• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara31 °C
  • Manisa37 °C
  • Adana34 °C

Ümit Taydaş / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mavi Marmara Katliamının Ardından

16 Temmuz 2012 Pazartesi 01:22

Gazze’ye insani yardım götüren gemiye, İsrail askerlerinin saldırması sonucu hayatlarını kaybeden 9 Türk’ü unutmak mümkün mü? Mavi Marmara gemisinde yaşanan katliamı hepimiz televizyonlardan izlemiştik. Silahsız insanlara saldıran İsrail askerleri, birer cellât gibi hayatlara kıymıştı. Sebebi ne olursa olsun, karşındaki savunmasız bir insanı mukavemet gösterse dahi, etkisizleştirmek için insancıl yöntemlerle hareket etmek doğru olacaktır. Bir devletsin, gücün sefalet içindeki insanlara yardım etmek isteyenlere mi yetiyor? Diye bir kez daha sormak istiyorum. Bu, sadece hayatını kaybeden vatandaşlara ya da ailelerine yapılmış bir hareket değildir. Böyle algılanması da son derece yanlış bir yaklaşım olarak kabul edilmelidir. Buradaki olayın meydana geliş şekli, Türkiye Cumhuriyeti’ne verilmiş bir mesaj olarak kabul edilirse; bu ülkeye karşı alınması gereken tedbirler adına doğru bir yaklaşımın ortaya çıkmasına neden olacaktır. Bazı çevrelerce yapılan değerlendirmelerde; işte sen oraya bu şekilde gidersen başına da geleni kabul edeceksin, şeklinde olması da konunun diğer bir boyutudur. Peki, o zaman başka ülke yardım gemilerine aynı muamele niçin yapılmamıştır? Bu meseleye bakış açısından ayrı değerlendirilmesi gereken yönüdür. Lakin burada bir kıyım olmuştur. Silahsız insanlar katledilmiştir. Hani şu dünyanın büyük ülkeleri var ya, devamlı evrensel kaidelerden bahsederek bizim ülkemize de tavsiyelerde bulunmaları göz önünde ise bu olaya yaklaşımlarını da ona göre ele almaları gerekmiyor mu? Tabii ki çifte standartlarını her zaman göstermeye devam edeceklerdir. Zaten farklı bir çizgide olsalar herhalde beni de utandıracaklar! Destekledikleri bir ülke olursa meşru, tam zıttıysa kabul edilemezin ardından kuvvetli yaptırımlar hemen gündeme gelir. Müdahale bile söz konusu olabilir. İsrail Başbakan Yardımcısı ve Stratejik İşlerden Sorumlu Bakanı Moşe Ya’alon, Mavi Marmara operasyonundan sonra Türkiye ile İsrail arasındaki problemlerin ortadan kalkması adına Ankara’nın ileri sürdüğü istekleri, sert bir şekilde eleştirip küstahlık olarak değerlendirmiştir.


Bu vakitten sonra yapılanlar için özür istediysek,
Geri adım atmamız söz konusu olmamalıdır.
Mağdurlar için istenen tazminatsa,
Son derece yüksek bir rakama tekabül etmelidir.
Bu istekleri kabul ettirmemiz, dünya ülkeleri arasındaki saygınlığımız açısında önemlidir.

Eğer akan süre içerisinde; Türkiye’nin İsrail’e ihtiyacı var, şeklindeki düşünce ağırlık kazanırsa ve istenilenler unutulup hiçbir şey yokmuş gibi bir yön belirlenirse, ciddiyetimiz açısından buna benzer gelişen olaylarda sonuç alınması beklenemez.

Baştan sona bu olayın tüm evrelerine katılırsın ya da katılmazsın,
Geçmişten bugüne ilerleyen süreç içerisinde kabul ettiğin ya da etmediğin noktalar olabilir.

Sonuçta, Türkiye’nin saygınlığı açısından atılan adımın hedefe ulaşması adına kararlı olunması şarttır. İç kamuoyunda istenenler yeterli olarak görünebilir ya da görünmeyebilir. Gemimizin oraya izin verilerek bu şekilde gönderilmesine doğrudur diyenlerin yanında, yanlıştır yaklaşımında bulunanlar da olacaktır. Lakin ülkeyi yönetenlerin bu olaya bakış açısı budur.

Önemli olanda, bu saatten sonra gündeme getirilenlerin kabul ettirilmesidir. 

Bu yazı toplam 632 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA