• İstanbul17 °C
  • İzmir8 °C
  • Ankara3 °C
  • Manisa0 °C
  • Adana19 °C

Erdal Çil / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Takım olmak ve takım ruhu

26 Eylül 2017 Salı 23:13
Mütevazı insanlardan oluşan bir toplumduk! Üzüntülerimizi çok çabuk unutabilir, basit bir başarı, bir yakınımızın bir başarısı veya komşularımızdan birinin sevinci bizi de sürükler peşinden ve yıkılmadan devam ederdik hayat yolculuğumuza.
Böylesi hayat dolu böylesi kıpır kıpır böylesi heyecanlı böylesi sosyal bir cemiyetten, sadece sayılarla ifade edilen bir topluluğa nasıl dönüştük ve böylesi bir girdaba nasıl düştük sorusuna elbette verecek çok cevap var. Devlet adamlarımız, eğitimcilerimiz ve onları matah olarak kabul eden ebeveynler elbirlik “birey yaratıyoruz” büyüsüyle sadece sayısal değeri kalan bireyler yarattık.
Sevinin gayrı!
En küçük birlikteliğimiz olan ailelerde birimizin hafif bir kırıklığı, hafif derecede bir ateşlenmesi bile hepimizi hasta başına toplar hep birlikte şifa bulmasına yardımcı olurduk. Köylerimizde imece dediğimiz birlikteliklerle zor işleri el birliği ile yapar, keyifli hale getirirdik. Mahallelerimizde komşulardan birinin bırakın kendisini, bir yakınının başına bile gelen bir kazadan hepimizin anında haberi olur kenetlenirdik çevresinde.
Ya şimdi…..
Takım olamayan, takım olma ruhunu kaybetmiş, takımları sadece seyredebilen bireyler topluluğu!
Hep beraber seyrediyoruz ve zora gelince de yine sadece bir bireyden bekliyoruz yardımı.
Birlikte olup zoru kolaylaştıracağımız yerde bizim gibi, bizden farkı olmayan bir bireye bağlıyoruz bütün umudumuzu ve sanki peygamber, sanki üstün yaratılmış biri konumuna getirerek yine sadece seyrediyoruz.
Dindarımız bütün umudunu bağlamış ya bir şeyhe ya da hocaya solcumuz ise: “bu adamla olmaz” ın dışında bir şey söylemiyor, bir şey yapmıyor, üretmiyor! 
Dindarsa bir de bağlandı ise bir cemaate veya hocaya öyle pişkin, öyle mutlu öyle peşin satan gibi dolaşıyor ki sanıyorsun cenneti garantilemiş!
Dindar değilse de nereye baksa hep bir olumsuzluk ve küfür etme sebebi ve sanırsın ki bir küfür ile düzeltiverecek bütün olumsuzlukları. 
Sürekli adam değiştiriyoruz ve değiştirdiğimiz her adamı da yaftalayarak kaybediyoruz.
Aslında dünyanın egemenleri için de bulunmaz bir fırsat bu.
Belki de yıllardır sürdükleri tarlanın hasadı.
Bizim hep bireyselleşmemizi desteklediler ve verdiler gazı!
Sonunda da sahte kahramanlardan dolu bir yakın tarih ve devamında yaşadıklarımız.
Takım ruhunda, birey olarak 10 kg taşıyacağına birlikte 5 kg taşımak iyiydi. Beraber olma, birlikte göğüs germe ve sonucunda iyi bir takım olunduğunda da tek kişi olarak taşıyamadığımız bir ağırlığı birlikte çok kolay taşıyabilme.
Biz iyi takımlar kuruyorduk. İyi takımlardan oluşan güçlü kurumlarımız, güçlü teamüllerimiz vardı. Birey ahlakı ile beraber bozulan takımların önce sadece sayısallıkları kaldı ve bürokrasi dediğimiz o çarkta çürük kokuları fark edildi. Sonra da işin kolayına kaçılarak çürümenin önü alınacağına topyekün teamüle savaş açıldı. Adına bürokrasi dendi çürümüşlüğün ve kifayetsiz muhteris üretimine geçildi. Çürümüşlüğün panzehiri sanki kifayetsiz muhteris üretimiymiş gibi. 
Ortada şimdi ne teamül kaldı ne gelenek. 
Haliyle takım da kuramaz hale geldik!
Yüzünüze hep stratejik gülen, yanınıza her yaklaşanın hesabi olduğu bir tablo!
Ama bütün umutlar tek adamda!
O olmasa ne kavga var ne kavgaya girecek takım! 
Kurum var, teşkilat var, rozetler taşıyan bireyler var ama gönüllerinde, kafalarında ülküleri olan, hedefleri olan, dertleri olan şahsiyetler yok!
Gün gelir onun da fani olduğunu unutur onu da bitiririz.
Ziyanı yok! 
Başka bir kahraman başka bir lider hazırlar efendiler.
O sizi yeni ufuklara taşır, eskiden kurtarır!
Güldürmeyin beni!
Siz şahsiyetinizi bulmadıkça siz birey olarak kaldıkça ve başınızı hep o birey yalnızlığına gömdükçe, sosyalliği sadece medyada yaşadıkça başınıza gelecek olan sadece bir çoban hükmündedir unutmayın!
Takım oyunları hep bir adım uzaktan, soğukkanlılıkla izlenirse keyif verir ve daha iyi değerlendirilir. Kötü oynayan bir veya birkaç kişiye bakılmaz ve onlara takınılmaz. Zira diğer oyuncuların ortalaması iyiyse bir süre sonra o iyi bulmadığımız olanlar da takıma ayak uydurur ya da iyice sırıttıkları için kenara çekilirler. Bu yüzden benim gözüm takımda.
Ama sizi bilmem! Siz halen küçükken dinlediğiniz masalların etkisindeyseniz ve bir yerlerden beyaz atlı bir prensin gelip sizi kurtaracağı gibi hayaller peşindeyseniz de saygı duyar mutluluklar dilerim.
Hadi size iyi uykular! 
Bizim daha aşacak çok yolumuz var.
                                                                                                                          
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
         
.
 
 
Bu yazı toplam 310 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Hulusi Akar ABD'ye gitti!
  • Şehit Yakınları ve Gazilerin Dikkatine! O Tasarı Komisyondan Geçti...
  • Şehit Aileleri ve Gazilere büyük destek!
  • İş yerlerinde gürültü işitme kaybına sebep olabilir
  • Şehit Aileleri Kaymakam'ı şikayet edecek!
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA