• İstanbul23 °C
  • İzmir20 °C
  • Ankara25 °C
  • Manisa20 °C
  • Adana27 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sağlıkta şiddet devam ediyor
25 Kasım 2015 Çarşamba 14:50

Sağlıkta şiddet devam ediyor

Dr. Aynur DAĞDEMİR’in öldürülmesini kınamak için biraraya gelerek SES Manisa Şubesi, Manisa Eczacılar Odası ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile ortak basın açıklaması yaptı.

Bir kadını koruyan, başka bir kadın hekim öldürüldü; sağlıkta şiddet devam ediyor.

Dr. Kamil Furtun bundan beş buçuk ay önce Samsun’da, çalıştığı hastanede öldürülmüştü. Bizler, Dr. Kamil Furtun cinayetinin bugün Samsun’da yapılacak duruşmasını bekliyorduk.

Ne yazık ki 19 Kasım 2015 Perşembe günü, gene Samsun’dan bir başka cinayet haberi geldi.

Kadın doğum uzmanı Dr. Aynur Dağdemir, birlikte çalıştığı kadın sağlık çalışanına yönelik şiddeti önlemeye çalışırken, kadına yönelik şiddetin kurbanı oldu ve vahşice öldürüldü.

Öncelikle acılı ailesine, çalışma arkadaşlarına ve sevenlerine baş sağlığı diliyoruz.

Bir kadın, bir sağlık çalışanı Dr. Aynur Dağdemir’in öldürülmesi nedeniyle tüm kadın ve sağlık örgütleri olarak isyandayız.

Bir kadın hekim hangi nedenle olursa olsun görevi başında iken öldürüldü ise aynı anda bir değil iki cinayet işlenmiş demektir; çünkü kadınlar ve hekimler insanı doğurmak, besleyip- büyütmek, hastalığını iyileştirerek yaşamını sürdürmesini sağlamak ve ölümü geciktirmek gibi işlevleri nedeniyle temel olarak ölümden değil yaşamdan yana tutum alırlar. Acı kaybımızdan bu iki önemli toplumsal sorunu çözmek için adım atmayanlar sorumludur.

Yetkililer ve yargı, kadın cinayetleri her gün yaşanan en somut sorun iken, yaşam hakkı ihlallerini durdurmak yerine failleri cezasız bırakmaktadır. 2015 yılının ilk 11 ayında 250 kadın eş, eski eş, sevgili, erkek kardeş başta olmak üzere en yakınındaki erkekler tarafından öldürülmüştür. Dr. Aynur Dağdemir’in failine cebine bıçak alarak hastane ortamına girme cesareti kazandıran, son dönemde buluşmaya cebinde bıçakla gidip kadın öldürenlere verilen ve toplum vicdanını yaralayan “tutku indirimi”, “saygınlık indirimi” gibi ceza indirimleridir. Kadına yönelik ayrımcılığı ve şiddeti yaşamın olağan akışına uygun gören, cinayete tahriki ve faillerine haksız ceza indirimini gelenekselleştiren, kadını sosyal yaşamdan koparıp eve kapatmayı politika sayan bu egemen anlayış coğrafyamızın kadınları için yaşamı cehenneme çevirmiş durumdadır.

Ancak söz konusu olayın yalnızca bir kadın cinayeti olarak değerlendirilmesi yeterli olmayacaktır; cinayetin hastanede, meslektaşımızın görevi başında olduğu sırada işlenmiş olması, hekim-hasta ilişkisine ve hekimlik uygulamasına bağlı olmasa bile olayın bir “hekime yönelik şiddet-hekim cinayeti ” olduğu gerçeğini de ortadan kaldırmamaktadır.

Türk Tabipleri Birliği, tabip odalarımız, sağlık meslek örgütleri olarak insanlara sağlık dağıtmak, şifa vermek için kurulan sağlık kuruluşlarının artık çok güvensiz ve güvenliksiz yerler haline geldiğini defalarca ifade ettik; ediyoruz. Ne yazık ki son yıllarda, sağlık çalışanlarına yönelik saldırılar çok kolayca gerçekleştirilebilmektedir. Yaralamalar medya için artık haber değeri dahi taşımamaktadır. Sağlıkta Dönüşüm Programı ile sağlık ortamı can güvenliğinin olmadığı karanlık izbe sokaklardan farksız hale gelmiştir. Bu programın sorumluları hiçbir uyarıya kulak asmadan halkın hastalığından sermayeye para kazandırma faaliyetlerini yürütmektedirler. Bu uğurda hekimlerin, sağlık çalışanlarının hayatını, sağlığını görmezden gelmektedirler.

Yaşam kurtaran yerde; hastane ortamında yaşamını kaybeden meslektaşlarımızın ölümü artık sıradanlaşmaktadır. Sağlık Bakanlığı’na Beyaz Kod raporlarına göre her ay bine yakın, her gün otuzdan fazla şiddet olgusu bildirilmektedir. Bu konuda da yetkililer adım atmak yerine Dr. Ersin Aslan’ın, Dr. Kamil Furtun’un adlarını hastanelere vermekle sorunu çözdüklerini düşünmekte oysa sorun çözülmemekte, hekim cinayetleri artarak devam etmektedir.

Ayrıca 25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddete Karşı Direniş ve Dayanışma Günü arifesinde yaşanan bu olay, Dr. Aynur Dağdemir’in asıl hedef olmaması, ancak aynı ekip içinde çalışan sekreteri ile geleneksel rolü ve iyi hekimlik değerleri gereği koruma ve sorun çözme amacıyla orada bulunması nedeniyle hedef haline getirilmesi kadınların dayanışma içinde olmasına bile tahammül gösterilemediğini ortaya koymaktadır.

Tüm bu olanlara itirazımız var, tepkiliyiz, ses çıkarıyoruz. 

Kaynak:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Er Gazilerin sorunları dile getirildi
  • Gaziler unutulmadı
  • TSK’dan Kuzey Irak’a hava harekatı!
  • Bankalardan vatandaşa dolandırıcılık uyarısı
  • Diyarbakır'da neler oluyor?
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA