• İstanbul20 °C
  • İzmir19 °C
  • Ankara15 °C
  • Manisa13 °C
  • Adana24 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Sivil Şehitlik

21 Ekim 2015 Çarşamba 20:04

 

Ankara’da meydana gelen ve 102 vatandaşın ölümü hiç kuşku yok ki tüm milletimizi derinden üzdü. Gönül ister ki hak arama mücadelesi yasal yollarla yapılsın ve terörün kökü kökten çözülsün. Ne yazık ki Türkiye’nin güçlü ülke olmasını istemeyen emperyalist egemen güçler ve onların Türkiye’nin her tarafına yayılmış taşeronluğunu yapan şer odaklarıyla terör örgütlerinin bu süreçte yine kirli oyunlarına sahne oluyoruz. Ankara’da meydana gelen katliam da bu sergilenen oyunlardan sadece bir tanesi. Hemen şunu belirtmekte yarar görüyorum ki bu ne ilk ne de son olacak ama 7’den 70’e hangi etnik kökene sahipset tüm millet olarak birlik, beraberlik ve omuz omuza olmalıyız. Anca böyle olursak bu emperyalist oyunlara dur diyebilir güçlü ülke Türkiye’nin bölgesel ve küresel aktör olmasının temellerini sağlamlaştırmış oluruz.

 

Ankara patlamasıyla birlikte daha önce Uludere ve benzeri olaylarda gündeme getirilen ve bir çok kişinin yararlandığı sivil şehitlik kavramı ortaya çıktı. Yine üzerine basa basa söylüyorum ki 102 insanın ölümü üzücüdür, yaşanan bir katliamdır ama şehitliğinde bir kutsallığı, maneviyat derinliği ve Allah katında yüceliği vardır. Bu nedenle daha önce ifade ettiğim gibi Sivil Şehitlik kavramı baştan sona kadar yanlış bir uygulamadır. Bu uygulamanın yanlışlığı da Uludere olayından sonra iş olarak birçoğu Güneydoğu’da ki Belediyelere yerleştirilmiş olan kişilerde bu net bir şekilde görülmüştür. Güneydoğu’da ki belediyelerin bir çoğu adeta terör örgütünün destek kıtaları haline dönüşmüş ve KCK’ya, PKK’ya eleman, mal, malzeme ve maddi ihtiyaç temin etme yönünde bir takım faaliyetler içerisine girmiştir. Bunu da son süreçte yaşanan terörle mücadelede ki kararlı operasyonlar ve devamında net bir şekilde gördük.

 

PKK ve ayrılıkçı terörün, sadece bir grup sorunlar yumağından ve grubundan oluşmadığı bir gerçektir. Bu nedenle PKK, aynı zamanda bölgesel ve global bazı güçlerin taşeronu olmakla beraber, pek çok devlet-güç tarafından Türkiye’ye karşı desteklenmekte, bir koz olarak kullanılmaktadır. Yıllardır örgütü destekleyen, yatırım yapan, örgüt üzerinde etkisi olan pek çok ülke, bu sorunun çözümünü istemeyecektir. Kendilerinin de süreçte muhatap olarak alınmasını arzu edecek, dikkate alınmadıklarında terörle mücadele sürecini baltalamaya devam edeceklerdir. Batılı ülkeler bir şekilde ikna edilebilse dahi, Türkiye ile gerilim yaşayan bölge ülkeleri özellikle Suriye ve İran olmak üzere PKK içindeki bazı unsurları eylem yapmaya teşvik edecektir. Böylesine önemli bir süreç yürütülürken ve milli duygular üst seviyeye çıkmışken şehit yakınları ve gazilere tanınan haklar hiç kuşkusuz önemli kazanımlar olup hangi siyasi görüşe mensup olunursa olunsun her kesim bu maddelerle ilgili Mecliste görüşmeler yapılırken desteğini ortaya koymuştur. Sivil şehitlik kavramı içerisinde Uludere’de kaçakçılık yaparken ölenler ve onların şehitlik mertebesinde olması özellikle vatan savunmasında ve görevini ifa ederken kahraman gazilerimizi ve şehitlerimizin yakınlarını aşırı derecede rahatsızlık etmeye devam ederken Ankara’da ölen aşırı sol gruptaki kişilerin bu kapsama dahil edilmesi şehit yakınlarımızı ve Gazilerimiz başta olmak üzere vatan, devlet, millet diyen sağduyulu vatandaşlarımızı da derinden üzecek bu terörün önüne geçilmesi hususunda bir çözüm de doğurmayacaktır. Aksine şayet böyle bir hak verilirse beraberinde çok büyük zararları da getirebileceği hakimdir.

 

 Gaziler ve şehit yakınları için hukuk ve adalet en önemli öğelerin başında gelmektedir. Şehitlik dinimiz ve milletimiz için en yüksek mertebedir. Bizim hem dini hem de milli İnancımız, en yüksek mertebe olan şehitliğin hangi hallerde olacağını ve kime şehit denileceğini ifade etmiş ve bu konudaki sınırları kalın olarak çizmiştir. Yüce Allah'ın isimlerinden birisi olan şehit, ölmeyen, aksine Rabbimizin katında diri olan ve O'nun ikram ettiği nimetleri gören, kıyamet günü inkarcıların aleyhine Peygamber efendimizle birlikte şahitlik yapacak ayrıcalıklı ve mukaddes bir kimsedir. Her hal ve şart altında vefat eden birisinin şehit olabilmesi için Müslüman olması mutlak anlamda gerekliliktir. Sivil şehitlik kavramı ve verilmesi düşünülen bir kısım haklar Allah ve vatan uğruna hayatlarından olan kahramanların ruhlarına haksızlık ve saygısızlıktır. Bu nedenle tüm sağduyulu milletimizin yüreklerini yaralayan, Allah ve vatan uğruna şehit olan kahramanlarımızın kemiklerini sızlatan bu uygulamadan bir an önce vazgeçilmeli. Şehitlik mertebesi kutsallığını koruyarak ayaklar altına alınmamalıdır. 

 

Bu yazı toplam 899 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA