• İstanbul23 °C
  • İzmir24 °C
  • Ankara17 °C
  • Manisa22 °C
  • Adana30 °C

Seyhan Çağlar Emen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İSRAİL HAARETZ GAZETESİNİN YORUMU

08 Haziran 2019 Cumartesi 21:07

İsrail medyasının en önemli yayın organlarından Haaret Gazetesi, Orta Doğu’da süregelen savaşları irdeleyen bir yazı kaleme aldı. Birinci ve İkinci Dünya Savaşından sonra Orta Doğu’da hiçbir zaman barış sağlanamadığı ifadelerine yer verilen yazıda, Osmanlı Devleti’nin öneminden de bahsedildi. Özellikle Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Osmanlı Devleti’nden ayrılarak kendi ulusal devletlerini kuran milletlerin, azınlık haklarını görmezden gelip, halkları asimile ederek zulüm uyguladıkları belirtildi.

Analizde, Osmanlı Devleti’nin coğrafyaya hâkim olduğu yüzyıllar boyunca, egemenliği altında bulunan tüm halklara barışçıl ve hoşgörülü yaklaştığını, bütün etnik kökenlere eşit mesafede durarak herkes için refah ve adalet sağladığına vurgu yapıldı. Yazıya göre, Yahudi ırkının geleceği de, Osmanlı’nın dağılmasından sonra kötü yönde değişti. Osmanlı Devleti’ne karşı özellikle batı medyasında yürütülen karalama çalışmalarına bir cevap niteliğinde olan bir yazı, Osmanlı Devleti’nin dağılmasının, bütün Avrupa ve Orta Doğu barışına karşı en büyük darbe olduğunu belirterek, böylesi bir birleştirici güç olmaksızın, coğrafyanın geleceğinin savaşa mahkûm olacağı görüşüne de yer verdi. Bu yorum, 25 Kasım 2018 tarihinde Türkiye Gazetesi’nde yayınlanmıştır.   

Bu yorumu, her şeyden önce, Osmanlı Devleti’nden ayrılan ama bir türlü Devlet ve Millet olamayan, bölük pörçük olan Arap devletçiklerinin yönetici ve halkları okuyup bir değerlendirme yapmalıdır. Batılı Devletlerin sömürgesi olmaktan kurtulamayan, milyonlarca Arap sefalet ve cehalet batağında ölüm kalım savaşı verirken, İslamiyet’in men ettiği şekilde yaşayan, Efendilerinin emrinden çıkamayan, vicdanını, imanını, aklını, ahlakını kiraya vermiş olan Arap yöneticiler, milletinden kopuk yaşadığı müddetçe Araplar ezilmeye mahkûmdurlar. 22 Arap devleti, küçük bir İsrail devletinin karşısında 71 yıldan beri rezil olmuştur, bu kafada yürüdükleri takdirde daha da çok rezil olmaya devam edeceklerdir.

İkinci Dünya Savaşı sona erince, İngilizler Filistin’den çekilmeye karar vermişlerdir, çekilmeden önce Musevi ve Arap ileri gelenleri ile gizli görüşmeler yaparak bu bölgede Museviler ve Araplar ‘ın birlikte yaşayacakları bağımsız bir Filistin Devleti’nin alt yapısını kurmaya çalışırlar. Başbakan Arap, Meclis Başkanı Yahudi olacak, Cumhur Başkanlığına ise o tarihte Kahire’de yaşayan Osmanlı hanedanı mensubu Şehzade Mahmut Şevket Efendi getirilecektir. İngiliz görevliler ve yetkililer, Yahudi ileri gelenleri ile görüşmeler yaparak aralarında anlaşırlar, teklifi götürdükleri Şehzade Mahmut Şevket Efendi de kabul eder. Arap ileri gelenleri ise ipe un sermektedirler.  Her görüşme sonunda: “ Bukra inşallah. Yani Yarın inşallah” diyerek meseleyi yokuşa sürmektedirler.  İngilizler,  bu kaypak politikalardan bıkıp tekliflerinden vazgeçer ve adeta ne haliniz varsa görünüz diyerek Filistin’i terk ederler. Gizli görüşmeleri öğrenen Mısır  Hükümeti, Şehzade Mahmut Şevket efendi ile özürlü kızını yirmi dört saat içinde ülke sınırları dışına gönderirler. Şehzade Mahmut Şevket Efendi ve kızı Selma Sultan, Kahire’deki Fransız Büyük elçisinin verdiği pasaportlarla Paris’e sürgüne gönderilir.  

Böylece Filistin’li Araplar kendi kaderlerini kendileri çizmişlerdir. Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.                   

 

 

Bu yazı toplam 768 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA