• İstanbul10 °C
  • İzmir13 °C
  • Ankara5 °C
  • Manisa11 °C
  • Adana14 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özbaş: Manisa İlçeleri ekonomisinden özetler
28 Aralık 2019 Cumartesi 15:14

Özbaş: Manisa İlçeleri ekonomisinden özetler

Osman Özbaş, ‘Manisa Şehir Yazıları’ kitabında geniş bir şekilde anlatılan ilçelerdeki yatırım fırsatlarına ilişkin çalışmasını kısaltarak, özetleyerek ve kısa başlıklar halinde optimushaber’ le paylaştı.

Manisa, hem tarihi hem üretim yapısıyla birçok avantajları kendinde barındırıyor; bölge sanayi yapısıyla önemli imalat kapasitelerini barındırdığı gibi, tarımsal üretimde de dünyaca ünlü markalara sahip. 

Osman Özbaş, ‘Manisa Şehir Yazıları’ kitabında geniş bir şekilde anlatılan ilçelerdeki yatırım fırsatlarına ilişkin çalışmasını kısaltarak, özetleyerek ve kısa başlıklar halinde optimushaber’ le paylaştı.
 
SALİHLİ:
 
Salihli’de tarım ürünlerinin çeşitlendirilmesi ve çiftçinin ürettiği ürünün değerlendirilmesi ancak tarım ürünlerinin ihracata dönük sanayi ürününe dönüşmesi ile mümkün bulunmaktadır. Bölgede bahçe tarımının yaygınlaşmasının ana nedeni iklim şartları nedeniyle yetiştirilen ürünlerin ova köylerine göre daha geç olgunlaşması ve yetiştikleri dönemde piyasada daha iyi fiyatla satılmalarıdır.
 
Bölgenin Sanayi yapılaşmasında en destek bölgede Gümrük Birimi’nin kurulmasıdır. Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulacak özellikle gıda sektörü ile ilgili fabrikalar çok önemli bir işlev yüklenebilir.
 
Zeytin lisanslı depoculuk faaliyetinin bir an önce hayata geçirilmesi ve zeytin-zeytinyağında ‘vade kontratlı’ borsa faaliyetinin etkinleştirilmesi, çok önemlidir.
 
GÖRDES:
 
Gördes, ormanlık alanı açısından Manisa İlçeleri arasında en geniş topraklarına sahiptir –hemen arkasında Demirci gelir-; buna karşılık toplam ormanlık kalitesi, baltalık ve koru ormanı açısından ‘normal’ ‘bozuk’ sınıflandırmalarında da birinciliği almaktadır. Böyle bir bitki zenginliğinin iyi bir planlamasının yapılması gerekir. Son yıllarda kiraz, çilek ve yayla bağcılığı üretimlerinden iyi sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Belli bölgelerde bezelye, domates, salatalık üretimi de yapılmaktadır ama özellikle biz patates üretiminin teşvik edilmesi gerektiğine inanıyoruz.
 
Bölgede Kayacık Ayvası ise bir marka değeri taşıyor; kayacık ayvasının pastane ürünlerinde kullanılacak kıvam, paketleme ve pazarlaması çok önemlidir, diye düşünüyoruz. Bölgede yeni gölet ve baraj yapımı çalışmalarının geliştirilmesiyle tarım ürünlerinde daha geniş bir ürün ve rekolte artışı elde edileceği muhakkaktır.
 
Bölgede tabiat parkları üzerinden yurtiçi-yurtışı turizm potansiyelinin araştırılması yerinde olur. 
 
KÖPRÜBAŞI:
 
Bölgede sönmüş lavların yüzeyde yarattığı etki o kadar geniş bir sahaya dağılmış ki mesela Tüf, yani yanardağ püskürtmesiyle dağılan tozların çökmesiyle oluşan toprak çok ilginç bir katman oluşturuyor. Ancak ilçenin bugün ki kaderi Demirköprü Baraj Gölü’ yle çizilmiştir. Baraj sahası içerisinde kalan ve halk tarafından ‘ova’ diye bilinen Gediz ve Demirci Çayı vadileri en düz ve verimli arazilerdir. Bölgede zeytin, badem, nar üretimi de başlıca geçim kaynaklarından biri. Nar ekim çalışmalarında Ege 22’ diye bilinen bir tür için yetiştirme alanlarında çalışmaları iyi sonuç veriyor, ama en önemlisi çilek. Çilek kalitesi dünyaca ünlü ve gelecekte bu bölgenin sadece bu ürünüyle bile dünya piyasalarında adının duyulacağına inanıyoruz. DİKKAT: 2 sene önce ihraç edilen bazı çilek kasalarında küçük de olsa taş çıktı... Lütfen dikkat! Bu konuda çileğin kalitesine göre sınıflandırma, alım yerlerinden ‘taze’ toplanması ve soğuk hava deposunun, yerli üreticinin karlılığını arttıracak en rantabl- verimli bir şekilde ihracata yönlendirilmesiyle ilgili olduğu kadar; paketleme kalitesi ile daha geniş ihracat aylarına dağıtılmasına da dayanıyor. ÖNERİMİZ: Salihli, Köprübaşı ile ekonomik-yatırım amacıyla lojistiğin sağlanması avantajlı olabilir; özellikle enerji üretim ile teknik kadroların istihdamı açısından iyi bir koordinasyonun sağlanması gerekiyor. 
 
İşte Kuzey Manisa Birlik Platformu ‘nun kurulması bu nedenle önemlidir. Platformda, Gördes, Köprübaşı, Demirci, Selendi ilçelerimizin belediye başkanları biraya geldiler ve bölgenin ortak problemlerini tespit etmek ve çözüme yönelik dayanışma için güçbirliği oluşturdular. Zaten bölge insanının, yatırımcıya bakış ve faydalı işler için el-birliğini teşvik eden bir zihniyet yapısı var; bu heyecan iyi değerlendirilmeli. Girişimcilerin yatırım çabalarını destekleyen birçok imkân var, mesela KOBİ’ler var, AB Kurumlarının teşvikleri var, enerji ya da Tarım ve Kırsal kalkınmayı Destekleme Kurumları var; hatta hatta, bölgeye has avantajlar düşünüldüğünde Sağlık yatırımlar var. Mesela Saraycık Kaplıcaları modern bir tesis haline getirilebilir, burada fokur-fokur sıcak su kaynıyor; jeo-termal sahaları geniş, coğrafi avantajları açısından yer altı kaynaklarına özel bir önem verilmesi gerektiği açık. . Üretimi çeşitlendirmede yeni adımlar atılabilir, Süs bitkileri, rüzgâr santralleri, soğuk hava depoculuğu da avantajlı alanlar gibi görünüyor.     
 
ALAŞEHİR:
 
Alaşehir hem iklim yönünden, hem de güneyinde ve kuzeyinde bulunan dağlardan (horst) ovaya inen alüvyon toprakları sayesinde çok verimli bir araziye sahiptir. Üzüm Birliği kurulmalı ve işler olmalıdır. (Bir not: Alaşehir’e kurulacak olan Üzüm Üreticileri Birliği gibi, Alaşehir’ de dayıbaşılar ve tarım çalışanları birliği kurulmalıdır. Bu birlik ile kaçak dayıbaşı ortadan kalkacak, çalışan işçi ve dayıbaşı zamanında parasını alacaktır. Ayrıca dayıbaşılar arasında yaşanan amele ücreti ve amele başı alınan ücret farkı da kalkacaktır.)
 
Bilindiği gibi ekonomilerinin bir tek ürün veya endüstriye bağlı olması, doğru bir planlama değildir. Bu nedenle üzümün yanında başka, çeşitli ürünlerin ilçede üretilmesi gerekmektedir. Buna tarım sektöründen örnek vermek gerekirse; pamuk veya seracılığı verebiliriz. Ancak bölgede yer altı sularının çekilmeye başlaması ilerisi için önemli bir sorun olabilir. Her halukarda Çiftçilerimizin sulama yöntemleri bakımından bilinçlendirilmesi, mesela salma sulama yerine damla sulama yapmaları gerekmektedir.. Bölgede alternatif ürünler yetiştirilmelidir; ‘gebere’ veya ‘cebellah’ adıyla anılan, suyu ve toprağı çok iyi koruyabilen, konserve ve ilaç yapımında kullanılan ve ihracatta da önemli bir yeri olan bitki yetiştirilebilir. Gebere, özellikle Almanya’ya ihraç edilmektedir. Zaten ilçenin hemen her tarafında bulunan bitkinin sadece daha da yaygınlaşması için bazı çabalar gerekmektedir. 
 
- Tahıl tarımı, tohum bakımından ıslah edilmelidir.
- Var olan mera hayvancılığı daha iyi cins küçük ve büyük baş hayvanlarla, ahır hayvancılığına dönüştürülmelidir. Elde edilen süt ve et mamulleri için tesisler de kurulmalıdır.
-Azmak adı verilen bataklık ve tuzlu toprakların yer aldığı alanlar drene edilmeli ve tarıma kazandırılmalıdır.
Alaşehir yer altı kaynakları bakımından da zengin bir bölge. Bir kere bölgede petrol arama çalışmaları devam ediyor. Hatta potansiyel olarak 30 milyon varil petrol rezerv tahmin ediliyor. Nitekim bölgede orta derinlikteki sondajlarda (180-213 ºC kuyu taban sıcaklığı) kaynaklar var değerlendirilmelidir. Ayrıca Köprübaşı’yla bağlantılı taban sularıyla ilgili veriler ışığında değerlendirildiğinde ikili çevrim yöntemi (binary cycle) gibi ileri ENERJİ HAMMADDE ETÜT ve ARAMA DAİRESİ BAŞKANLIĞI -2011 Yılı Faaliyet Raporu 54- teknoloji ile elektrik üretimi, konut ısıtmacılığı ve seracılık için uygun ilave potansiyel ortaya çıkarılacağı ve bu sahaların proje ile geliştirilebileceği düşünülebilir. 
 
SARIGÖL: 
 
Sarıgöl kuruluş yeri itibariyle Batı Anadolu bölgesindeki pekçok tarihi site devletinin yol bağlantıları üzerinde, Smyra (İzmir), Magnesia (Manisa), Sardes (Sart), Filedelfia (Alaşehir) ve Hiyerapolis (Pamukkale) güzergâhında stratejik önemde bir yerleşim yeri olarak göze çarpıyor. Selçuklu zamanında da Oğuz Boylarının göçleriyle, ardından Yıldırıp Beyazıt’ la Osmanlı Devleti için bölge Türk aşiretlerinin toprak sahasına girmiştir. Bu zengin demografik geçmişin izleri takip için Yörük aşiretlerinin bölge tarihindeki etkisini iyi bilmek gerekir. Mesela Afşarlar, Sarıgöl çevresindeki köylerde (Çağlayan, Bereketli, Afşar Köyü) yaşamlarına hâlâ devam ediyorlar. –Bu aşiretlerin Nadir Şah döneminde Horasan’ da yaşayan Afşar Aşireti’ nden olup, Anadolu’ daki diğer Afşar Aşiretleri ile bağlantısı olduğu söylenmektedir.
 
Sarıgöl Gediz Havzasındaki en verimli ovaların başlangıç noktasıdır. Sarıgöl’ ün taban sularının verimliliği nedeniyle, toplam tarım alanı içinde % 50’ ye yakın sulanabilir arazi vardır ki bu rakam meyve alanlarında daha yüksektir. Ayrıca bölgenin endemik bitkisi olarak kabul edilen Emcelli biberinin lezzeti ve Pazar şansının büyük olduğunu unutmayalım. Ayrıca İlçemiz, Alaşehir ile birlikte Ege’ nin önemli kestane üretim merkezlerinden biridir.  
 
Değerlendirme konusunda kısaca bir özet verelim:
 
1-Sarıgöl’ün ekonomik-sosyal yaşamının daha ileri düzeye çıkabilmesine en önemli engel Manisa-Denizli anayolu üzerinden, sapak yola dönülmesidir. Anayoldan geçenler bu ilçeyi neredeyse görmüyor. Karayollarının, transit geçişleri yavaşlatarak seyir durumundaki araçların buraya uğramalarının fiziki şartlarını kolaylaştırması lazımdır. Farklı kavşak düzenlemeleri ve yönlendirmeler yapılabilir. Elbette kamulaştırma üzerinden bu işler gitmez ama şu açık ki İlçenin kuruluş yerinin anacaddeyle bağlantısının yeniden düzenlemesine ihtiyaç vardır.
2- Sarıgöl bir üzüm diyarı olarak bu alanda çok verimli ve kaliteli ürünler yetiştiriyor; ancak bağcılık teknikleri konusundaki yeniliklerin uygulanması lazım. Mesela gıdada ilaçlama kalıntıları en büyük risklerden biri, o halde organik ilaçlama uygulamalarının yapılması lazım.
3- Bölgede seracılık yaygın değil, ama dağ köylerinde bu konuda bazı atılımlar yapılabilir. Dağ köylerinde meyve ağaçları çeşitlendirilebilir; mesela kestane, cennet elması gibi dikim sahaları belirlenebilir. 
4- Dağ köyleri denilince, buraları öyle yıkık-dökük, boş alanlar değildir. Ancak hem buralarda hem İlçe merkezine yakın alanlarda, pekçok yol, üzüm bağları arasındaki patikalardaki toz süprüntüleri bağların kalitesini bozmaktadır. Bölgede BAĞ ROTASI denilen (eko gastronomik) gezi programlarının planlanabilir. 
5- Bölgede Ahalinin eline yılın belli dönemlerinde gayet iyi paralar ellerine geçer. Ancak bu paraların değerlendirilmesinde yılın bir-iki ay’ın da yaşanan yoğunluk, harcama ‘kalitesinde’ zigzaglara neden oluyor; bu konuda hem tasarruf hem de ürün girdi maliyetlerine ilişkin ödeme kolaylıklarına karşılık gelen finansal bir sistem geliştirilmesi gerekiyor. (Ayrıca Sarıgöl’de Tüccarların Çiftçilere para ödemelerinde sorunlar olabiliyor; üreticilerin bazen mağdur olduğunu biliyoruz.)
6- Sarıgöl’de yaş sebze ve meyve işleyen birçok tesis kurulmuş, mesela anayol sapağından sol tarafta birbuçuk-iki kilometrede bazı üzüm işletmeleri var. Ancak ambalajlama daha yol katedilmeli. Buna bağlı olarak yüksek lezzet kıvamında şıralama tekniklerinin de farklılaşması yapılabilir. 
7- Alaşehir bağlantılı yaş-kuru üzüm satışında bir alışkanlık var; ancak belki iki ilçe biraraya gelerek bu üzüm diyarında lisanslı depoculuk faaliyetlerinin de altyapısını oluşturabilir; böylece önemli satış bağlantıları akredite edilebilir.
 
SELENDİ:
 
Selendi ekonomisi tarıma dayalıdır. Bu tarım sadece düz sahada düşünülmemelidir, dağlık alanların genişliği nedeniyle köy alanlarındaki sınırlı da olsa zengin bir gıda çeşitliliğine sahiptir. Bunlar buğday, üzüm, arpa, baklagiller, az miktarda mısır, susam, kiraz ve zeytin sayılabilir. Hayvancılık da önemli bir gelir kaynağıdır. Son yıllarda ahır, kümes ve besi hayvancılığı gelişme göstermektedir. Seracılık konusunda da önemli adımlar atılmaktadır.  İlçe topraklarında bakır-kurşun-çinko yatakları vardır.
 
Özetleyelim:
 
-Selendi dağlarındaki akarsuların ıslah ve gölet çalışmalarının yapılması gerekiyor. Bu konuda ciddi bir planlama yapılmalıdır. Artezyen aramaları da böyledir; derinlik ve ürün verimliliği etkileri iyi takip edilmelidir. Bu konuda mesela Çortak, Yağcı, Tepeyinan, Eskin Köylerinde (mahallelerinde) hayvan içme suyu göletlerinin yapılması çok yerinde olmuştur; ancak özellikle kış aylarında kaynak ve yağmur sularının depolanması ve bu göletlerin tarımsal amaçlı su kullanımına uygun kanalet sistemine bağlı olarak tarımsal çiftliklere dağıtımının planlanması gerekiyor. 
-Bu bölgenin coğrafi yapısı, şifalı ot, yaprak, kök ve çiçek çeşitliliğine uygundur; buna göre Devlet’in hazine arazileri üzerinde filoterapi eczacılığına ürün sağlayacak Farmakognozi çalışmaları yapması; yabani bitki ve aktar solüsyonları için, rekoltesi rantabl olacak, kalıntısız, sağlıklı ekim sahalarında deneme çiftliklerinin kurması yararlı olacaktır. Bunun yanında dağ köylerinde, ürün çeşitliliği anlamında ‘Çoklu Katlı Seracılık-teraslama’ veya meyve ya da çiçek tarlaları için çalışmalar yapılabilir.
-Bölgenin hayvancılık konusunda ‘stratejik’ çalışmalar yapılması, özellikle Kırsal Kalkınma Ajansları eliyle tür seçimi, bakım, yem –bitkileri üretimi-, hastalık sorunları üzerine devamlı kontrolörlerin gezmesiyle bilinçlenme ve daha büyük çiftliklere dönüşüm sağlanmalıdır. Bu konuda damızlık düve konusunda çok önemli çalışmalar var. Öte yandan yem girdilerine katkı sağlayacak besin değeri ve kalitesini arttıracak; depolama imkânlarını genişletecek yatırımlara ihtiyaç var. 
Dikkat: Tarım ürünleri haricinde saman balyalarının depolanacağı alanların özellikle standartlarının yükseltilmesi lazımdır. Bu konudaki sertifikasyonların öncelik kazanması ve talep şartları ile sevkiyat konularının ‘kırsal kalkınma’ projesi çerçevesinde hızla ele alınması lazımdır.
 
Bölge Doğa Turu Projeleri için bölge idealdir, ancak rota Salihli-Kula-Gördes ile birlikte yer almalıdır. 
 
GÖLMARMARA: 
 
Gölmarmara Anadolu’ nun ilk çağ dönemlerindeki bilgileri saklayan bir bölge; Gölmarmara’ nın Kaymakçı Tepesi’ nde önemli bir tarih zenginliğine rastlandı; bulgular M.Ö. 1600- 1200 yıllarına ilişkin bu bölgede bir medeniyetin kayıtlandığına işaret ediyor. Ayrıca Gölmarmara Hacıveliler Mahallesi’ nde, Lidyalıların atalarının yaşadığı büyük bir kale bulundu. Sözü edilen bu kaynaklar, ‘Lidyalıların atalarının’ izlerinin sürülmesi dünya tarihinin tarih referanslarını bile değiştirebilecek önemdedir. Bunlar Luvilerdir… Öyle ki Batı Anadolu’ da Luvi kültüründen daha eski hiçbir dil saptanamamıştır… 
 
Lütfen dikkat, bu kültürün varlığı M.Ö. 2500’ lü yıllara uzanıyor.  Luvi kültürüne ilişkin bulgular nedenle çok önemlidir. Gölmarmara’ daki bu çalışmalar hem Anadolu Kültürü’ nün uygarlık macerasının geriye götürülmesi açısından çok-çok önemlidir.
 
Bölge ekonomisi üzerine değerlendirmelerimizi kısaca yazalım.
 
-Gölmarmara için yapılan değerlendirmelerde en başta sulak alanlar üzerinden geliştirilecek projelere ağırlık verilmesi gerekecektir; gölde, akarsularda, göletlerde veya nehir, delta yerlerinde ne tür imkânlar üzerinden su ürünleri yetiştirilebilir, bunun incelenmesi gerekiyor... Bizce, fizibilite üzerinde uzmanların görüşünün alınması gereken bizim ilginç bulduğumuz bir su ürünü var; o da yengeç kültürü havuzlarıdır. (Bu konuda özellikle ‘Mavi Yengeç’ ürünü çok-çok yüksek fiyatlar yurtdışında alıcı buluyor ve dip örtüsü çamurlu yavan toprakla hazırlanmış yapay havuzlar oldukça ideal. Fakat biz buna isimlendirme vermeyelim, yengeç, karides hatta ıstakoz için çiftliklerin kurulup-kurulamayacağını önce araştırılalım!)
-Gölmarmara’ da ekolojik-tatil çiftlikleri kurulabilir. Ekolojik Tatil nedir?... İhtiyaçlarımızı basitleştirip doğayla ilişkimizi güçlendiren, Çitlik formunda yaşamdır; organik ürünlerle hazırlanan sağlıklı ev yemekleridir; keçi sağmak, dalından meyve toplamak, tarladan domates koparmaktır. Şimdi bunlar için ‘para mı verecekler’ diye düşünebilirsiniz… Evet, hem para ödüyorlar hem de iyi para ödüyorlar. İsterseniz Kuzey Avrupa ülkelerine ya da Japonya’ da bu konuda taleplere bakın, inanın bu bölge için ekolojik-tatil programlarının hazırlanması, uçak parası ve transferler dahil uygun bir fiyatla gayet önemli bir müşteri potansiyelini çekecektir. Gençler için Yetişkinler; aile ya da grup olarak bu talep öngörülerinin iyi araştırılması lazımdır. Tabii bir de ‘çiftlik formlarının’ iyi inşa edilmesi gerekiyor.
 
-Eskiden bu topraklarda manda yetiştiriciliği önemli bir yer tutuyordu, özellikle manda kaymağı, manda yoğurdu satan yerler vardı. Manda hayvanı, özellikle sulak alanların bir kısmının ‘sıtma’ üretiyor diye kurutulmasıyla besiliğinde de büyük bir azalma meydana geldi; bilindiği gibi manda, sulak yerleri seven bir hayvandır. Bu konuda yeni bir çiftlik kurma çabaları desteklenebilir. Nitekim manda yetiştiriciliği başta Tarım Bakanlığı olmak üzere çoğu kurum ve üniversite tarafından destekleniyor. Henüz ülkemizde modern koşullarda örnek manda çiftliği yok. Düşük faizli uzun vadeli krediler ise Girişimcileri bekliyor.
-Tarla Bitkileri yetiştiriciliği arasında Fasulye’ nin bölge şartlarındaki verimlilik ve kalite artışına ilişkin çalışmaların yapılması yararlı olacaktır, (soya fasulyesi değil).
-Belli yer seçimlerindeki ekolojik denge zenginleştirilmesi gözetilerek ‘bal ormanları’ projelerine ağırlık verilebilir.
-Tarımsal ilaçlama faaliyetlerinde, organik ilaçlama tekniklerinin araştırılmasına ağırlık verilebilir. 
 
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA