• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara30 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana33 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

"Sû Uyur, Düşman Uyumaz"

02 Ağustos 2013 Cuma 11:55

Terörle mücadele konusunda kararlılık devam ederken son süreçte PYD ve örgütün başı Salih Müslim’in isimleri basında her gün yer almaya devam ediyor. Yok, Müslim Ankara’da görüşmeler yaptı, Yok Müslim şunu dedi bunu ortaya sürdü haberlerine yeni bir haber daha eklenerek çok matah bir şeymiş gibi Öcalan’la yıllar önce yemek yerken çekildiği fotoğraf bir anda gündeme oturdu. Az kalsın gazeteci meslektaşlarımız sürmanşetten verdikleri konuyla ilgili fotoğrafı ve haberi flaş flaş şeklinde süslemelerle ortaya sürecekler. Bu fotoğrafın nesi sürmanşetlik veya manşetlik onu anlamadım.

Salih Müslim’i biraz inceleyecek olursak PKK’nın Suriye’de ki temsilcisi, terörist başı Öcalan’ın ise sağ kollarından biri olduğunu çok net bir şekilde görürüz. Kısacası PYD ortaya çıkmış yeni bir oluşum falan değildir. PYD PKK'nın hücresine bağlı Suriye sınırına yerleşmiş bir koludur. İşin özü bizzat PKK'dır. Suriye üzerindeki gelişmelerde Kürdistan'ı kurma rolünde sırtlan rolünü üstlenerek Suriye'nin kuzeyinde konum almıştır.

Salih Müslim ise 1951 yılında Halep'in Aynel Arab kasabasında doğmuş. 1977 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nden mezun olmuş Öcalan'ın Türkiye'nin baskısı ile Suriye'ye çıkartılarak 1998 yılında PYD'ye katılmıştır. O tarihten bu yana bir çok terör olaylarının içinde bizzat bulunmuş ve yeni bir örgütlenmeymiş gibi ortaya sürülmeye çalışılan terör oluşumunda ise kendisine lider rolü verilmiştir. Yani terörün taşeronluğu görevine bizzat yerleştirilmiştir. Bu nedenle dikkatleri Salih Müslim’e yöneltirken PYD’nin ve Müslim’in arkasındaki karanlık güçleri çok net bir şekilde görmek mecburiyetindeyiz.

Suriye'nin kuzeyinde PKK ve Apo posterleri dalgalandıran bu sırtlan sürüsüdür. PYD'de (PKK) Türkiye'nin Suriye sınırına PKK paçavraları asıp ,halaylar çekmeye başlayınca PYD Başkanı Salih Müslim apar topar Türkiye'ye çağrıldı. Tekrar düşünmenizde yarar var ,bu çağrılan Suriye'nin bir elçisi falan değil düpedüz terör örgütünün temsilcisidir. Terörle mücadele konusunda kararlı olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ve kurmaylarının Müslim’e gereken mesajı verdiklerine inanıyorum. Salih Müslim gerekli mesajları ve uyarıları alınca ,PKK paçavrasından oluşan sembollerini kaldırmış yerine Ulusal Kürt Konseyi'nin sembolü astırmış ! Ulusal Kürt Konseyi'nin Irak'tan,Suriye'den,İran'dan ve Türkiye'den toprak parçası alma düşüncelerini göz ardı etmemek ve dikkati elden kaçırmamak bu süreçte çok önemli.

Tüm bunlar yaşanırken Salih Müslim'in Türkiye ziyareti ve devlet yetkililerinin kendisine ilettiği sert uyarılardan sonra Kürt Yüksek Konseyi üyesi, Öcalan'ın yakın arkadaşı İsa Huso'nun Kamışlı'da öldürülmesi bence tesadüf bir gelişme olmayıp hemen akıllara Fransa'daki cinayetleri getiriyor. Olağan şüpheli el Nusra görülse de, Suriye muhaberatının ve İranlı Kudüs Tugayları militanlarının bölgede cirit attığı herkesçe bilinen bir durum.

Suriye politikasında Türkiye'nin önünde üç yol var. Ya oyunu kuralına göre oynayacak ya sahada geçerliliği olmayan stratejik yüzeyselliklerle kaybetmeye devam edecek ya da "bu oyun benim için bitti, sınırlarımı kapatıyorum. Savaşın sonunda sınırları açar, kim kazanırsa, onunla el sıkışıp yola devam ederim " diyecek. 

Türkiye, bir Lüksemburg olmadığına ve kaybetmeye de devam edemeyeceğine göre birinci yol üzerinde duralım. Salih Müslim'in Türkiye'de yaptığı görüşmelerde, sınır kapılarının insanî yardım için açılması en öncelikli taleplerden birisi. Kobani'ye Mürşitpınar, Afrin'e Islahiye ve Dırbesiye'ye Şenyurt sınır kapılarından insanî yardım ulaştırılması isteniyor. Bu talep reddedilmiş değil ve değerlendiriliyor. Türkiye'nin, sahadaki manzaranın bir neticesi olarak Kürtler ile ittifaka yönelmesine hemen "Kürt devleti kuruluyor" itirazları yükseliyor ama bir Türk-Kürt ittifakı kurulmasa da tam da korkulan manasıyla Esed veriyor bunu. Çünkü Esed’in amacı bölgede bir üçgen modeli oluşturmak. Üçgenin bir köşesinde Kürtler, bir köşesinde Nusayriler ve bir köşesinde Dürziler, ortasında ise Sünni Araplar. Üç köşe tutulduğu vakit, Sünni Araplar ortada pres altında kalacak. Durum böyle olunca da Esed kolay kolay Halep'ten vazgeçmeyeceğini belli ediyor. Türkiye işte tam bu arapsaçı ekseninde çözüm sürecine kilitlenirken ve toplumun her kesiminden bu sürece büyük destekler sürerken asla ve asla terörle mücadele konusunda taviz vermemelidir.

Haberlere yansıyan terör örgütü yeniden gizli gizli ağırlığı gençlerden oluşan elemanlarıyla oluşuyor, PKK bu oluşum içerisinde vakit kazanıyor, örgüt elemanları yolları kapatıyor, araçları durduruyor gibi olumsuz gelişmelerin yaşandığı iddia edilse de Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ordusu, iktidarı, güvenlik mensubu ve siyasetçileriyle büyük bir devlet olduğunu unutmamak ve artık duvara toslamış terör örgütüne pabuç bırakmayacağına inanmak ve bu yönde süreci başarılı bir şekilde yürüten Başbakan Erdoğan ve kurmaylarına destek vermek gerekiyor. Ama aynı zamanda bu güven, destek ve başarılı süreç ortamında çok ama çok dikkatli ve uyanık olmamız mecburiyetini asla aklımızdan çıkarmamalıyız… Unutmayın atalarımızın belirttiği gibi "Sû uyur, düşman uyumaz"

 

Bu yazı toplam 987 defa okunmuştur.
YORUMLAR
Hakan abim Doğu Ata Sözü
Gazi Tahsin SAĞIR
İnsanlar öyle bir hale gelmiş ki Atamız boşuna söylememiş ALLAH HAKKIMIZ DA Hayırlısını nasip eylesin Allahım düşmanlarınıza fırsat vermesin.
Sayın Hakan abim kalemine ve yüreğine sağlık. Saygılarımla.
06 Eylül 2013 Cuma 22:35
RENKLİ HAYATLAR
  • Kushner'in ekonomik kalkınma planına Suudiler Destek verdi!
  • Çobanları bekleyen tehlike: Avustralyalı Swagbot!
  • Rusya Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler restini çekti: 'Karşılık veririz!'
  • Koyunun kesik kulağı yasak aşk cinayetini çözdü!
  • Son dakika! Kara Harp Okulu davasında karar çıktı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA