlığın internet sitesinde, taklit ve tağşiş edilmiş gıdalar için:
 
“Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdalar” ifadesi kullanılıyor.
 
Açıklanan listelerde, halk sağlığını tehlikeye düşürecek, insanların hayatını dahi tehdit edecek gıdaların laboratuvar analiz sonuçları, taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen gıdaları üreten/ithal eden; üreten ve/veya satan firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarası yer alıyor.
 
Taklit ve tağşiş yapılan gıdalar listesine baktığımızda dikkatimizi çeken iki önemli nokta var.
 
Birincisi, halk sağlığını tehlikeye atan taklit ve tağşiş gıdalar üreten firmaların tekrar tekrar listede yer alıyor olması.
 
İkincisi, listede yer alan taklit ve tağşiş edilmiş gıda maddelerine baktığımızda, büyük kısmının et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, siyah çay ve arıcılık ürünleri gibi yüksek fiyatlı ürünler olması. Bu durum bir kez daha gösteriyor ki, gıda fiyatlarında son yıllarda yaşanan büyük artış, halk sağlığını hiçe sayan fırsatçıların türemesine, taklit ve tağşiş gıdalarda artışa sebep oluyor. İşsizlik ve pahalılık cehenneminde kavrulan halkımız da ne yazık ki, çaresizlikten bu ucuz ve güvenli olmayan gıdalara yöneliyor.
 
Bakanlığı' n listesinde gazlı içecekten, bala, çaydan zeytinyağına, çikolatadan ete kadar birçok üründe tağşiş yapıldığı ortaya çıktı
 
Listeden gördüğümüz kadarıyla taklit ve tağşişten en fazla payını alan diğer ürünler, “özel amaçlar için” üretildiği iddia edilen bitkisel kaynaklı çay, macun vb. ürünler. Bu da gösteriyor ki, halkımız sağlık sorunlarını çözmek için tıptan başka yerlerde çare arıyor. Gıda üretiminde olduğu gibi, bitkisel kaynaklı takviye edici gıda, çay vb. alanı da denetimsiz bir alan olduğundan, bu tür ürünlerde de bir hayli taklit ve tağşiş var. Oysa ki, insanlarımızın derdine derman olduğunu sandığı “bitkisel” karışımların içinde de ilaç var. Hem de ölümcül derecede önemli yan etkileri olan ilaçlar.
 
Taklite ve tağşiş listelerinde ya da bir diğer deyişle Kara Listelerde, alkolsüz içecekler, arıcılık ürünleri, baharatlar, bitkisel çaylar ve “özel amaçlı” bitkisel karışımlar, zeytinyağı, “özel amaçlı” çikolatalar, enerji içecekleri, et ve et ürünleri, antep fıstığı ve ürünleri, salça, süt ve süt ürünleri, şekerli mamüller ve takviye edici gıdalar bulunmakta.
 
Tüm bu ürün gruplarının içerisinde taklit ve tağşiş yapan üreticilerin en çok başvurduğu alan yukarıda da bahsettiğimiz gibi, fiyatları yüksek olan et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünleri. Et ve et ürünlerinde (kıyma, kıymalı pide vb. kıymadan yapılan ürünler, et, kebap, döner, sucuk vb.) kanatlı eti, sakatat, baş eti, deri dokusu,  domuz eti, tek tırnaklı hayvan eti, at eti, ve soya tespit edilmiş.
Peynir ve eritme peynirlerinde süt yağı harici yağ, bitkisel yağ ve nişasta, ayrıca eritme peynirlerinde natamisin, yoğurtta bitkisel yağ ve süt yağı harici yağ, jelatin, tereyağda bitkisel yağ bulunmuş yapılan analizler sonucunda.
 
Baharatta boya/gıda boyası, çayda boya/gıda boyası, zeytinyağında tohum yağları tespiti, “özel amaçlı” bitki karışımlı çikolatalarda sildefanil ve tadalafil ilaç etken maddesi, kuruyemişlerden antep fıstığı ve ürünlerinde yer fıstığı, salçada boya vb. liste uzayıp gidiyor.
 
'Halk sağlığını tehlikeye atan taklit ve tağşiş gıdalar üreten firmalar tekrar tekrar listede yer alıyor!.. Bu firmalar nasıl rahatça  ürün üretip piyasaya sürebiliyor?'
 
Peki, halk sağlığı, taklit ve tağşiş gıdalar üreten firmaların insafına bırakılacak kadar değersiz mi? diye sormaktan kendimizi alamıyoruz.
 
Bu firmalar nasıl rahatça ve tekrar tekrar taklit ve tağşiş ürün üretip piyasaya sürebiliyor?
 
Çünkü bu usulsüzlüğün neticesinde bu firmalar için caydırıcı olacak bir yaptırım yok. Gıdaları ucuza mal edip bol bol haksız kazanç sağlamak var, haksız rekabet var.
 
Bakanlığın açıkladığı liste, doğru okursak, ülkemizdeki ciddi ekonomik krizin bir yansımasıdır. Ekonomik sıkıntılardan dolayı “çocuklarım aç” diyerek kendini yakan ya da siyanür içerek intihar eden insanlarımızın sayısının her geçen gün arttığı, gıda mühendisleri dâhil 91 bin mühendisin işsiz olduğu bu kriz ortamında, halkımız ucuz ve güvensiz gıdaları almak zorunda bırakılmaktadır.
 
O halde halkımızı, geleceğimiz olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bu gıda simsarlarının insafına bırakmamak gerekir.
 
Ciddi, etkin ve sürekliliği olan, sadece yasal mevzuata ve kendi hür vicdanına dayanan denetçiler tarafından yapılan denetimlerle, ülkemizdeki en ücra yerlerdekiler dâhil tüm gıda üreten işletmeler tek tek denetlenmelidir. Bu denetimleri yapabilmek için gıda mühendisleri ve diğer ilgili meslek mensuplarından yeter sayıda kamuda atama yapılmalıdır.
 
Güvensiz ve halkın sağlığını tehlikeye atan gıda üreten işletmeler tespit edilmelidir. Bunların üretimine son verilmeli, bir daha gıda üretimi yapmaları engellenmelidir. Elbette bugüne kadar yaptıklarının bedelini de ödemelidirler.
 
Gıdalarda taklit ve tağşiş yapan firmalar ve ürünleri tespit edilir edilmez kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu ürünler tüm satış noktalarından ve satış için bekletildikleri depolardan toplatılmalıdır. Halkımızdan, elinde bu ürünlerden varsa tüketmemeleri ve en kısa zamanda yetkili mercilere teslim etmeleri istenmelidir.
 
Elbette en önemlisi, halkımızın ucuz, sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimi sağlanmalıdır.
Kapatılan-özelleştirilen Süt Endüstrisi Kurumu (SEK), Et Balık Kurumu (EBK) gibi halkımızın ucuz ve güvenli gıdaya erişimini ve gıda fiyatlarının bir dengede kalmasını sağlayan kamu kurumları daha yaygın olarak tekrar oluşturulmalıdır.
 
Gıda fiyatlarının üreticiden tüketiciye gelene kadar 5-6 kat artışının önüne geçilmelidir.
 
Tarım, hayvancılık ve gıda üretimi için gereken diğer girdilerde ithalata-dışa bağımlılığa son verilmelidir.
 
Tüm bu tedbirler alındığı takdirde, gıdalarda taklit ve tağşişi önlemek elbette ki mümkündür.''
 
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA