• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara31 °C
  • Manisa37 °C
  • Adana34 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İdarecilik Bilgi Ve Yürek İster,(De)!...

21 Nisan 2014 Pazartesi 00:44
Güvercinleri sever misiniz bilemem ,,beyaz renkleri,,masum bakışları ile çok güzeldirler,bir çok cins ve çeşitleri arasında,”Taklacı Güvercin” adı ile bilineni ise çok ilginçtir, havada taklalar atarak uçar,ancak masum bir şekildedir ve yaratılışı itibariyle,içgüdüleri iledir onların attıkları taklalar.
Bir de hayatımızın içindeki her yerde gördüğümüz taklacılar vardır ki hiç sormayın,ikili ilişkilerde, ya da menfaat ilişkileri söz konusu olduğunda,onların attıkları taklalar öylesine çabuk ve değişkendir ki,bu masum hayvancıkları bile hayrete düşürüp ağızlarını açık bıraktıracak manevralarda ve çabukluktadırlar,yani taklacılıkta o kadar seri ve kıvraktırlar da diyebiliriz!..
Hayatın akışı ne kadar hızlı ise,insanlar da o hıza yetişme gayreti içine girmek zorundadırlar,teknolojinin hızına göre bile değişkenlik gösterebilen hayatın akışı hızı her işte uzmanlığı ve mahareti de gerektirir. 
Görünürde,her işte uzmanlık ve maharet aranır ama, bir de bakarsınız ki hiç umulmayan işlere hiç olmadık kişiler yerleştirilmiştir.Yeteneklere bakılıp sorgulanır çoğunlukla,”Bu nasıl bu işe girmiş,ya da getirilmiş?” diye ve,
Sorulur bunun neresinde bilgisi ve becerisi daha kendi konusuna dahi vakıf değil diye...Oysa bu tipler,
İttir kaktır bir şekilde işlerini yapıyor olsa da,"Biri'lerinin" emirlerini eksiksiz yaptığı için olsa gerek,son derece muteber kişidirler!..
Ötesi mi?,hiç önemli değildir,zira eğilip,bükülüyor,arz ediyor,uyguluyor,ve en önemlisi de,"söz dinliyor,her istenileni yapıyor" dur!...Ya ötesi olmasa da olur...
Tuvaletlerden pislik akmış,tertip düzen,hak getire olmuş,milletin işi mi aksamış hiç önemli değil,yeter ki sözden çıkmasın itaat etsin kâfidir, her söyleneni sorgulamadan uygulayan, dinleyen uslu çocuk oldu mu,akan sular durur!...Değil mi?...
Millette iş yaptıracağım diye kendisini paralasın dursun,derdini anlatmaya çabalasın dursun..
Onlar,tırı-vırı işlerle meşgüldürler hep zaten,kafalarını dahi kaldırıp bakma zahmeti duymazlar bile.
Böylesi (Tip)lerde,ne hikmetse,Her işi kendisi yapıyor,işler iyi yürüyormuşçasına bir afra,bir tafra da çabasıdır, ama icraata bakıldığında hep altından,"foss"çıkar!...
Halkımız yaşadıklarını ne de güzel anlatmış,kısa ve öz; "salla başı,al maaşı" diye,ötesini anlatmaya ne hacet ki!...
Bilgisi,deneyimi,akıllısı,maharetlisi söyle geri dursun zira muteber değildir,sadece Lâf dinleyip,itaat ettiği için,her söyleneni de sorgulamadan uygulayanı,yap deyince ikiletmeyeni,onu al bunu alma diyenlerin,bir sözünü,iki etmeyeni makbuldür ve de hep üst makamları da onlar doldurur ne hikmetse!...
Doğası böyle,ya da kuralı, ya da argo deyimle,"işin raconu"böyle demek ki!..
Sen istersen kendini parala,”neticesi hiç değişmez” işte bu kadar!...
Şimdi durduk yerde bunu neye ya da kime yazdın diye sorarsınız eminim, ama çok uzaklara değil de yaşadığınız hayatın içindeki karelere ve resimlere iyi bakın ki,onları görebilesiniz,
O kadar da çoklar ki," sayamazsınız ve saymazsınız" bile!....
Bütün ciddi işlerin,düttürü bir şekle dönüşmesinde onlar perde arkasında ya da önündedirler,kendilerinden becerikli ya da akıllı olanları,kendi çapsızlıkları sırıtmasın diye,hep ekarte ederek hayat çizgilerini sürdürrerek, devam ederler.
Sonra da hayıflanır dururuz,”hep böyle mi olacak?” der dururuz!...
 
 
Bu yazı toplam 613 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA