• İstanbul23 °C
  • İzmir26 °C
  • Ankara19 °C
  • Manisa24 °C
  • Adana25 °C

Ümit Taydaş / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Milletleşme Olgusunu Tamamlamış Yetmiş Milyonun Özlemiyle

14 Temmuz 2012 Cumartesi 00:32

Çocuk gürültüyle uyanmıştı. Sabah mı olmuştu ne? Daha ortalık karanlıktı. Okula gitmek için vakit vardı demek ki. Annesi ile babası kavga ediyorlardı. Yan tarafta yatan ablaları sesleri duymamak için yorganı kafalarına kadar çekmişlerdi. Annesi bağırıyordu, çocuk içinden geçirdi: ‘‘Ne olur sus anne’’ diye… Nedeni ise, birazdan babasının geçim sıkıntısı yüzünden annesine şiddet uygulamasından korku duymasıydı. Ekonomik sıkıntı bir aileyi ne hale getiriyor, hiç düşündük mü? Bu söylediğim ülkemin her noktası için geçerli; lakin doğu için terörizmin orada kendine hizmetkâr bulabilmesi adına kullanacağı bir mesele olması nedeniyle çok daha iyi irdelenmesi gereken bir mevzudur. Çocuk soğuğun da etkisiyle yataktan kalkamıyordu. Evleri o kadar küçüktü ki, yattıkları oda bir de mutfak vardı. Yorganı başına kadar çekti. Evde yaşanan tartışmaya kulaklarını mühürlemek istiyordu, düşüncelere daldı. Üç ağabeyi, iki ablası vardı. Geçen sene bu zamanlar ağabeyi dağda ölmüştü, artık yoktu. Örgüte katıldı ve hayatını kaybetti. Niçin kendi askerine, polisine, öğretmenine, günahsız insanlara kurşun sıkar duruma geldi? Nerden gelmişti abisi aklına? Kimler onu kandırmıştı? Bir hiç uğruna ölüp gitmesine sebebiyet vermişti. Kendi memleketine kim onu düşman yapmıştı. Bu insanları temsil ediyoruz diyenlere değil, her bir ferdine yakınlık kurarak asıl olanı anlatmak daha doğru değil mi? Bir ailenin bu durumu yaşamaması adına evlatlarının kendi ülkelerine düşman olmaması için devletin sıcak yüzünü göstermesi, ben buradayım demesi, sahip çıkıp kol kanat germesi önemli. Bölge insanı devletinin gücünü ve büyüklüğünü hissetmeli; yani bize sahip çıkılıyor diyebilmeli. Devletimizi burada yok farz edip, terör örgütünün gücüne büyüklüğüne inanırsa insanımız terör örgütüne karşı mücadele başarılabilir mi? İnsanlarımızı kandırıp bu hale getirenlere gerekli cevabı vermemiz demokrasi ihlali olmayacaktır. Zira böyle yapılmazsa demokrasinin uygulanacağı toprağı bulmamız biraz zor olur dersem, sanırım ileri gitmemiş olurum. Bu insanlara iş alanları ve ek istihdam yaratmanın bilincinde hareket edilmesi ülkelerine bağlı yurttaşların oluşturulmasında ilk adım olacaktır. Vatandaşlarımızın ekonomik sıkıntıları psikolojilerini de etkiler. Bu bunalım içerisinde terör örgütü kendine kandırabileceği insanları temin etme olasılığına kavuşur. Evlerinde ağabeyi hakkında konuşmak yasaktı, hiç kimse onun hakkında konuşmazdı. Diğer ağabeyini düşündü, şehirde çalışıyordu. Kendini parasızlıktan kurtarmak ümidi ile mücadele veriyordu. Bölgede yaşayan halka sahip çıkılması, Türkiye’nin üniter yapısı için şart. Eğer böyle davranmaz oranın insanını siyaset yapıyorum sendromu ile hareket eden bir takım yapılara terk edersek; zihinlerin bulandığı, ne yaptığını bilmeyen kitlelerin oluşmasıyla karşı karşıya gelindiğini görmeye devam edeceğimizi hatırlatmak isterim. Bu insanların haklarını savunuyoruz diye haykıranlar medyada barış ve kardeşlik adına gerekeni yapıyoruz, ifadeleri ile amaçlarına ulaşmaya gayret edeceklerdir. Evde sesler kesilmişti, çocuk usulca kafasını yorgandan dışarı çıkardı. Baktı, ablaları da sessizliği dinliyorlardı. Çocuk usulca yataktan kalktı, camın kenarına geçti, dışarıda kar yağıyordu. Yarın okula gitmek zor olacak diye düşündü. Belki de jandarmadaki asker ağabeyleri yine onları okula götürmek için gelirlerdi. Her sene kar yağmaya başlayınca asker ağabeyleri köye gelip çocukları topluyorlar, okula götürüyorlardı. Annesi içeri girdi, çocuk camın kenarından ona baktı. Anne, ablasının yanına geçti. Birbirlerine sarıldılar, şimdi ikisi de ağlıyorlardı… Ne olmuştu acaba? O, yarın okula gitme derdini düşünürken bu ağlamalarda nerden çıkmıştı. Güneş yeni doğarken bizim kutu gibi evimizde yine kargaşa vardı; ablam hem ağlıyor hem de annemle beraber büyük çarşaflara eşya sarıyorlardı... Dışarıdan sesler geldi, bir sürü adam vardı. Babam yaşlı bir amcayla evimize girdi, işte kız bu demişti. Adam bir demet parayı babama verdi. Ne acıydı, ablam ağlayarak gidiyordu… Eğitim eksikliğinin ortadan kaldırılması adına atılması gereken önlemler, yukarıda belirttiğimiz konu için ne kadar önemli. Bilinçli yurttaşların yetişerek ülkelerine bağlı olmalarının yanında, üzerlerine düşen yükümlülüklerin farkında lığıyla hareket eden, ancak ve ancak bu coğrafyada rahat etmemizin ulus bütünlüğünün sağlanması ile gerçekleşebileceğine inanan, milletleşme olgusunu tamamlamış yetmiş milyonun özlemiyle…

 

Bu yazı toplam 520 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Manisa'daki 'pis kokuların' Alaşehir kaynağında Seks Skandalı çıktı
  • Zerrin Özer, hastane çıkışı görüntülendi
  • Özel sektörün yurt dışı kredi borcu azaldı
  • İmamoğlu TRT' de...
  • Rolls-Royce, Siemens'in elektrikli uçak bölümünü satın alıyor
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA