• İstanbul29 °C
  • İzmir36 °C
  • Ankara32 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana34 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kurban Bayramı yaklaşırken

23 Ağustos 2017 Çarşamba 21:07
                                           
Yaklaşan kurban bayramı tatilinin on gün sürecek oluşu toplumumuzun her kesiminde farklı  telâşların ve hazırlıkların yapılarak ancak pek de heyecansız olarak yaşandığını gözler önüne seriyor.
 
Bu uzun tatilin,bazıları için sadece ailecek evinde ya da akrabalarla,eş dost ile birlikte olarak geçecek bir tatil olması,diğer bazı kesimler içinse,denize ya da uzaklara tatile gitmek anlamı taşıyor.Bu yüzdende tatil plânlarını yaparak gün sayanlar da hiç de az değil denilebilir.
 
Kurban bayramı tatilinin uzun sürecek olması tatil yörelerindeki iş kollarını ve Turizm ve ona bağlı turizm sektörünü de çok yakından ilgilendirdiği bir gerçek,zira pek de iç açıcı geçmeyen bu yaz sezonundaki belkide son umutla çırpınışları olabilir  diyebileceğimiz bir dönemleridir,zira ondan sonraki zamanda okullara hazırlıkların başladığı,üniversitelere gidecek olanlarla ilgili yapılması gerekenler vs.derken bir de bakılmış ki yaz sezonu bitivermiş denilecek.
 
Ülkemizdeki yaşanan bazı olumsuzlukların  dolaylı olarak turizm gelirlerine de çok ciddi bir darbe vurduğunu,ülkemizde tatile gelen turist sayısının evvelki yıllara nazaran çok düşük seviyelerde kalmış olması nedeniyle turizm sektörümüz de bundan etkilenmiş ve haliyle zor bir sezon geçiriliyor denilebilecek bir durumdayken,onların da umutları iç turizmi harekete geçirebilecek olan bu bayram tatili  hareketliliğine bağlı denilebilir.Sonrasında zaten sezon sonuna girilmiş olacak zaten.
 
Almanyadan 2016 yılında gelen turist sayısının 2 milyon 717 bin 861  olduğunu rakamsal verilerden biliyoruz ve bu nedenle turizmin başkenti de denilebilecek Antalya'da  4.7 milyon turist kaybının olduğu belirtiliyor.
 
Kısacası sadece turizm sektöründe değil, tümden ekonomimizdeki gidişatta büyük sıkıntılar yaşanıyor ,işsizlik oranlarının da hiç de küçümsenmeyecek boyutlarda oluşu da dikkatlerden kaçmıyor.
 
Memleketimizde günlük hayat öyle yada böyle devam ediyor etmesine de,kimi geçim derdiyle boğuşup evine bir topan ekmek götürebilme savaşı verirken,diğer bir yanda da rant tacirleri göbek ata ata dolarları,paraları katlamakla meşgulken insanlarımız  ise bazen etrafta neler olup bittiğini anlayamıyorlar bile,bazen de oldu bittiler ile devşirilen hayatlar silsilesi diyebileceğimiz  durumlarla karşılaşılması ise cabası diyebiliriz. 
 
Ekononomik gidişatımızın pek de iyi olduğu söylenemez de,düzelebilmesi için bakalım neler yapılacak,ne gibi tedbirler alınacak asıl önemli olanı bu.
 
Millette borç gırtlağa kadar gelip dayanmış,yapılandırmalarla bir nebze kurtulmaya çabalıyor,hatta yapılandırdığı borç taksitlerini dahi ödeyemez halde perişan durumlarla karşılaşanlar da az değilken,ekonomik gidişattan endişelenmemek mümkün mü?..
 
Hem bölgesel hem de küresel şoklara açık olduğu için birçok ülke ile birlikte ekonomimizin de yalpalayıp bozulduğuna dikkat çeken uzmanlar da bu konularda  bazı tesbitlerde bulunup, açıklamalarla tavsiyelerde bulunuyorlar.
 
Doç.Dr.Akın Ünver,izlenmesi gereken iki temel yol haritasının olduğunu belirterek,bunlardan ilkinin yurt içi tasarruf oranının arttırılarak dış ticaret dengesini sağlamakla,ikincisinin ise iş gücü piyasasının geliştirme yolunda büyümesini, daha sürdürülebilir bir hale getirmek" gerekliliği olduğunun altını çizdi.
 
Ülkemizin iç dinamizmi üzerinde yorum yapan kimi uzmanlar ise yurdumuzun kendine öz ve doğal kaynaklarını kendisinin işletmesinin gerektiğini ayrıca tarımsal ürünlerimizin ve her türlü gıda üretimimizin de  yerli üretimle  olması görüşündeler,"Milli ve yerli " üretimden yanalar yani, ihraç edilerek yurdumuza gelen her türlü ana gıda maddemizin kendi ülkemizde üretilmesinin teşvik edilmesinin şart olduğunu bununla döviz kaybının da önlenmesi olacağı yönünde görüş bildiriyorlar.Özellikle Zeytincilik ve hayvancılık,gıda  maddeleri gibi üretimler mutlaka yerli üretimlerle yapılıyor olmalıdır deniyor..
 
Yerli üretimin geliştirilmesi ile dışa bağımlılığın da azalacağı ve dolasıyla döviz kaybının da yaşanmayacağı belirtiliyor.
 
Petrol fiatlarının sağladığı yurt içi fiat denge istikrarının ekonomiye bazen olumsuz bazende geçici bir direnç sağladığını da ekleyen uzmanların görüşleri böyle.
 
Küçük ve orta işletmelerin baya sıkıntılı bir dönemde olduğu ve satılamayan mallar için yatırım yapmayı riskli buldukları için piyasalarda belli oranlarda sıkıntıların yaşandığı da belirtiliyor.Büyük işletmeler için daha kolay olabilecek yöntemlerin küçük işletmelerde sözkonusu olmadığını belirten küçük işletme sahiplerinin,"milyarlarla oynayanların değil, küçük işletmelerin çoğu da döviz ile borçlu olduklarından faiz indirilince artan döviz fiatları kârdan çok zarar yazdırır"  görüşlerindeler ve bundan sonrasının ancak yapılacak kapsamlı reform paketlerinin gerçekten hayata geçirilmesi ile olabileceğini belirtiyorlar.
 
Piyasalardaki istikrar tabiiki çok önemli,günlük hayattaki vatandaşların büyük bir kısmının çektiği geçim sıkıntıları ortada ,çarşı pazardaki durmadan yükselen fiat etiketleri ve ,yazın bitecek olduğu günlerde olunmasına rağmen haâla ucuzlamayan sebze,meyve ve gıda fiatları yükselen enflasyon rakamlarının göstergeleri,artan akaryakıt fiatlarının her kademedeki ürünlere  ve maliyetlere yansıyor oluşu, insanlarımızın işşizlikle,yoklukla savaşı,dar bütçeleri ile arttıkça artan yüksek faturaları ve vergileri,katkı bedelleri ve hep vatandaşın ensesinde patlayan giderleri nasıl ödeyeceğiz yönündeki tasaları hiç bitmiyor,bu gidişle bitecek gibi de görünmüyor...
 
Emeklisi,işçisi,dar gelirlisi ve hepsi yani kısacası hayatını zar zor imkânlarıyla kazanarak
onuruyla,dürüstçe yaşamak ve hayatını idame ettirebilmek için çabalayan vatandaşlarımız için kısacası hayat gerçekten gün be gün  daha da çok zorlaşıyor denilebilir...
 
Görülüyor ki, Bizim memleketimizde yaşayanların  "can değeri çok ucuz, ancak buna karşılık hayat çok pahalı"  diyebileceğimiz bir durum var.
Şöyle bir göz önüne alın,sanırım hak vereceksiniz...
 
Bu yazı toplam 925 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA