• İstanbul12 °C
  • İzmir13 °C
  • Ankara6 °C
  • Manisa12 °C
  • Adana12 °C

Erdal Çil / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Neymiş 24 Haziran?

27 Haziran 2018 Çarşamba 22:46
Bir kere sıradan bir tarih değil!
 
Yedi düvelin ellerini ovuşturup dursalar da yüzlerinin yine düştüğü, sandıktan: ”TAMAM” sesini alamayıp, bir kez daha hüsrana uğradıkları bir tarih.
 
Olmadı Mansur olmadı İlhan olmadı Ekmelettin olmadı Gül olmadı Şener olmadı Meral olmadı Muharrem deyip: “Uslan artık deli gönül, bak gelip geçiyor ömür” şarkısını yıllar sonra da hatırlatan bir tarih 24 Haziran.
 
Son yıllarda ufuklarında ne ülküsü kalmış ne milliyetçiliğinden eser kalmış birçok şaşkının diyar diyar savrulup hedeflerine Turan, rehberleri Kuran ‘dan hedefleri Tayyip, rehberleri bilmem ne cehennemin dibine savrulan bir sürü nato mermer kafanın, kafalarını milletin azim ve kararlılığına çarptığı tarihtir 24 Haziran.
 
Sözde kutsallıklarının nişaneleri olan laiklik ilkesine rağmen, spor alanlarında, süslü balolarda, sokaklarda, meydanlarda bangır bangır bağırarak Mustafa Kemal’in askerleri olduğunu iddia eden çapulcuların, verdikleri oylarla aslında başka bir Kemal’in, Kandil’in, Apo’nun askerleri olduğunun bütün kamuoyuna ifşa edildiği, suçluların suçüstü yakalandığı tarihtir 24 Haziran.
 
Kendi oylarıyla asla bir vatandaşın oyunu eşit görmeyen sahte, satılmış aydın bozuntularının bütün ilmi, edebi, sinsi planlarının bir kere daha bozulduğu, algı operasyonlarının iflas ettiği, kumdan kalelerinin yerle bir edildiği tarihtir 24 Haziran.
 
Bütün nişanelerini bu iktidar sayesinde almasına rağmen, bütün hayat standartlarını kimsesizlerin kimsesi olmuş bu iktidar sayesinde almasına rağmen bu iktidardan görünüp yıllarca iktidarın altını oyan, baronlaşan, simsarlaşan, lümpen bozuntusu, özünü kaybetmiş,  hain ve desisecilerin de boylarının ölçüsünü aldığı tarihtir 24 Haziran.
 
Hantal devletin, despot devletin, bürokratik devletin bütün sevimsizliği ile demokratik, yeni, hizmetkar devlete eğilerek göz kırptığı tarihin adıdır 24 Haziran.
 
Türk Milliyetçiliğinin asla bir put milliyetçiliği olamayacağı; İslamı özüne almayan, ruhuna işlemeyen bir Türk Milliyetçiliğinin asla bu topraklarda karşılık bulamayacağının, Türk Milliyetçiliğinin durduğu yer itibarıyla asla devlet dışı, dış güçlerle konumlandırılamayacağı, ve Türk Milliyetçiliği fikrinin de kendi öz vatanında asla başka milliyetçiliklerle kıyas edilemeyeceğinin bütün dünyaya ilan edildiği tarihin adıdır 24 Haziran.
Urumçi’den, Kırım’a; Hazara’dan Bakü’ye, Altay’lardan Tuna’ya, Keş Dağlarından Viyana’ya, Endonezya’dan Filistin’e, Arakan’dan Keşmir’e, Saraybosna semalarından Vardar Ovasına kadar bütün inananların, bütün mazlumların dualarının birleştiği, gözyaşlarının dile geldiği tarihin adıdır 24 Haziran.
 
Öz yurdunda garip, öz vatanında parya olanların; umutlarını, ümitlerini yıllardır hep Sakarya dizelerine gizlemiş bir neslin sevinçlerinin nakşolmuş tarihidir 24 Haziran.
 
Bilene bilene tükenen bıçağın, gökyüzünün tükenen maviliği henüz eskimeden kınından çıkıp, göklerden gelen sese kulak vererek, yenilgi yenilgi büyüyen zafere ulaştığı tarihtir 24 Haziran.
 
Yüzüstü çok sürünenlerin, marabaların, kimsesizlerin, zencilerin, gözü yaşlıların, ağzı dualıların, sabırda sınır tanımayanların, öfkesini içine kusanların, Yavuz’ların, Yunus’ların, Ayşe’lerin, Satı’ların, Ökkeş’lerin velhasıl bu yurdun bütün isimlerinin kenetlendiği tarihtir 24 Haziran.
 
Abdülkerim Satuk Buğra Han’a emanet edilen şerefin, Muhammet İkbal’e tekbirlerle gönderilen o gül kokulu, Çanakkale kokulu bir şişe kanın; Afrin’de, Münbiç’te, Telafer’deki yiğitlerin kanlarıyla buluşup, Horasan’da dedelerin dudaklarındaki dualarla birleştiği bir mübarek gündür 24 Haziran.
 
“Düsturu Halasımız Olan Misaki Milli’yi Safhayı Tarihe Yazan Milletin Demir Elidir” sözüyle Türkiye’nin toprak bütünlüğü konusundaki hedeflerinin mimarı olan Gazi Mustafa Kemal’in istismarcılarına karşı cesaret ve azimleriyle Gazi’nin o işaret ettiği hedefte canları pahasına destanlar yazan, zalimlerin düşmanı, cesaretin timsali cephelerimizin ve gönüllerimizin sahibi yiğitlerimizin muratlarının gerçekleştiği bir bayram gününün adıdır 24 Haziran.
 
Hasta diye yataklarda ölüme terkedilen, öldü diye mezarı hazırlanan, tamam bitti diyerek kahpeliklerin en alasıyla, zulmün en acımasızcasıyla imtihan edilen bir büyük milletin ille de devam, sonuna kadar devam dediği; “Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal”  dizeleriyle yeniden dirildiği tarihin adıdır 24 Haziran.
 
Kutlu olsun! 
 
Allah milletimizi, başına layık gördüklerini, Allah’ın rızasından, Kuran’ın nurlu yolundan, büyüklerin duasından, Nizam-ı Alem davasından ayırmasın!
 
Milleti sayanı, milleti seveni millet ile büyütsün.
 
Çocuklarımızı, gelecek nesillerimizi 15 Temmuz’ları, 24 Haziran’ları unutmayıp,  kıymetini bilenlerden eylesin.
Selam ve dua ile….
 
           Erdal ÇİL
      cerdal48@gmail.com
 
Bu yazı toplam 294 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA