• İstanbul15 °C
  • İzmir11 °C
  • Ankara-1 °C
  • Manisa8 °C
  • Adana8 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
“Sınırlarımızı korumak en doğal hakkımızdır!”
17 Ekim 2019 Perşembe 00:29

“Sınırlarımızı korumak en doğal hakkımızdır!”

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, basın mensuplarının Barış Pınarı Harekâtı’na ilişkin sorusuna verdiği cevapta; “Sınırlarımızı korumak en doğal hakkımızdır.'' dedi.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’na ilişkin düzenlediği basın toplantısında, gündemdeki gelişmelere ve toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulundu ve basın mensuplarının sorularını cevapladı.
 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın' ın açıklamalarından bazı satırbaşlıkları şöyle:
 
“PYD-YPG TAHAKKÜMÜNÜN SONLANMASININ ZAMANI GELMİŞTİR”
 
''Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından, siyasi birliği açısından, etnik ve sosyolojik dengeleri açısından da PYD-YPG tahakkümünün artık sonlanmasının zamanı gelmiştir. Bugüne kadar Amerikan himayesinde, Amerikan bayrağı altında buraları adeta talan eden, kendi kendilerine buraların hükümdarlığını ilan eden gruplar, örgütler artık bu rahatlığı bulamayacaklardır, Türkiye bu konuda son derece kararlıdır, biz bunu Rus tarafına da, İran tarafına da, Amerikalılara da, Avrupalılara da çok açık ve net bir şekilde ifade ettik.''
 
SINIR GÜVENLİĞİ
 
''Bize zaman zaman Amerika’da bu konuda çok büyük bir baskı var, bir kamuoyu baskısı var diye ifade edilen konuyu biz not ediyoruz. Ama bilelim ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin de bir kamuoyu var, burada da bizim insanlarımızın güvenlik öncelikleri var, ulusal öncelikleri var. Nasıl Amerika Birleşik Devletleri Meksika sınırını güvence altına almak için birtakım tedbirlerden bahsediyorsa, yani bunu önemsiyorsa ki biz öyle bir yola başvurmadık, işte duvarlar örelim, şöyle yapalım, böyle yapalım diye, aynı şekilde bizim sınırlarımızı korumak da en doğal hakkımızdır.''
 
''Suriye Kürtleri şehirleri, işte Kobani veya diğer yerler kimsenin gündeminde bile yokken, hatta ifadeyi mazur görün, umurunda bile değilken onların sorunlarını ilk dile getiren kişi de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır, insanlar bunu unutmuyorlar. Ama orada başka bir oyun oynanıyor, buna karşı bizim pozisyonumuz bellidir, terör unsurlarından temizlendiği zaman bu bölgede barış, istikrar ve refah hâkim olacaktır.''
 
“ESAD REJİMİYLE RESMÎ OLARAK BİR TEMASIMIZ YOK”
 
''Esad rejimi konusunda, Esad konusunda bizim pozisyonumuz bellidir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu yine pek çok vesilesiyle ifade etmiştir, burada bir değişiklik yok. Bizim amacımız; Astana ve Cenevre süreçlerini bir araya getirip Anayasa Komitesinin yazacağı ya da revize edeceği yeni anayasa çerçevesinde bir geçici hükûmet kurulmak suretiyle seçimlere gidilmesi ve Suriye halkının özgür bir şekilde tercih edeceği yönetimin iş başına gelmesidir. Bunun için de çalışmalarımız siyasi süreçte bundan sonra da devam edecek.''
 
“OBAMA DÖNEMİNDEN KALMA YANLIŞ POLİTİKANIN TRUMP DÖNEMİNDE DE DEVAM ETTİRİLMESİ BÜYÜK BİR HATA”
 
''Sayın Cumhurbaşkanımız açık bir şekilde bugüne kadar Amerikalılarla güvenli bölgenin birlikte tesis edilmesi konusunda pek çok görüşme yaptığımızı, ama maalesef bunlardan arzu ettiğimiz neticeyi alamadığımızı açıkça ifade ettiler. Bizim güvenlik kaygılarımızı karşılayacak bir düzenleme yapılmadığı, aylardır bunun üzerinde çalışıldığı hâlde hâlâ bir oyalama taktiğinin devam ettiği, bizde bu kanaatin ağır bastığı ve artık beklememizin, sabretmemizin, daha fazla bu süreci uzatmamızın mümkün olmadığını açık bir şekilde ifade ettiler ve ondan sonra da bildiğiniz gibi 9 Ekim’de de bu harekât başladı. Görüşlerimizi biz Amerikalı muhataplarımıza da açık ve net bir şekilde ifade ettik. Obama döneminden kalma bu yanlış politikanın Trump döneminde devam ettirilmesinin büyük bir hata olduğunu da ifade ettik.
 
Tabii burada çok ironik şeyler de oluyor. Amerikan siyaseti açısından baktığınız zaman, özellikle Amerika’daki Evanjelist kitlenin PYD’yi, YPG’yi savunur hâle gelmesi, herhalde yakın siyasi tarihin en büyük ironilerinden bir tanesi. Yani Suriye’de ayrılıkçı gündemi olan Marksist-Leninist bir terör örgütünü Texas’taki, Utah’daki bir Evanjelistin savunuyor olması ve bunu da oradaki Hristiyanları koruma güdüsüyle yaptığını iddia etmesi, gerçekten çok ilginç bir duruma işaret ediyor.''
 
“SİVİLLERİN ZARAR GÖRMEMESİ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPTIK”
 
''Biz özellikle Hristiyan azınlıkların ve diğer azınlıkların, Yahudilerin korunması konusunda büyük bir hassasiyet içerisinde olduk, sivillerin korunması konusunda büyük bir hassasiyet içerisinde olduk. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtlarında ne kadar büyük bir hassasiyet gösterdiğimizi bütün dünya biliyor. Biz şehitler verdik, Özgür Suriye Ordusu şehitler verdi, sivillerin zarar görmemesi için de elimizden geleni yaptık. Bazen operasyonların süresi uzadı, bazen planlarda değişiklik yapıldı yeter ki siviller zarar görmesin diye. Buna mukabil Rakka Operasyonunda 4 bine yakın sivilin hayatını kaybettiğini hatırlatmak isterim. Musul’da yapılan DEAŞ karşıtı operasyonlarda bir tahmine göre 9 ila 11 bin arasında sivilin hayatını kaybettiğini hatırlatmak isterim. Bizi sivil ölümleri konusunda uyaranların dönüp bu karnelerine bakmaları gerekiyor.''
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA