• İstanbul8 °C
  • İzmir9 °C
  • Ankara9 °C
  • Manisa9 °C
  • Adana15 °C

Ali Arslan / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mehmetçiklerimiz İçin Ağlayalım!

17 Ekim 2012 Çarşamba 21:08

“Türkiye'nin ağlayan Genelkurmay Başkanlarına, ağlayan Başbakanlara, ağlayan Bakanlara ihtiyacı var”

Bülent Arınç

Hakkâri’de bir baba sefil kıyafetler içinde elinden tuttuğu çocuğu ile gelir. Der ki; Benim çocuklarımdan bir tanesi dağa gitti, 3-4 tanesi de perişan vaziyette. Ama içlerinde en akıllısı bu, bunu sizin yurdunuza alın ve okutun 'bu bari kurtulsun' der. Yurt idarecisi der ki; 'her yerimiz dopdolu. Sizin gibi babalar geliyorlar (biz koridorda dahi yatarız) diyorlar, ama kusura bakmayın Milli Eğitim denetliyor, kaymakam denetliyor yurdumuzda çocuğunuza yer yok.' Adam zannediyor ki para pul meselesi. Diyor ki; 'elimde ne varsa satar savarım, size veririm, çocuğumu alın ve okulunuzda okutun. Kurtulsun.' Yurt idarecisi ellerini yana açıyor '3 veya 6 ay sonra bir gelin bakalım bir yer boşalırsa biz de sizi alalım' diyor. Bir tarafa not da alıyorlar. 6 ay sonra bir yer boşalıyor ve hemen adamcağızı arıyorlar. 'Gel seninle hemen görüşelim' diyorlar. Adam geliyor. Diyorlar ki; 'senin oğluna da sıra geldi, yurda alabiliriz.' Adam iki gözü iki çeşme 'geç kaldınız oğlum dağa çıktı' diyor. ( Ve Sayın Arınç ağlamaya başlıyor...)

Manisa’da bir baba sefil kıyafetler içinde elinden tuttuğu oğlunu okula yazdırmaya gidiyor. Ama köyde okul olmadığı için en yakın başka bir köye gitmesi gerektiğini öğreniyor muhtardan. Okutmasam diye düşünüyor ama çocuk ağlamaya başlıyor. Dayanamıyor ve köyden bir traktör ile gidiyor çocuğunu okula kayıt ettirmeye. Okula varıyorlar okulda kimse yok. Soruyorlar muhtara öğretmen yok mu köyde diye?

O da diyor ki “ geçen yıl gelen öğretmenimiz sözleşmeliymiş. KPSS’yi kazanamamış o nedenle bizde çocuklarımızı ilçeye göndereceğiz “diyor.

Baba bakıyor çocuğuna, evladını boynu bükük görünce dayanamıyor ve gidiyor ilçeye. Varıyor kayıt yaptırılacak okula... Müdür diyor ki; “önce okul aile birlik hesabımıza şu kadar parayı yatır gel, sonra şu şu evraklarını tamamla sonra çocuğu getir kayıt yapalım” diyor.

Baba elini cebine atıyor, cebin astarı eline geliyor. Damdaki inekleri de bankaya olan borcundan dolayı satmıştı.

 Düşündü ne yaparım diye!

Tekrar okula gelip rica etti müdürden ama müdür “ kusura bakmayın, yapacak bir şeyim yok. Çocuk yapmasını biliyorsanız bakmasını da bileceksiniz” dedi.

Umutsuzca çocuğunu okutmak için köydeki tek koyununu da sattı baba. Ve okula kaydettirdi çocuğunu. Fakat bir de çocuğun harçlığı ve servis ücretleri vardı. Nasıl karşılarım bunları diye düşünürken, tarlasını satarsa rahatlardı biraz.

Hemen muhtara söyledi ve tarlasını da sattı çocuğu için. Başkalarının yanında eşiyle birlikte çalışıyor ve geçimini böyle sağlıyordu. Zor oluyordu ama çocuğu için değerdi. Ne de olsa tek evladıydı. Okuyup o da ailesine bakacaktı...

Her gece aynı şeyleri hayal etmekten bıkmamıştı. Oğlunun evlendiği günleri ve olacak olan torunlarını. Nasıl olsa evladı okuyacak ve bu zor günler de geçecekti.

Günler, ayları, aylar da yılları kovalıyordu. Oğlu okumuş liseyi ve üniversiteyi de bitirmişti. Ama öğretmen olması için üniversiteyi bitirmek yetmiyordu sadece.

Birde KPSS’yi kazanması gerekiyordu. Sınava girmişti ama köyde ailesine destek olduğu için sınava çok iyi hazırlanamamıştı. Kazanamadı sınavı!

Ailesi dedi ki; evladım!

Asker ocağı peygamber ocağıdır. Bilirsin köyde askerliğini yapmayana kız bile vermezler” dedi.

O da “vatan borcu namus borcudur” diyerek elleri kınalı gönderildi askere. Acemi birliği, usta birliği derken son günler yaklaşmıştı tezkeresine.

Ama hainler bir gece ansızın karakola saldırdı. Ve hayatta tek dayanakları olan oğullarını bu hain saldırı da şehit vermişlerdi. Tek evlatları vardı. O da vatan için şehit olmuştu. Bütün hayalleri yıkılmış, sanki dünyanın sonu gelmişti.

Cenazesine katılan herkes “ şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganları atarak terörü lanetliyordu. O güne kadar köyün varlığından bile habersiz olan vekiller ve diğerleri şehidin tabutu başında saf tutmuş,  aile ile birlikte gazetelere, televizyonlara beraber poz verip aynı nutku atıyorlardı. “ Terörle mücadelemize kararlı bir şekilde devam edeceğiz. Şehidimize Allah’tan rahmet ailesine ise sabır diliyoruz. Devlet olarak ailemizin yanındayız

Tören bitti ve herkes gitti.

O günden sonra ne gelen oldu ne de giden. Aile ise hala baraka olan evlerinde “VATAN SAĞOLSUN” diyerek gözyaşlarını içine akıtıyorlar.

Şimdi soruyorum sizlere; siz olsanız hangisi için daha çok gözyaşı dökerdiniz?

Dağa çıkan için mi?

Yoksa vatan için şehit düşen için mi?

Sayın Arınç; ağlayalım mutlaka ağlayalım ama Ahmet Kaya, Şivan Perver ve dağdaki terörist için değil, bu güne kadar sahip çıkamadığımız MEHMETÇİKLERİMİZ İÇİN AĞLAYALIM!

Böyle bir aile gerçekten var mı diye sorarsanız?

Devlet ve millet olarak hangi şehit ailemize, hangi gazimize sahip çıkabildik ki?

 

Bu yazı toplam 807 defa okunmuştur.
YORUMLAR
BENCE
Ahmet SOYKAN
Ne dağdaki ne ovadaki ağlamasın.Çocuklar masum, asıl onları kandıran zihniyetin anaları ağlasın.
20 Ekim 2012 Cumartesi 12:43
TEŞEKKÜRLER
ZEKAİ TARHAN
ALİ BEY,Çok güzel anlamlı bir konuyu gündeme getirip yayınlamışsınız.Ailelerin her türlü fedakarlığı yaparak yetiştirip,vatan savunması için gönderdiği ANALARIN KINALI KUZULARINA ağlamalıyız.Bu güzel yazınız için çok teşekkürler.
19 Ekim 2012 Cuma 12:48
Vatan ve Şehitlerimiz İçin Herşey!!!
Gazi 78
Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez Sloganlarımız Tabiki Sürecek Susmak Yok Terörle mücadeleye Askerimiz Mehmetciğimiz Kararlı Bir Şekilde Bıkmadan Usanmadan ve Yorulmadan Kökünü kurutayana Sonuna Kadar Devam Edecektir. Şehidlerimize Allah’tan Rahmet Değerli Ailelerine ALLAH Büyük Sabırlık Versin Kahraman Gazilerimizede ALLAHIM Açil Şifalar Versin. Sayın Yazarım Ali ARSLAN Ellerinize sağlık yüreğinize sağlık yazınız çok güzel olmuş çok güzel mesaj vermişsiniz.
19 Ekim 2012 Cuma 12:03
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA