• İstanbul23 °C
  • İzmir24 °C
  • Ankara18 °C
  • Manisa25 °C
  • Adana23 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MHP Genel Başkanı Bahçeli: Yönetim sistemleri Ayet hükmü değildir!
02 Temmuz 2019 Salı 12:30

MHP Genel Başkanı Bahçeli: 'Yönetim sistemleri Ayet hükmü değildir!'

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Yönetim sistemleri Ayet hükmü değildir, ihtiyaç hasıl olduğunda değişebilecektir'
MHP Genel Başkanı Bahçeli paertisinin grup toplantısında konuştu...
 
MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Yönetim sistemleri Ayet hükmü değildir, ihtiyaç hasıl olduğunda değişebilecektir"dedi.
 
Bahçeli'nin konuşmasından yönetim sistemi üzerine bazı satırbaşlıkları:
 
 
‘Yönetim sistemleri ayet hükmü değildir’
 
''Yönetim sistemleri ayet hükmü değildir. İhtiyaç hasıl olduğunda değişecek ve dönüşecektir. Burada asıl mühim husus, yönetim sistemi üzerindeki analitik değerlendirmelerin, değişim taleplerinin maksat ve muhtevasının ne olduğuyla ilgilidir.
 
''Sistem mimarisinin bileşenleri arasında denge ve uyum gözetilmeden, ara ve ana hedefler isabetle belirlenmeden, bundan da öncelikli olarak milli iradenin onay ve oluru alınmadan ezkaza atılacak her adım boşlukta kalacak, her hamle berhava olacaktır. Hiçbir yönetim sistemi sabahtan akşama kurumsallaşıp kökleşmeyecektir. Emek verilmeden, sabır gösterilmeden, ortak akıl ve çabayla mücadele edilmeden devlet ve toplum hayatının sistemsel olarak yeni baştan düzenlenmesi hemen olacak bir iş değildir.
 
''Cumhuriyet’in kuruluşundan 93 yıl sonra Türkiye FETÖ işgal teşebbüsüne, senaryosu emperyalizm tarafından yazılmış kanlı ve karanlık bir operasyona direkt muhatap olmuştur. 
 
'' Hamd olsun, Türk milleti tankların önüne yatarak, kanunsuz ve korsan şekilde uçurulan savaş uçaklarına ve helikopterlere meydan okuyarak istiklalini kurtardı, istikbaline sahip çıktı. Söz konusu mücadele ruhu sokaklarda, caddelerde, meydanlarda, köprülerde devleşen milletin 15 Temmuz destanı olarak milli hafızalara kazındı.
 
 
‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi keyfi olarak kurulmadı.’
 
''Parlamenter sistemle daha fazla mesafe alamayacağımız 15 Temmuz’da belli olmuştu. Devletin hızlı karar alması, etkin ve verimli çalışması lazımdı. Yasama, yürütme ve yargı arasında silikleşen sınır çizgilerinin belirgin ve berrak şekilde netleştirilmesi, bu üç erk arasındaki demokratik ayrımın belirginleştirilmesi büyük bir zorunluluktu. Milli güvenliğimiz ağır baskı ve dayatmalar altındaydı.
 
''İç ve dış sorunlarımız artıyor, tırmanıyordu. Devlet yönetiminde varlığı malum olan fiili düğümün çözülmesi, bu suretle yasal ve anayasal bir hüviyete kavuşturulması gerekiyordu. Sonuç itibariyle Türk milleti, 16 Nisan 2017 Halkoylamasıyla Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne evet demiş, geleceğini bu yeni sistemde görmüş ve kabullenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti 16 Nisan 2017 itibariyle fiilen, 9 Temmuz 2018’de de resmen üçüncü evreye geçmiştir. Önemle ifade etmek isterim ki, kefili milli irade ve Türk tarihi olan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi keyfi olarak kurulmadı.  Basit ve günlük siyasi dürtülerle harcı karılmadı.  Cılız ve çıkarcı emellerle çatısı örülmedi.  Günü kurtarma hesaplarının neticesi olarak içeriği ve rotası tayin edilmedi.
 
''Önümüzdeki 9 Temmuz günü yeni sistemin bir yılı dolmuş olacaktır. Kuşkusuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilke ve esaslarıyla oturması, kurum ve kurallarıyla güçlenmesi zaman alacaktır. Dünya üzerinde hiçbir hükümet sistemi kısa sürede umut edilen fayda ve sonuçları tam manasıyla vermemiş, verememiştir. Bu da son derece normaldir, beklenen ve ölçümü yapılan bir durumdur.
 
 
‘Bize göre Türkiye’nin yönetim sisteminden kaynaklanan zafiyetleri son bulmuştur.’ 
 
''Parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş sürecinde var olan uyum sorunlarının aşılması kaçınılmazdır. Bize göre Türkiye’nin yönetim sisteminden kaynaklanan zafiyetleri son bulmuş, nihayete ermiştir. Bu gerçeğe rağmen, sistem tartışmasını yeni baştan açmanın ne ülkeye, ne millete, ne de demokrasimize hiçbir yararı olmayacaktır. Müflis tüccar nasıl eski defterleri karıştırıyorsa, ikiyüzlü siyaset bezirgânları da eski sisteme dönüş yollarını aramaya koyulmuşlardır.
 
''Cumhuriyet Halk Partisi ile yanında yöresinde hizalanan icazetli partiler, sözde uzmanlar, yarım aydınlar, malum köşe yazarları yeni hükümet sistemini hedef tahtası haline getirmişlerdir. Kerametleri kendilerinden menkul bu çevrelerin, parlamenter sisteme övgü üstüne övgü yağdırmaya başlayarak, son bir yıllık geçmişin bütün olumsuzluklarını yeni sisteme yükleme teşebbüsleri zeka özründen ziyade akıl eksikliği, ahlak zayıflığı, köhne ve kötürüm bakışın neticesidir.
 
'Ruhunu CHP’ye satan İP’ten, yuları Kandil’e teslim edilmiş HDP’den bu memlekete, bu millete en küçük hayır gelmesi bile düşünülemeyecektir'
 
''CHP önce suyu bulandırmakta, sonra da bundan rahatsız olduğunu açıklamaktadır. Bu siyaset tarzı çürüktür, güdüktür, güdümlüdür, bayağıdır. Bilinmelidir ki, CHP’den hiçbir halt olmayacaktır. Ruhunu CHP’ye satan İP’ten, yuları Kandil’e teslim edilmiş HDP’den bu memlekete, bu millete en küçük hayır gelmesi bile düşünülemeyecektir. Bunlar zilletin sacayağıdır, Türk milleti bunları başından mutlaka savacaktır. CHP demek kriz demektir, kaos demektir, kavga demektir, kargaşa demektir. İster sevsinler, ister sevmesinler, durmayıp papatya falı açsınlar, baktılar olmuyor hemen tanıdık medyumlara koşsunlar, fakat ne yapsalar boştur, ne etseler nafiledir. Çırpınışları da boşunadır. Zira Türkiye’nin geleceği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’dir. Bu gelecek de bir gün gelecek, millet zilleti eninde sonunda alt edecek, hakikat çirkefi ve siyaset çirkinliğini inanıyorum ki kalbura çevirecektir.''
 
 
 
 
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA