• İstanbul19 °C
  • İzmir20 °C
  • Ankara11 °C
  • Manisa11 °C
  • Adana20 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şehit Kızı:Varlığından Habersiz Olduğum Babama, Hiç Baba Diyemedim
25 Eylül 2015 Cuma 13:00

Şehit Kızı:'Varlığından Habersiz Olduğum Babama, Hiç Baba Diyemedim'

TSK Mehmetçik Vakfından yardım alan üniversite öğrencisi Hatice Nur Mart, Vakfa ilişkin düşüncelerine kaleme aldığı bir mektupla dile getirdi.

"Aslında her şey 7 yaşımdayken parkta oynarken başladı. Arkadaşlarımdan bir tanesi babamızın fiziksel özelliklerini sayalım, üstün olan kazansın dedi. Ben de düşünüyordum bildiğim kadarıyla bir babam vardı. Ama sonra beni aralarına almayacaklarını babamın öldüğünü söylediler.

Ben ısrar edince bir tanesi itekleyip beni düşürdü. Elimden çok kalbim parçalanmıştı o an. Ağlayarak eve gittiğimi hatırlıyorum. Anneme sorduğumda 'Yaşın küçük olduğu için almamışlardır. Senin baban var' dedi. Evet, yalan söylüyorlardı. Benim babam vardı. Adı daha önce Cihat’tı. Kardeşlerimin kimliğinde 'Enver' yazıyordu. Babam Cihat ismini sevmemiş Enver adını almıştı. Galiba ortanca kardeşim doğmadan önce değiştirdiği için sadece bende Cihat yazıyordu.

Siyahlı turunculu saçlıydı, Fenerbahçeliydi, aşçıydı, arabası yoktu. Kiloluydu, polisiye filmleri severdi, şalvar da giyerdi pantolon da… Kocaman gömlekleri vardı, her işten geldiğinde bana bebek getirdi. Sabahları ben okula gitmeden süt içirirdi. Yemekleri biraz tuzlu yapardı. Yıllarca böyle bildim ben… Annemin cesaret edemeyip bir gün halamın açıklamasıyla ve öz babamın otopsi raporunu görünce her şeyi öğrendim.

Ben bir buçuk yaşında iken 1995 yılının Nisan ayının 16'sında saat dört -dört buçuk arasında Kıbrıs'ta askerde dozerlerin avandanlığını alırken astım krizi sonucu vefat etmişti babam. Adı Cihat’tı. Onun hakkında ailenin tek Galatasaraylısı olduğunu, ona tıpa tıp benzediğimi, yoğurtla pilavı çok sevdiği gibi çok az bilgiye sahibim. Babam öldükten sonra annemle amcam Enver evlenmiş… İki tane de dünyalar tatlısı erkek kardeşim var. Ben bu durumu asla yadırgadım. Çünkü mutluyum. Hayatımdaki doğruları öğrenince elbette ufak bir depresyon atlattım. Her baba kelimesinde kalbim parçalanıyordu. Var sanıyordum ama yoktu. Amcam genelde il dışında çalıştığı için her anımda yanımda dedem olurdu. Dedeme de “baba” dedim ve hâlâ baba diyorum.

Varlığından habersiz olduğum babama, hiç baba diyemedim. Onu hiç tanıyamadım. Yine halamın açıklamasıyla TSK Mehmetçik Vakfı'ndan burs aldığımı öğrendim. Her bayramda mektup atarlarmış hâlâ da atıyorlar ve okuyunca çok mutlu oluyorum. Yine bir gün mektup gelmiş, dergi yayınlıyorlarmış. Benden yazı, şiir, mektup ve resim istemişler. Hiç tanıyamadığım babama mektup yazmıştım. Ben mektubu gönderdikten altı ay sonra yazım olan dergiyi göndermişlerdi. Yayınlayacaklarını hiç düşünmemiştim. Çünkü ailem dışında bana önem veren kimse olmamıştı.

Bir gün yine bir mektup geldi Mehmetçik Vakfından. Kültür Gezisi düzenliyorlarmış. TSK Mehmetçik Vakfı nasıl bir kurumdu ki benimle bu kadar ilgileniyorlardı? 2012 yılında tereddütle geziye katıldım. Sonuçta bilmediğim şehir, tanımadığım bir sürü insan vardı. Ama o gezi benim miladım olmuştu. Bir zamanlar kimsenin umursamadığı Hatice Nur’a TSK Mehmetçik Vakfının o zamanki Genel Müdürü Salih Güloğlu ve Gürkan Albayım geziye katılmamdan dolayı mutluluk duyduklarını söylediler. Bu benim için kat kat mutluluktu. Vakıf görevlilerinden canım Metin abime tek kişilik oda istiyorum dedim. Arkadaş fobim vardı çünkü. Metin Abim, 'Sen bizim dört kişilik odaları bir gecelik dene, pişman olursan kraliçe dairesine alırız seni' dedi. Canım Metin Abim haklıydı. Dört kişilik oda yetmedi bize, iki kişi daha aldık odaya… Tek başına uyumak isteyen ben, altı kişilik odada o kadar çok mutlu oldum ki… Hiç birimizin babası yoktu yani eşittik. Aşağı yukarı aynı sıkıntılardan geçmiştik, annelerimiz evlenmişti. İlk defa yalnız olmadığımı hissetmiştim. Kendimi geliştirmek adına çok şey öğrenmiştim bu gezide. Bir sürü kardeşim olmuştu ve çoğu onların okuduğu üniversiteye gelmemi istemişti ama kaderimde Gümüşhane varmış. Mehmetçik Vakfı, yeniliklere açık olmamı sağlamıştı. Bana özgüven aşılayan kocaman bir aileye sahip olmuştum. Rabbim benden babamı almıştı ama karşılığında TSK Mehmetçik Vakfı ailemi vermişti.

İlk yazısında ne yazacağını bilemeyen bir Hatice Nur vardı. Şimdi, kardeşlerim sayesinde kişiliği oturmuş, doğruyu yanlışı bilen bir Hatice Nur oluştu. Hiçbirinin hakkını ödeyemem… Mehmetçik Vakfı ailemin de hakkını ödeyemem… Ehliyetimi, bilgisayarımı, telefonumu, giyeceğimi, yiyeceğimi, yurt ücretimi ve daha sayamadığım bir sürü şeyi aileme yük olmadan Vakfın verdiği burs ile karşılıyorum. Şu anda çok büyük yol kat ettim. Hemşire olacağım. Bana hediye edilen Mehmetçik Vakfı rozetini takmadan staja gitmiyorum. Çünkü ben farklıyım. Ben Mehmetçik evladıyım. İyi ki hayatımdasınız."

Kaynak:http://www.mehmetcik.org.tr/tr/haber/mehmetcik-vakfi-ailesinin-hakkini-odeyemem

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Çukurca'da patlama şehit ve yaralı askerler var
  • Ankara Valiliğinden flaş karar!
  • Bu kampanya bi' tutarsa, gerisini kanser düşünsün
  • Dışişleri'nden ABD'ye tepki: Reddediyoruz!
  • Manisa Valiliği:'Kışlada 1049 asker zehirlendi!'
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA