• İstanbul24 °C
  • İzmir32 °C
  • Ankara22 °C
  • Manisa31 °C
  • Adana26 °C

Erdal Çil / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ÖFKESİZ YAZILAR

10 Ağustos 2019 Cumartesi 09:50

Meğer ne çok öfkemiz varmış içimizde biriktirdiğimiz!

Geçen yazımdan sonra ne dönüşler oldu sormayın.

Meğer bir öfkelenmek kalmış ellerinde.

Meğer öfkeleri de olmasa eli kolu bağlı kalıp oturacaklarmış.

Öfkelenmemek, öfkelendiklerine kayıtsız kalmak hatta zamanla onlara benzemek gibi bir sürece de itebilecekmiş onları.

Zaten elleriyle veya dilleriyle haksızlığa karşı duramadıkları için ancak kalpleri ile buğz ede ede bu öfkelerini büyütmüşlermiş vs, vs…

Yazımda en çok yönetenlere karşı öfkeleniyoruz demiştim. Sonrasında da: “Evde anne-babamıza, okulda öğretmenlerimize, apartmanda yöneticimize, işyerinde amirlerimize derken büyüte büyüte gidip devletin en tepesine kadar gidip dayanıyoruz” demiştim ama onlar direkt en sona gidip, devletin en tepesine dayanmışlar bile.

Çok şükür demokratik bir ülkede yaşıyoruz ve devletin en tepesinde de ilk defa direkt olarak halkın oyuyla seçilen biri oturuyor.

Sevmiyor, beğenmiyor, icraatlarını kendiniz ve ülkemiz adına tehlikeli de bulabilirsiniz ve anlayabilirim de sizi ama benim derdim; bu olumsuzlukların sizin sağlığınız için sizi ne denli önemli bir tehlikeye sevkettiği ve içinizde giderek sizi kemirip duran öfkeniz.

Velev ki karşınızdaki nefret dili kullanıyor diye sizin de nefret dili kullanıcısı olup çıkmanız ne kadar doğru?

Siz nasıl ki size nefretle hitap eden birine karşı negatif bir tavra bürünüyorsanız sizin kullandığınız dile karşı da, karşınızdakiler negatif tavır içine gireceklerdir.

Neticede sizin de oy kullandığınız bir ortamda o, sizin de içinde bulunduğunuz toplumdan en çok oyu alarak seçilmiştir ve artık seçim de bitmiştir. Geçmiş değişmeyeceğine göre şimdi artık daha salim düşünerek bir sonraki seçime daha iyi hazırlanmak yerine ona öfkelenip durarak hatta öfkenizi daha da büyüterek ona oy verenlere bile öfkelenerek sağlığınızı korumanız mümkün değildir.

Oysa bir düşünün! Siz seçimi de zaten çok öfkelendiğiniz için kaybetmiştiniz!

Kazanmak için önce sağlıklı olmak, aklınızı idrakinizi öfkeye kurban etmemek zorundasınız.

İnanın birçok propaganda, kara propaganda, haber, paylaşımlar falan sırf sizi öfkelendirmek, çileden çıkarmak için yapılıyor. Bununla ilgili merkezler kuruluyor, feyk hesaplar açılıyor, videolar üretiliyor, teknikler kullanılıyor ve zaten siz biraz olsun bunlara hazırlıklı olsanız bile toplumun önemli bir kesimi düşüyor bu tuzağa ve sağlığını kaybedip, birer engelli bireye dönüşüveriyorlar.

Bireylerinin çoğu böylesi düşünme engelli olan ve savrulan bir toplum, ne kadar sağlıklı düşünebilir, sağlıklı fikirler üretebilir ki?

Hepimiz bulaşıcı bir öfke illetinin muzdaripleri gibi, patlamaya hazır birer el bombası gibi dolaşıyoruz ortalıkta. İşyerlerinde, sokakta, trafikte kısaca insan olan her yerde, her an görünmez tehlikelerle karşı karşıyayız. Hafif bir ritm bozukluğunda, teker hafifçe yoldan çıktığında teni araçlarımızı uyaran teknolojik uyarılar olmasına rağmen bizler uyarılmıyor bilakis yangına kürekle gidiyor ve insanlığımızdan çıkıyor, birbiri ardına hep sonrasında pişman olacağımız işlere sürükleniyoruz.

İnsan, bir saniye içerisinde bile birden fazla şey düşünüp aynı anda yine birden fazla işler yapabilirken içinde öfke biriktiren, öfke barındıran insan bir tek öfkesini yatıştıracak işler düşünebilir. Ne eline, ne ayağına, ne aklına, ne kulağına, gözüne sahip olabilir. Bütün bedeni hatta ruhuyla, idrakiyle bile öfkesine takılır, yatağa bile onunla girer, rüyalarına dahi onu sokar.

İyi bir teknik direktörsünüz. Takımınız ilk yarıda tanınmayacak kadar kötü oynadı ve rakibi de bir o kadar iyi oynadı ve devreye hiç beklemediğiniz bir skorla girdiniz. Soyunma odasında öfkelenip, sağa sola vurup bağırmanızın size bir faydası mı olur? Aksine! Tek tek bütün oyuncularınıza sakin olmalarını, onların asıl güçlerinin bu olmadığını iyi bildiğinizi, onlara sonuna kadar güvendiğinizi, akıllı olup sonuna kadar sağduyuyu elden bırakmamalarını ve terlemelerini isteyerek motive eder ve sahaya sürersiniz. Yeniğiz diye öfkelenmelerine fırsat vermez, kart görmelerini engeller onları akla ve sağduyuya davet edersiniz ki doğru olan, yapılması gereken de budur.

Sosyal medya, zaten çoğumuzu başta çocuklarımızı sosyal hayattan çekip kendi içine alıp yok etti. Sosyal hayatın içinde artık çok daha zayıf ve çelimsizler onlar. Müthiş bir kırılma döngüsü içerisine hapsolmuş, küskünlük ve çürüme arasında zaten sürekli nefret geliştiren çocuklarımız için iyi bir örnek, bir kurtarıcı olmak yerine daha çok kronik stresle hareket eden bireyler olmamızın kime faydası olabilir ki?

Hiç kimse böyle yaşamayı hak etmiyor!

Nefretle birleşmiş öfkeden daha zehirli bir duygu, insanlık için daha tehlikeli bir durum olamaz.

Öfkesiz yazılara devam edeceğim. Bir sonraki yazımda en öfkeli insanları yazacağım. Hani yaptıkları işlerden dolayı kibirlenen, burnunun ucunu bile görmekten yoksun çevremizdeki insanları.

Bu yazı bir kurban arifesinde kaleme alındı. Bıçağa boynunu uzatan İsmailcesine bir teslimiyet belki de insanlık üzerine çöreklenen bütün nefretin sona ermesine vesile olacak. Akacak kanlar, akan mazlum kanlarının dinmesine, öfkelerimizin bitmesine vesile olacak. Gözlerimiz, gönüllerimiz açılacak, daha engelsiz daha bir özgür olacağız öfkelerimizden kurtularak.

Bütün samimiyetimle diliyorum sizin için, hepimiz için!

Bayramınız hayırlara vesile olsun.

 

                                                                                                                                                                                                                                                           10.08.2019

                                                                                                                                                                                                                                                              Erdal ÇİL

                                                                                                                                                                                                                                              cerdal48@gmail.com

 

Bu yazı toplam 153 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Fitch: 'Türk bankaları kredi büyümesi teşviki kısa vadeli bir tehdit değil'
  • Hacire Akar, oğlunu HDP' den geri istiyor
  • Dünyadaki buzulların erimesiyle deniz seviyesi 65 m yükselebilir!
  • AB’den Çinli Teknoloji Şirketlerine Karşı Önlem Planı
  • ypg/pkk' nın Suriye'nin kuzeydoğusunda bazı siperleri yıkıldı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA