• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara30 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana33 °C

Osman Özbaş / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Manisa Milli Eğitiminde AR-GE

26 Ağustos 2018 Pazar 11:23

Manisa’ da okullarda vekâletle yönetim diye bir teamül belirdi ki akıllara-zarar. Belki başka şehirlerde de böyledir; ama Manisa özelinde değerlendirirsek, beş yıl önceye göre eğitim başarılarında bizden geride kalan il’ler bugün bizi geçti. Burdur bunun güzel bir örneğidir; Denizli’ de pırıl pırıl bir okuma seferberliği var; Tekirdağ’ da güzel gelişmeler oluyor…

Manisa ise ‘tekliyor.’

Kendi İl’imizdeki ilçelerde başarı kıyaslamasına da kabulüz; mesela Turgutlu’ da yükselen bir grafik var; Salihli’ den iyi sonuçlar beklerken, Akhisar için bazı soru işaretlerimiz var.

Bu süreçlerin ele alınmasında Milli Eğitimlerin AR-Ge bölümünde çalışmalar yapılıyor mudur acaba?

Manisa’ da eğer böyle bir dosya hazırlanacaksa, muhakkak ‘Vekâletle yönetimin artısı-eksisi’ üzerine de bir çalışma bekliyoruz…

Çünkü Manisa Merkez’de ‘Vekâletle Yönetim’ adı altında senelerdir süren bir başıbozukluk var. Bir örnek verelim, mesela Manisa Lisesi…

Onbeş senede onbeşten fazla müdür vekâletle atandı.

İyi de bu kadar sık değişen bir müdürlük kadrosu için insan sormadan edemiyor;

Bu atamalarda kriter nedir; sürekliliğe ilişkin dikkate alınan ölçü nedir; müdür mülâkatlarında olsun, kadro tayinin de olsun kıdemlere ilişkin istikrar grafiğinizdeki ‘kalite’ sonuçlarınız nedir…?’

Böyle bir incelemeyi Manisa AR-GE bölümünden bekleyebilir miyiz?

Hayır. Bunu yapamazlar... Yapamayacaklar. En başta kamu kurumlarımızda bir ‘özeleştiri’ geleneği yok.

Daha da önemlisi başarısızlığın sorumlusu yok! Oysa bir kurumun başında ‘Eğitim’ varsa; hele de Milli nitelikteyse; bir de AR-GE’ den söz ediliyorsa; insan kaynağımızla ilgili çok önemli şeyler söylenmesini bekleriz.

Belki öğrencilerin çözüm odaklı davranış eğilimlerini geliştirmekte neler yapıldığını sorabiliriz; hayata hazırlanmasında bilgi kapasitelerin nasıl arttırıldığından söz etmeliyiz.

Bu soruların karşılığı ‘ölçülebilir’ olmalıdır…

Ar-Ge bunları yapabilir mi?

Ya da daha öğrenmeyle ilgili daha temel bir konuyu ortaya koyalım: Bizim en önemli sorunlardan biri olarak gördüğümüz, ‘öğrenciler ne öğrenmelidirler’ sorusu yerine belki de ‘En iyi nasıl öğrenebilirler,’ diye sorabilmeliyiz…

AR-GE bu stratejileri ele alabilir mi?

Bir soru daha; bu konuda araştırma yapanların kendi branşlarında liyakatleri nedir?.. Hakikaten merak ediyorum; hangi meziyetinle, hangi eğitim formasyonunda buradasın sen!

Soru kişisel değildir, yanlış anlamaların önüne geçmek için bu sefer tersten soralım;

İnsan kaynağının verimli değerlendirmek için nasıl bir Eğitim sistemi nasıl olmalıdır?..Uzun uzadıya cevaba gerek yok, bize göre çok basit bir şekil şartı vardır:

Bir okul ya da eğitimi ‘vekâletle’ sürdürmekte ısrar ediyorsanız, özelleştirin gitsin.

Evet evet, ilkokullarda belki olmaz ama lise seviyesindeki okulları özelleştirin. O zaman bu okulların bir mütevelli heyeti olur, Öğretmenlerin vasıfları üzerinden tercihler ortaya çıkar, profesyonel müdürler tarafından yönetilir, sözleşmeli çalışır; buna göre de eğitim disiplini ve öğrenci başarısı takip edilir.

Beceremezsen ‘hadi başka kapıya!’ denir.

Buna göre herkes ayağını denk alır.

Üstelik Bakanlık denetimleri yoluyla da okul kalitesi ‘tescillenir.’

Bu kadar basit, madem Vekâletle yönetim ısrarınızdaki ‘kalite ölçme-başarı’ seviyesindeki ciddiyetsizliğinizi devam ettireceksiniz; özeleştirin yahu!..

Başarı sadece karne notu mu?

Hemen bu konu gündeme gelecektir; ‘başarı sadece karne notu mu?’ diye.

Şunu hemen vurgulayalım; okullardaki başarı sadece ‘test sonuçları’ değildir.

Bir okulun, eğitim sisteminin, öğretim kalitesinin esası, insanların bilgi kültürü ve davranış yeteneklerinin nasıl geliştirildiği kadar; evrensel değerler anlamındaki zihniyet yapısının da biçimlenmesidir.

Milli Eğitim’ de böyle bir standart gelişimi AR-GE’ nin konusu değil midir?...

Bilemiyoruz.

Öte yandan, hakkını yemeyelim AR-GE birimlerimizin güzel proje başlıkları geliştirdiklerini de biliyoruz.

O halde geliştirilen projelerle ilgili daha önce yazdığımız önerilerimizi kısaca özetleyelim:

Eğitim çalışmaları geliştirilirken,

1-Projeler hazırlanırken Öğretmen ve aile işbirliğinde iyi bir iletişimsel alt-yapı kurulmalıdır;

2-Projeler, öğretmenlerin ders içi yüklerini ve örnek kişiliklerini tamamlayacak bir ‘eğitimci-karakter’ uzlaşmasıyla planlanmalıdır.

3-Projeler kültürel-sportif, düşünsel faaliyetleri geliştirici nitelikte olmalıdır.

4- Her proje konusunda verilmek istenen alt-metin, ana-fikir, ‘iyi bir insan olmaya’ odaklanmalıdır. İyi insan nedir?... Bir kere, kendin için istediğini başkaları için de istemektir. ‘İyi’ nitelikte anlamlar yüklenen konularda kendisi kadar başkalarını da MUTLU GÖRME çabasıdır. Bizler başkalarının mutluluğundan mutsuz; başkalarını da mutsuz ederek, mutlu olmaya çalışan insanlar değiliz; olmamalıyız!..

5-Projelerin esas ‘öğretisi’ bir uygarlık kültürü olmalıdır; yani insanları ‘gericiliğe’ dönüştürecek baskı ve korkuya; özgüvensiz ve görgüsüz kişiliklere çevrilme diye anlayacak toplum mühendislerine ‘size burada ekmek yok!’ diyebilecek cesareti verebilmelidir.

6-Eğitim işi bir medeniyet tasavvurudur; ama bir o kadar da niyetlerinizin, çabalarınızın ölçülebilir olması lazım; yani bir iş yaparken uluslararası rekabete ve evrensel kültüre katkı anlamında yeteneklerini ortaya çıkarabiliyor ve onu, imkânlarınız ölçüsünce hem psikolojik hem de maddi donatılar açısından kamusal destekle hedeflerini yükseltebiliyor musunuz?

Başka?

Projeler geliştirirken elbette elle tutulur hedefleriniz olacak; ama genel olarak bir öğrencinin-çocuğun, eğitim gören insanların dağarcına belki de ömür boyu sürecek kültürel ilmikleri çözüp-bağlarken, ilk başta vicdani değerleri sonra da kişisel başarı ve sosyal görgü kurallarının hissettirilmesi lazım;

Öte yandan, elbette proje sorumlularına destek anlamında Manisalıların da üzerine düşen ne görev varsa, kişisel ya da kurumsal ortaklıklar anlamda herkes katkılarını ortaya koymalıdır.

Diyeceksiniz ki, bu yazdıklarımız kâğıt üstünden güzel ama…

Okullardaki vekil müdürlerin işbaşında ne kadar kalacaklarını dahi bilmiyoruz; yönetimlerin planlama-yaptırım ve sonuca götüren süreçleri, sicil düzenlemelerindeki keyfilikleri bile henüz aşamadık…

Diyorsanız; haklısınız…!

 

Bu yazı toplam 593 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Kushner'in ekonomik kalkınma planına Suudiler Destek verdi!
  • Çobanları bekleyen tehlike: Avustralyalı Swagbot!
  • Rusya Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler restini çekti: 'Karşılık veririz!'
  • Koyunun kesik kulağı yasak aşk cinayetini çözdü!
  • Son dakika! Kara Harp Okulu davasında karar çıktı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA