• İstanbul24 °C
  • İzmir27 °C
  • Ankara23 °C
  • Manisa30 °C
  • Adana32 °C

Şaban Taşçı

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İZMİR'İN KAVAKLARI

09 Eylül 2019 Pazartesi 20:38

İzmir'in kavakları dökülür yaprakları

Bize de derler Çakıcı yıkarız konakları

Servim senden uzun yok

Yaprağında gözüm yok

Kamalı da zeybek vurulmuş

Çakıcıya sözüm yok

Bu türküyü duymayan yoktur. Tarihin derinliklerinden gelen bir ezgisi vardır.Grekçe söylenen versiyonları da vardır. Eski taş plaklarda okunmuş pekçok örneği de internette bulunmaktadır.Türkü bir Efe türküsüdür. Dinlerken ruhları coşturur. İzmir'in kavakları da sıfat olarak tartışılagelmiştir. Servi ağacına Kavak denildiği de söylenmiştir. İzmir'de Kavak ağacının çok olduğu da söylenmiştir. Türkünün içinde geçen ''Çakıcı'' ve ''Kamalı'' için Zeybek nitelemesi genel kanaattir de hangi Efe oldukları yine başka bir tartışmadır. Çakıcı Efe; Çakırcalı Mehmet Efe'dir derler. İyi de Çakırcalı Mehmet Efe Ödemiş yöresinin Efesidir İzmir'in değil, siz son dönem idari haritaya bakarak düşünmeyin. Kamalı da Kırkağaç yöresinin Efesidir sağdıcı Saçlı Efe ile beraber çalışmışlardır, o da İzmirli değildir.Türküyü tartışmaya ara verelim ,Kavaklardan yürüyelim bakalım yolumuz nerelere çıkacak...

İzmir Körfezinin çizmeye benzer slüetinin konç kısmında, batı yönünde Uzun Ada ile doğu yönünde Çamaltı arasında geniş bir kıstak vardır. Körfezin stratejik girişi burasıdır. MÖ 383 yılında Körfezin bu girişi şöyle tarif edilirse anlaşılırdı.Batısında Klozamenai( Urla ) kolonisi Drymoussa( Uzun Ada ) Doğusunda ise peşpeşe sıralı dört ada dirsek vererek kıvrımlı bir dil gibi uzanır, Hermos nehrinin körfeze dökülen ağzında.Bu adaların adı LEUKAİ' dir.Zamanla Gedizin getirdiği alüvyonlar adaları kara ile birleştirecek kadar dolgu oluşturmuş ve bugün kuş cenneti Sasalı devamında, Çamaltı Tuzlası denilen bölge ile devamlılığı olan Üç Tepeler 'dir artık burası. Dört adadan en ufağı diğer üçünün slüetinin gölgesinde kaldığından ,uzaktan seçilemez olmuştur, onun için Üç Tepeler denmiştir.

Cem Karagözoğlu Leukya'yı tanıtan yazısında; ''Helen dilinde Leuke hem Beyaz anlamına gelen Leukos sıfatının dişi biçimidir, hem de akkavak anlamına gelir . Leukai bu kelimenin çoğuludur ve her ikisini de belirtebilir. Leukai ak yerin/ kentin halkı anlamına da gelir.'' demektedir.Yani Akkavak kenti.Akkavak ağacı araştırıldığında görülecektir ki uzunluğu 30 metreye kadar olabilen, genişliği çap olarak 1.5-2 metreye ulaşabilen ,bir ulu ağaç türüdür. İlgi çekici bir özelliği vardır Akkavak ağacının yanması zor bir ağaçtır, ve diğer kavak türleri gibi gevrek değil sık lifli bir ağaçtır. Sulak yerlerde deltalarda daha çok görülmektedir.Sanki bu özellikleri ile Gemi yapımı için kullanılan ağaç türlerinden biridir. Azerbaycan'da Hazar kıyılarında bu ağaç bolca bulunmaktadır ve tekne yapımında kullanılır.Yanmazlık ve sağlamlığı tercih edilmektedir.

Bu adalarda yerleşim ise MÖ 383 yılında başlamıştır. Sardeis Pers Satraplığı ( Sparda Satraplığı) dahilindeki  bölgede Pers Amirali Takhos ;Pers yönetimine karşı İsyan hazırlığı için Donanması ve taraftarları ile Adalara çıkar ve taraftarlarını yerleştirerek isyan üssü olarak tahkimatta bulunur, hazırlık yapar.Ancak başarılı olamaz ve öldürülür.Böylece Aioller tarafından Leukia olarak adlandırılan adalar yerleşime açılmış olur. Klezomanai ve Kyme kentleri arasında paylaşılamayınca, Delphoi Bilicilik merkezine danışılınır. Apollo Tapınağı Bilici Rahibi belirlenen günün sabahında her iki kentliler yerlerinden hareket ederek Adalara gidecekler ve ilk ulaşan Apollo için kurban keserek adaların sahibi olacaktır.Klozomanai'liler hile ile kolonileri Drymoussa'ya gemileriyle daha önceden giderek yarış gününü beklerler ve hızla Kyme'lilerden önce adalara vararak kurban keserler ve Leukia'nın da sahibi olurlar. Her yıl bu olayı ''Erken Davranış Şenliği'' olarak kutlarlar.

MÖ 133 yılında bölgenin hakimi Pergamon Krallığı Kralı III. Attalos çocuğu olmamışken ölür, vasiyeti gereği Krallık Roma İmparatorluğuna kalacaktır.Bu vasiyet ,II. Eumenes'in Efes'li bir kadından olan oğlu olduğunu iddia eden Aristonikos tarafından tanınmaz, III. Eumenes ismiyle Krallığını ilan eder. Tarihe Aristonikos İsyanı, ayaklanması olarak geçen ve yaklaşık 6 yıl süren İsyanın harekat merkezi Leukia'dır.Daha doğrusu Deniz üssü Leukia'dır.Kara birlikleri için İsyanın başlangıç merkezi tahminen Yoğurtçu Kalesi olarak bilinen Madduwatta döneminden kaldığı sanılan Hitit'lerce de bölgedeki askeri operasyonlarında muhtemelen hazırlık üssü olarak kullanılmış olan kale olduğu söylenebilir.İlk olarak İsyanı bastırmak için Roma Donanması Konsül Lucillius Crassus komutasında Leukia'yı kuşatarak saldırır.Aritonikos Donanması bu saldırıyı püskürterek Roma Donanmasını imha eder kaçmaya çalışan Crassus Traklı bir grup asker tarafından başı kesilerek öldürülür.

Takibi kuvvetlerde Ege Bölgesinden pekçok yerden İsyana katılan beyliklerden askerler vardır. Sellukos'ların Kataokia ( bir tür tımar sistemi) için Spilos Magnesia'sına tayin ettikleri atlı birliklerin ( Makedonlar-Traklar'dan oluştuğu öngörülebilir.)  Yoğurtçu kalesi muhtemelen konuşlanma merkezi olmuş olmalıdır.Bu dönemde artık Sellukosların son dönemine tekabül eden evrede MÖ 188 deki Apamea barışından sonra bölgeden çekilmiş olmaları gerekiyorsa da Katoikia sisteminde kalede konuşlanan askerlerin aileleri de yakın köylerde tahsis edilen arazide tarım yapmakta olduklarından zamanla bu ailelerin bölgede yerleşik köylü haline gelmeleri de kaçınılmazdır.Horosköy ve Orlus Köy ( Muradiye) yerleşimlerinin pozisyonu bu varsayım için müsait görünmektedir.Yoğurtçu Kalesi'nin Osmanlı döneminde Muradiye'ye bağlı bir mevki olarak kayıtlarda geçmekte olması  da bu varsayımı güçlendirmektedir.Yoğurtçu Kalesi içinde Sosandra Manastırı varlığı yine bu varsayımımızı teyit eden diğer bir olgudur.

Aristonikos İsyanı kısaca Menemen kıstağında zor bir Coğrafyanın avantajlarında başlayıp Lidya bölgesinin , Bergama Krallığı topraklarının farklı kent ve bölgelerinde amansız çarpışmalardan sonra kah denizde, kah karada altı yıl süren savaşların sonuncusu Stratonikea ( Yağmurlu-Siledik/ Kırkağaç) kenti yakınlarında Roma Konsül'ü Perperna Komutasındaki Roma ve müttefik ordularının galibiyetiyle sonuçlandı.Roma Emperyal girişimine Anadolu kapıları açılmış oldu .Roma İmparatorluğu Aristonikos Ayaklanmasına destek veren her kenti cezalandırdı. Bir kısmının özgürlüklerine son verdi. Leukia ve Stratonikea 'yı tamamen yıkarak ortadan kaldırdı. Yoğurtçu kalesi de büyük olasılık imha edilen yerler arasındadır, fakat bu konuda kesin bir kayıt henüz bulunamamıştır.

Leukia kenti harabelerinin yakınında bulunan Çamaltı tuzlası ve tersanesi sonraki yıllarda Akkavakların da cazibesi nedeniyle kullanıma devam edilmiştir. Bizans döneminden beri Tuzlanın ve tersanenin kontrolü için daima çatışmalar yaşanmıştır.Çaka Bey'in Donanmasını inşa edip, İzmir Beyliğini kurarak, Konstantinopol kuşatmasına hazırlandığı yer olması, yine kayıtlarda açıkça rastlanılmasa da tahmin edilebilir ( İzmir'in körfez girişinden kontrolü stratejisi gereği) bir ihtimal olarak duruyor.

Saruhan Bey ise 1296 'dan itibaren Beyliğinin başkenti Adala kenti iken Çamaltı Tuzlasını, Güzelhisar'ı fethetmiş ve Donanmasını hızla hazırlayarak deniz seferlerine başlamıştı bile.Leukia ,Saruhan Bey'e de Deniz üssü görevini üstlenmiş bulunuyordu.Saruhan Bey 1313 'de Manisa kentini fethettikten sonra da Deniz gücünün önemi daha da artmış, hem Tuzla'nın kullanımı hem de Deniz yoluyla yapılan seferler ve deniz ticareti bakımından Gediz nehrinin Denize çıkış bölgesi daima önemli olmaya devam etmiştir.

 

 

Bu yazı toplam 241 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA