• İstanbul31 °C
  • İzmir36 °C
  • Ankara31 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana34 °C

Ercan Ulupınar / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Seni Seviyorum...

14 Nisan 2018 Cumartesi 07:20
Ne güzel bir söz değil mi? Söylemesi ayrı güzel, duyması ayrı güzel... 
 
Peki ne olmuş, nasıl olmuş da "ayıplar" klasörüne atılmış. Hani "aşk" olsa, kadın-erkek arasındaki o özel paylaşımla karışıyor diyelim. Ama sevgi evrensel bir duygu... (Hatta bana göre herşeyin özü sevgi ve şefkat) Hani kuşa, çiçeğe, denize, insana duyulabilir. Hatta yine bana göre "normal" olan duyulması... 
 
Peki niye ayıp? Neden tehlikeli? Neden bir insana söylendiğinde "yanlış anlamayın da" uyarısına ihtiyaç duyuluyor? 
 
(Tesellinin bu olması da ayıp bana göre ama..) Henüz eşcinsellik, genelde "küfür" statüsünde algılandığı için, hemcinsine daha rahat söyleyebiliyorsun. Peki karşı cins birinin insaniyetini, ruhunu, davranış ve yaklaşımını sevdiğinde; "yani o kişiyi sevdiğinde" neden bunu o kişiye söyleyip, sevildiğini ve taktir edildiğini bilmesini sağlamamız yanlış? 
 
Bir kadın bir erkeğe insanca "seni seviyorum" diyince erkek hemen cinsel olarak mı algılar? Ya da bir erkek bir kadına söylediğinde? Arkasında hep bir beklenti mi vardır? 
 
Bence kendi kendimizi mahkum ediyoruz sevgisizliğe... "Aman yanlış anlaşılmayayım" diye söylemiyoruz. Sevdiğimizi hissettiğimizde kendimizden bile şüphelenir hale geliyoruz böyle böyle... Eh biz öyle söylemediğimize göre, bir başkası bize söylediğinde de "yok artık. Böyle söylediğine göre...." diyip mana aramaya başlıyoruz. Böylece "yanlış anlama" döngüsüne bir jeton da biz atıyoruz. Ve böylece yanlış anlaşılmamak için söylemiyoruz...
 
O kadar az insan gerçek değerini biliyor ki bu nedenle; İNANAMAZSINIZ. O kadar az insan "gerçekten sevilmeye değer" hissediyor ki kendini... Yazık... Oysa ne kadar çok güzel ruh var; beklentisiz sevilmeye fazlasıyla layık ve bir o kadar kendinden şüphe içinde... 
 
Ve böyle böyle o kadar aç bırakıyoruz ki kendimizi sevmeye ve sevilmeye... İşte o zaman en ufak bir kıymet belirtisini "yanlış(!)" anlıyoruz. 
 
Ve o kadar aç kalıyoruz ki sevmeye ve sevilmeye, hayatımıza "yanlış anlasa da olur" O kişi girdiğinde, korkular, sahiplenmeler, kıskançlıklar ve en ufak bir ilgisizlikte "beni yoksa artık sevmiyor mu?" lar başlıyor. Hayatı kendimize de, o en sevdiğimize de zindan etmeye başlıyoruz. 
 
Oysa herşeyin özü sevgi... Oysa heryer sevgi... Oysa çok seviliyoruz hepimiz de "yanlış anlamayalım" diye habersiz, iyi ihtimalle umarak, geçiriyoruz ömrümüzü... 
 
Yani yaşamak sadece nefes almaktan ibaret  değil,o salt biyolojik yaşamdır.
 
   Gerçek anlamda yaşamak;sevmek ve sevilmektir.Sevdiğin kişinin seni sevdiğini bilmek ve bunun farkında olmak,en güzel yaşamaktır.
 
İNSAN olabilmek günahı ile sevabıyla hatalarıyla kendine bunlardan ders çıkarmaktır. Merhamet, saygı , hoşgörü ve SEVGİ insanı yaşatan en değerli manevi olgulardır.
 
Sevginin yanlış anlaşılması mı olur allah aşkına... Aşk deseniz neyse... 
 
Seviyorum ben... Sizi, sevmeyi... Ve işte söylüyorum da... 
 
SENİ SEVİYORUM... (Oh bee..)
 
İNSAN olacağımız mutlu huzurlu hoşgörülü SEVGİ dolu bir ömür dilerim.
Hor görmeyin hoşgörün.
Egoist değil paylaşımcı olun.
 
Saygılarımla
Ercan ULUPINAR
(Makalenin  içinde alıntılar bulunmaktadır.)
Bu yazı toplam 2567 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA