• İstanbul34 °C
  • İzmir32 °C
  • Ankara32 °C
  • Manisa35 °C
  • Adana29 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özdağ; “Türkiye’de özgür bir basın var”
11 Ocak 2016 Pazartesi 13:23

Özdağ; “Türkiye’de özgür bir basın var”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selçuk Özdağ daha önce basın mensuplarının geri alınan yıpranma paylarının AK Parti iktidarı döneminde tekrar geri alındığını belirterek Türkiye’de basının özgür olduğunu kaydetti.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Milletvekilleri Ali Özkaya ve AK Parti İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven ile birlikte AK Parti 24. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın devam ettiği Afyonkarahisar’da 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler günü nedeniyle basın mensuplarını ziyaret etti. Ziyarette istişare toplantısı ve son süreçle ilgili değerlendirmede bulunan Özdağ, 24. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nı yaptıklarını belirterek AK Parti hükümetlerinin basına sağladığı desteklerden bahsederek, Türkiye’de basının özgür olduğunu kaydetti.

ÖZDAĞ; BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE EVET, HAKARET VE İFTİRAYA HAYIR

AK Parti’nin Afyonkarahisar’da gerçekleşen 24. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın sağlıklı ve verimli şekilde gerçekleştiğini belirtti. Basın mensuplarını birlikte ziyaret ettikleri Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya ve AK Parti İl Başkanı İbrahim Yurdunuseven’e teşekkür eden Özdağ, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Gazeteci kardeşlerimizin bayram günü. Sarı basın kartı sahibi gazetecilerin daha önce yıpranma payları geri alınmıştı, ama daha sonra bizim iktidarımız yıpranma paylarını tekrar iade etti. Bu çok önemli bir kazanımdı. Türkiye’de bin 200’e yakın gazete, radyo ve televizyon yayın yapıyor. Her fikir Türkiye’de tercüme ediliyor. Türkiye özgür bir ülke, hukuk devleti ve demokrasiyi her geçen gün içselleştiriyor. He fikrin Türkiye’de meşru nema bulmasını ve neşet edilmesini istiyoruz. Bununla ilgili de radyolar ve televizyonlar kuruluyor, yayınlar yapıyorlar. Ama bunları yaparken de kesinlikle hakaret olmasın istiyoruz, iftira olmasın istiyoruz. Her fikirde, her düşüncede bu meydanlarda, Türkiye’nin her satırında seslendirilsin istiyoruz. İnşallah basın daha özgür olacak. Çünkü basın kamu ile kamuoyunu bir araya getiren, birleştiren bir köprü vazifesi yapıyor. Partimizin 24. değerlendirme ve istişare toplantısı Türkiye’nin geleceği için yapıldı. Türkiye’yi büyük ölçekli devlet yapmak için buradaki toplantılarımız bize bir noktada hız verecek, şevk verecek, enerji verecek ve tekrar yeniden bakanlarımız ile genel merkezimizde, Başbakanımız ile birlikte Türkiye’yi sosyal alanda, ekonomik alanda, kültürel alanda ve her alanda zengin yapmak, özgür yapmak vazifemiz. Beraberce birlikte yapacağız” diye konuştu.

Özdağ, bir gazetecinin “Efendim şüphesiz toplantılarda en fazla üzerinde durulan konu terör meselesi oldu. Bu konu içeride nasıl değerlendirildi, konu ile ilgili neler konuşuldu?” sorusu üzerine AK Parti'nin bireysel özgürlüklerden yana olduğunu, kişi hak ve özgürlük alanının genişletilmesinin hükümetin en büyük şiarı, düsturu olduğunu belirtti.

“TERÖRÜ DEVLETİN KARARLILIĞI, MİLLETİN SESİ ÖNLEYECEK”

“Ülkemiz ile egemenliğimizi kimse ile paylaşmayız” diyen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ sözlerini şöyle sürdürdü; “O nedenle biz istiyoruz ki herkes silahları bıraksın. Zaten bütün siyasal teorilerde ve demokrasilerde zor kullanma yetkisi devlete aittir. Hiç kimse eline silah alamaz, devlette o silahları hukuk çerçevesinde toplar ve gücünü gösterir. O nedenle biz diyoruz ki geçmişte birileri Güneydoğu ve Doğu Anadolu istismar edildi, kalkınmalar yapılmadı, kalkınma hamleleri işte bakanımız burada. Hükümetimiz 14 yıldır faaliyette bulunuyor. Yollar yapıyoruz, barajlar yapıyoruz, organize sanayi bölgeleri ihtisas ediyoruz. Üniversiteler, hastaneler ve okullar yapıyoruz. Sular götürüyoruz, barajlar, göletler yapıyoruz, ama bunlar Deriner Barajı yapıldı, Yusufeli Barajı yapıldı, Küpeli Gelin Barajı bitiriliyor ama yakılıyor. Orada işçiler kaçırılıyor. Ama bu kalkınma hamleleri yapılmıyor olsaydı Türkiye’nin bu kadar terör sorunu olur muydu? İktidarımız Türkiye’yi idare etmiyor yönetmeye talip oldu ve yönetiyor. Bugün kalkınma hamleleri yapılıyor ve bunun karşısında Türkiye’nin başına terör belasını musallat ediyorlar. Bugün neden terör var diye birilerinin sırf AK Parti düşmanlığından dolayı muhalefet etmeyi bırakıp, uhulet ve suhulet içerisinde düşenmesi gerekiyor. İkincisi “Bireysel hak ve özgürlükler alanında da herkes ana dilini konuşsun, okullar açsın” deniliyordu. Bizde “Buyurun okullarınızı açın” dedik. Özgürlüklerin alanını genişlettik. “Asimilasyon yok, inkar politikaları yok. Propagandanızı her dilde yapabilirsiniz, Arapça, İngilizce, Kurmençe, Zazaca olarak bireysel hak ve özgürlüklerde eksiklikler varsa bunu parlamentoda konuşalım” dedik. Ama silahlarla, çukurlarla orada insanların hayatını tehlikeye atarak polisimizi, askerimizi, doktorumuzu, öğretmenimizi, imamızı öldürerek bu şekilde hak aranmaz. Hak parlamentoda aranır. Sivil Toplum Kuruluşlarında aranır. Hak basın yolu ile aranır ki kamuoyuna yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı söylersiniz. Ama yıllardır Türkiye’ye kan kaybettiriyorlar. Büyümemizi istemiyorlar kesinlikle hedeflerine ulaşamazlar. Çünkü Türkiye artık büyük bir devlet ve her türlü teknolojiye sahip. O nedenle insanların ölmesini istemiyoruz. Dağa çıkanların inmesini ve bir an önce HDP’nin özellikle Güneydoğu Anadolu’da onlara destek verenlerin seslerini yükseltmelerini istiyoruz. O bölgede yaşayan Arapların, Türkmenlerin, Kürtlerin de Hristiyanların ve Müslümanların seslerini yükseltmelerini istiyoruz. İspanya’da terörü devletin gücü değil, milletin sesi önlemişti. Bugün hem devletin gücü hem de milletin sesi olsun istiyoruz. Terör bitsin, Türkiye büyüsün. Türk dünyasının, Arapların ve Kürtlerin ümidi olsun, birlikte ortak yaşama iradesini sergileyelim. Bunları konuştuk. Aynı şekilde bireysel hak ve özgürlüklerin alanını genişleteceğiz hükümetimiz ve partimiz olarak ama kolektif özgürlüğe hayır diyoruz. Egemenliğimizi kimse ile paylaşmayacağız.”

BAKAN EROĞLU; MİLLETE HİZMET İÇİN VARIZ

    Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu ise konuşmasında gazetecileri çok sevdiklerini ve onlara her türlü imkanı sağladıklarını ifade etti. Genelde kendileri ile aynı ailenin fertleri gibi olduklarını aktaran Bakan Eroğlu, İstişare toplantısına da değinerek, “Kamp çok güzel, aile havasında geçiyor. Biz bir aileyiz. Millete hizmet için varız. Bizim hedefimiz millete hizmet. Dolayısıyla dikkat ederseniz burada hep aziz milletimize ne yapabiliriz, ülkeyi daha çok nasıl kalkındırabiliriz hep bu projeler ortaya konuldu. Bunun dışında hiçbir başka etkinlik yapılmadı, onu da belirtmek isterim. Aslında biz kaplıcaya girmelerini istedik ama maalesef fırsat olmadı. Sabahın köründen geç saatlere kadar faaliyetler oldu. Her konuda ve bütün vekillerimiz görüşlerini belirtti. Sabahta bizler bakanlar olarak oturduk bütün vekillerimize hesap verdik. Onların tenkit tavsiyelerini aldık. İnşallah daha güzel hizmet etmek için gayret edeceğiz” diye konuştu.

 

 

Kaynak:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Bakan'dan Şehit Aileleri ve Gazilere müjde!
  • Şehit Yakınları ve Gazilerin sorunları anlatıldı
  • Şehit Aileleri ve Gazilerin talepleri iletildi
  • Şampiyonlar Kupası Fenerbahçe'nin
  • Meteoroloji uyardı!
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA