• İstanbul12 °C
  • İzmir15 °C
  • Ankara9 °C
  • Manisa7 °C
  • Adana13 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Piyasalardaki zamlar bel büküyor

18 Ocak 2017 Çarşamba 13:14
                                       
Yeni yılda bir çok kalemde zam haberleri,arttırılan harç,vergi ve diğer artan kalemlerle bizleri zor bir yılın daha beklediğini anladık,doların tansiyonu hiç düşmeden yüksek seviyelerde seyrediyor,Euro almış başını gitmiş,ve buna bağlı sektörel bazdaki fiatlar da almış başını gidiyor diyebiliriz.
 
Soğukların ve aşırı yağışlarında etkilediği pazar ve çarşı fiatları da çok pahalı,yaş sebze meyve fiatları el yakar cinsten diyebiliriz.
 
Yurdumuzun ekonomik hayatı pek ümit vermiyor,zira fakiri ve dar gelirliyi giderek daha da zorlar bir hale gelen gelirler bir türlü artmıyor ama giderlerin ve ödenecek faturaların hem sayısı hemde rakamları arttıkça artıyor...
 
Ülkemize bakıldığında fakirliğin ve yoksulluğun artışları buna bağlı olarak hep olacak gibi zira,sosyal devlet modeli tam olarak işletilemiyor, toplumsal kalkınma bir türlü başarılamıyor!..
 
Tarım alanlarının ve mera alanlarının ranta teslimi ile,giderek dışa bağımlı bir tarıma bağlı olarak artan fiatlarla cebelleşiliyor.
 
İşşizlik ise çok fazla,buna bağlı sıkıntılar da çok,üniversite mezunu olup iş bulamayanların bile sayısı çok fazla diyebiliriz.
 
Yeni bir düzenleme getiriliyor ve üniversiteyi yeni bitirenlere iş sağlayan (BMG) birleşik markalar bağlı işverenlerce(tam netleşmiş değil)işe alınacak olan yeni mezun üniversitelilere ödenecek maaşın yarısını devlet karşılayacakmış ve yine bir yıl sonra ödenecek olan maaşın(asgari ücret)üzerinden 1/4 oranını da yine devletin ödeyeceği açıklanıyor.Eski mezunlara iş bulamasalar da herhangi bir iyileştirme henüz yok,onlar iş yokluğunda iş aramaya devam edecekler,aileleri ile sıkıntı çekmelere devam edecekler.Ekonomik gidişatımız yalpalaya yalpalaya gidiyor.
 
Bir yeni düzenleme de GSS de yapılacakmış,yani Genel Sağlık Sigortası kapsamındakilerden sadece aylık 50 L.alınacağı ve düzenlemenin yakında uygulanacağı belirtiliyor.
 
Kısaca,hayat herkes için çok zor,dar gelirliler, emeklilerimiz,kısaca halkımızın büyük bir bölümü  az bir maaşla çoluk çocuğunu nasıl geçindirip ödemelerle nasıl başa çıkacağını hesaplamaktan en değme iktisatçılara taş çıkartır bir incelikle bu zorluklarla savaşıyorlar.. Esnaflarımız ve küçük işletmelerimiz ise çok ağır şartlarda adeta savaş verir durumdalar, ağır vergi yükleri ve diğer güçlükler karşısında birer birer kepenk kapatıp giderek azalıyorlar..
Toplumda eski tabirle,"orta direk"denebilecek bir zümrenin kalmadığı görülüyor,ya çok zenginler var,ya da kıt kanaat geçinmek zorundaki,dar gelirli yoksul denilen bir kitle var...
 
Bu durumun düzelmesi ve toplumun her kesiminin refaha ulaşması,aradaki gelir uçurumlarının giderilerek düzeltilmesi için ne yapılıyor?,Hiç!...
 
İşsizlik almış başını gitmiş,çalışacak iş alanları ise giderek azalıyor,yeni yatırımlar bu ara riskli diye korkudan adım atmıyor, tarım ve topraktan geçinmenin bile artık giderek yok olduğu bir dönem, tarım alanlarımız ranta teslim oluyor ve fakirliğin tavan yaptığı bir ortamda sosyal adalet nasıl sağlanabilir ki?
 
Millet çeşitli sıkıntılarla boğuşup,geçim savaşı verirken öte tarafta sistemin yarattığı rantiye zenginleri ve malı götürenlerin türlü çeşit uygulamaları, canavarlaşan ihtirasları var.
 
Millet kredi kartlarına sığındıkça daha da batağa saplanmak durumunda kalıyor,ülkemizde son rakamlara göre batık kredi kartı sayısının 1 milyonu aştığı,tüketici,ticari ve diğer kredilerdeki batık olayının ise toplumun % 48'ini kapsadığı belirtiliyor.
 
Açıkçası toplum giderek daha fakirleşip yoksullaşıyor,giderek daha da dibe batıyor!...
 
Küresel sermaye sahipleri ve onların yardakçıları bu durumdan memnun, bankalar bir bir yabancılaşıp el değiştirmiş milletin boğazını sıkarken, öte yanda tarımsal üretime dayalı,nohut,mercimek fasulye,pirinç  gibi kendi ülkemizin üretmesi gereken gıda maddelerinin bile ithalatı yapılıyor hale gelmişiz,bunun gibi bir çok şey ülkemizi dışa bağımlı hale getiriyor...Kendi kendine yetebilen bir ülke iken artık samanı bile ithal eder hale gelmişiz!...
 
Yerli işletmelerimiz,aile ziraatı ile geçinenler,esnaflar, küçük çaplı sermaye bir bir kepenk kapatıyor ve giderek yok oluyor,zaten meşakkatli,zor ve kârı düşük küçük işletmelerimizin üretimlerinin düşmesi ile işşizlik patlamış bir durumda ve bu gibi bir çok nedenden dolayı halk açlık ve yoksulluk ile boğuşuyorsa  o memlekette rahat bir yaşamdan söz edilebilir mi?..
 
Tabiiki de edilemiyor.Her yeni günde gelen yeni zamlarla, pahalılıkla,hayat savaşıyla kimbilir nerelere savrulacağı bilinmeyen bir toplum olmuşuz.
 
Oysa,kamu harcamalarının denetlenmesi, dizginlenmesi,masraflarının en aza indirilmesi gerekiyor, ama aksine lüks makamlar ve araçları,arabalar,uçaklar,konutlardaki aşırı harcamalar, savurganlıklar,kıyak işler, debdebeli karşılamalar, millete inat yaparcasına ters bir orantıyla yapılanlar, bütün bu harcamaların,savurganlığın haddi hesabı yok bunlar da milletin gözüne batıp,içini acıtıyor...
 
Milletin dikkatini başka yere çekmek istercesine çıkarılan olaylarla, suni  gündem maddeleri ile halkın başka şeylerle oyalanması sağlanıyor gibi olsa da halkımız her şeyi görüyor,biliyor, kendisine göre de yorumluyor, zira genel görüşlere bakıldığı zaman adaletsizliklerin çok fazla olduğundan yakınmalar çok fazla, çarşıya,pazara alışverişe giden vatandaşların alım gücü ve parası ile ihtiyacı olan şeyleri alabilmesi mümkün değilken,kısıtlı dar bütçesiyle oralarda boynu bükük dolaşıyor ama ihtiyaçlarının çoğunu alamıyorsa, buna tabiiki tepkisi fazla oluyor,bu da normal değil mi?
 
Asgari geçim indirimi ve yokluk sınırı,açlık sınırı gibi rakamların belirttiği kitleler ülkenin tamamına yakınını kapsıyorsa o ülkede kalkınmadan,refahtan nasıl söz edilebilir ki!..
 
İnsanlarımız gırtlağına kadar bankalara borçluyken ve haciz kıskaçlarında sürünürken ötekiler ne yapıyor?...
 
Bir lokma ekmek için hayatını riske atıp üç kuruşa çalışmak durumunda kalanlar,ölüm kuyularında can verenler,hatta çalışacak bir iş bile bulamayan yığınlarca insanın durumu!...
Milletçe çekilen cafaların haddi hesabı yok!..
 
Eskilerin bir sözü vardır,"Deli ile Devlet bildiğini okur,ikisine de söz kâr etmez"  diye bilirsiniz,bu sözü söyleyenler çok haklıymış,baksanıza bu kadar olaydan,bu kadar yakınmadan, çekilen acı ve sıkıntıların çözümü için çabalayacak olanların nelerle meşgul olup,neleri yaptığına bakıyoruz da...
 
Egoları, hırsları,kibirleri en yüksek rakımlarda olanların,yerdekileri görmesi mümkün değilken daha bu millet çok acılar çekecek gibi görünüyor!...
 
Fransız ihtilâli öncesi Kraliçe Mary Antoinette yanındakiler,"efendim halkımız çok fakir,yiyecek ekmek ble bulamıyorlar"derler,kraliçe de,"Ekmek bulamıyorlarsa,pasta yesinler" der,halkından o kadar kopuktur yani.
 
Ülkemizinde öncelikli gündemi nedir ve neler yapılıyor hepinizin malûmu...
  
 
 
Bu yazı toplam 898 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Evleneceklere Devletten 65 Bin TL Destek Geliyor
  • Voleybolda dünya şampiyonuyuz
  • Gördes Karayağcı Barajında Çalışmalar Hız Kesmiyor
  • Kula Belediyesi Personeline, Yangın Tatbikatı
  • Engelliler'den İl Müdürü Öztürk'e Teşekkür
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA