• İstanbul3 °C
  • İzmir8 °C
  • Ankara-1 °C
  • Manisa4 °C
  • Adana8 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Libya yla 500 yıllık mazimiz var, davete hayır diyemezdik!..
24 Ocak 2020 Cuma 19:36

Libya' yla 500 yıllık mazimiz var, davete 'hayır' diyemezdik!..

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daveti üzerine İstanbul'a çalışma ziyaretinde bulunan Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Vahdettin Köşkü'nde bir araya geldi. 
 
Türk Alman Üniversitesinin yeni eğitim ve sosyal tesis binalarının resmi açılışını yaptıklarını hatırlatan Erdoğan, Angela Merkel'i ve heyetini Türkiye'de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta Libya ve Suriye olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduklarına işaret etti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan' ın konuşmasından baı başlıklar şöyle:
 
"Ekonomi, ticaret, yatırım, enerji ve turizm alanlarında mevcut iş birliğimizi daha da ileri taşımakta kararlıyız. Ayrıca yenilenebilir enerji, dijitalleşme, yapay zeka gibi konularda da ciddi bir potansiyelimiz bulunuyor. Geçen yıl Berlin'de düzenlenen Türk-Alman Yapay Zeka Konferansı'nın bu sene Türkiye'de yapılmasının planlanması buna güzel bir örnek teşkil etmektedir."
pu.jpg
 
"Almanya'dan sorumluları cezalandırmasını bekliyoruz"
 
"Sayın Şansölyeye önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği'nden beklentilerimizi aktardık. Almanya temmuz ayından itibaren malum Avrupa Birliği Dönem Başkanlığını üstlenecek. Bunun Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir fırsat teşkil edeceğini düşünüyoruz." diye konuştu. 
 
Almanya'da yaşayan ve sayıları 3,5 milyona yakın Türk toplumunun huzur ve refahının da kendileri için öncelikli bir mesele olduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Türklerin İkinci Dünya Savaşı sonrasında kalkınmasında ter döktükleri Almanya'da kendilerini evlerinde hissetmeleri bizler için çok ama çok önemlidir. Geçtiğimiz aylarda Barış Pınarı Harekatı'mızı bahane eden terör örgütü yandaşları Almanya'daki Türklere yönelik saldırılar düzenlediler. Büyükelçiliğimizin hizmet aracı örgüt mensupları tarafından ateşe verildi. Bu saldırıları bir kez daha lanetliyor, kınıyorum. Bu eylemlerin görmezden gelinmesini, hele hele bunların demokratik bir hakmış gibi gösterilmesini anlamak mümkün değildir. Almanya'dan sorumluları cezalandırmasını, böyle tablolara müsamaha göstermemesini özellikle bekliyoruz."
 
"Amacımız kan dökülmesinin önüne geçmek"
 
Almanya Başbakanı Merkel'e Berlin sürecini başlatarak Libya'da çözüm çabalarına yönelik destek sağlamasından ötürü teşekkür eden Erdoğan, "Biz Libya'da askeri bir çözümün mümkün olmadığını her vesile ile vurguladık. Talebi üzerine Libya'da meşru hükümete destek sağlamamızın amacı da kan dökülmesinin önüne geçmek ve siyasi sürecin canlanmasına katkıda bulunmaktır." değerlendirmesinde bulundu.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne destek vermek, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2259 Sayılı kararı gereğince bir tercih değil, yükümlülüktür. Darbeci Hafter ve destekçilerinin son birkaç gündür saldırılarını artırması, bu şahsın uzlaşı gibi bir niyetinin olmadığını göstermiştir. Ve kendisine verilen bu destekler ciddi manada şımartmıştır. Biz her halükarda Libyalı kardeşlerimizi bu zor günlerinde yalnız bırakmamakta kararlıyız. Beş asırlık kadim bağlarımızın olduğu Libya, savaş baronlarının ve terör örgütlerinin insafına terk edilemeyecek kadar önemli bir ülkedir.
 
Erdoğan, "(Libya) Burada biz Serrac'ı yalnız bırakmayacağız, kendilerine elimizden gelen bu noktadaki desteği vermekte kararlıyız.'' diye konuştu. 
 
Türkiye'nin Libya ile 500 yıllık geçmişi olduğunu dile getiren Erdoğan, onların da Türkiye'ye yaptığı davetin böyle bir hakkı doğuracağını ifade etti. 
 
Erdoğan, kendisinden önce Libya ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Merkel'in konuşması sırasında söz alarak, "En önemli konu, 55 maddeyi sözde kabul etmek başka bir şey ama altına imzayı koymak başka bir şey. Hafter henüz buna imzayı koymuş değil sadece sözde kabul etmiş durumda. Bunları biz tamamıyla kabul olarak anlamıyoruz yani bizim uluslararası diplomasi anlayışımız, veyahut uluslararası hukuk veya uluslararasındaki anlaşmalarda böyle bir durum söz konusu değil. Hafter'in yarın ne yapacağı da belli olmaz onu da sizlere buradan söylemiş olayım." ifadelerini kullandı. 
 
Merkel'in Hafter'in sadece ateşkesi kabul ettiği ve askeri komite için isim bildirdiğini söylemesi üzerine de Erdoğan, "Sayın Şansölye, kabul etti ama imza koydu mu? İmza yok." dedi. 
 
Mülteci ve güvenli bölge politikası
 
Erdoğan, "mülteci politikası" ile ilgili soru üzerine, ikili görüşmelerinde Merkel'e İdlib'teki durumu açtığını aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Şu anda 4 milyon nüfusu olan İdlib'in 400 bine yakın İdlibli bizim sınırımıza doğru hareket halinde ve bizler de özellikle bu kış mevsiminde buradaki insanlara ne gibi destekte bulunuruz, ne yapabiliriz diye insani yardım bazında tabii çadırlarla bu işi çözmek mümkün değil onun için süratle briket barınaklar yapmak suretiyle şöyle bir seferberlik ilan ettik. Bu konuda sağolsun Şansölye 'Biz de belli bir desteği verebiliriz.' dediler. Kendileriyle Kızılay ve AFAD ile görüştükten sonra tekrar irtibat kuracağız. Ona göre kendileri de böyle bir desteğin gelebileceğini ifade ettiler." 
 
Güvenli bölge konusunun Tel Abyad ve Resulayn arasındaki 125 kilometrelik 32 kilometre derinliğindeki bölge olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: 
 
"Güvenli bölge aynı zamanda barışın egemen olduğu bir yer olsun dedik. Bu konuda hala bize olumlu bir dönüş maalesef olmadı. Bunun tabii bütün lojistik noktada tedbirlerini biz de alabiliriz. Bunun yanında özellikle dünya barışına biz destek veriyoruz diyen ülkeler de burada el birliğiyle bu adımı atabiliriz. Ama şu anda henüz bu tür dönüşler olmadı. Maalesef biliyorsunuz gerek Amerika'yla yaptığımız görüşmeler gerek Rusya Federasyonu'yla yaptığımız görüşmelerde de terör örgütleri PYD/YPG hala bu bölgelerden çıkarılmış değil. Hala bunlar bu bölgede duruyor. Onların da bu bölgelerden çıkarılması lazım. Dolayısıyla bizim de Barış Pınarı Harekatı bölgesinde mücadelemiz, terörle mücadele olarak sürüyor." 
 
AB'nin destek sözü 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenli bölge konusundaki donörler çağrısının hatırlatılması üzerine, "Şu an itibarıyla biliyorsunuz AB'nin bize 6 milyar avro destek sözü vardı. İki taksitte, üç artı üç şeklinde olacaktı. Şu an itibarıyla bu 3 milyar avro bile tamamıyla bu uluslararası STK'lara verilmiş değil. Bu para bizim milli bütçemize girmiyor. İkinci gelecek olan 3 milyar avro da bizim milli bütçemize girmeyecek yine uluslararası STK'lar vasıtasıyla STK'lara gelecek. Bizim harcamamız ise 40 milyar doları şu anda geçmiş durumda. Burada tek olumlu yaklaşımı ben Sayın Şansölye'den aldım. Şimdi para, para demekle cebe girmiyor, kasaya da girmiyor ama para geldiği zaman biz de tabii Sayın Şansölye'ye teşekkürü de kesinlikle yapmasını biliriz." ifadelerini kullandı. 
 
Suriye konusunda şubat ayında bir liderler zirvesi olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Erdoğan, o toplantıyı belki marta kaydırma durumunun olabileceğini söyledi. 
 
Erdoğan, mültecilere yardımda Almanya'nın bot konusunda İçişleri Bakanlığına belli bir desteğinin ayrıca olduğunu, briket barakalar noktasında gerekli desteklerin de Almanya tarafından sağlanacağını ifade ederek, Merkel'e teşekkür etti.
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Türkiye' nin aldığı şifreli haberleşme cihazları meğer bizi dinlemiş!
  • Ocak ayında gözler dış siyasete çevrildi
  • Gezi davasından herkes beraat etti...
  • TOKİ' nin 100 Bin Konut 2020 Kura Çekiliş Tarihleri Belli Oldu
  • Gaziantep Büyükşehir Başkanı Şahin' den Antarktika izlenimleri
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA