• İstanbul28 °C
  • İzmir31 °C
  • Ankara25 °C
  • Manisa29 °C
  • Adana28 °C

Dr.Muzaffer Yurttaş / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İdamsa İdam İstiyoruz!

03 Temmuz 2018 Salı 11:08
Toplumda meydana gelen insanlık dışı vahşet olayları bardağı taşırdı. Değişik kesimlerden idam talepleri yükseliyor. Bu talepleri karşılayacak bir çözüm bulunmalıdır. Vicdanlar rahatlamayacak ancak yüreklere az da olsa su serpilmelidir. 
 
Benim kanaatimce;
 
1-Cinsel istismar amaçlı öldürme,
2-Vatana ihanet, 
3-Darbe suçları açısından şahsi tercihim mutlaka idam cezasını getirmeliyiz. Toplumsal vicdan aksi halde ciddi rahatsız oluyor ve ağır yara alıyor. Huzurlu bir ülke ve millet için bu fiilleri işleyen katiller sonucuna katlansın. 
 
Tecavüz ve öldürme suçu işleyenlere idamsa idam, cezaysa en ağır ceza, tecritse tecrit; gereği her neyse alçak barbarlara revadır, layık oldukları akıbet de bellidir. Bundan kaçamayacaklar, korkaklıklarının, hıyanetlerinin her türlü sonuçlarına katlanacaklardır. Devlete ve adalet mekanizmasına güvenin kaybolmaması İçin gereğinin yapılacağına inanıyoruz. Sadece kınamak, basın açıklaması ile geçiştirilmemeli, Meclis yemin töreni sonrası bu problemi çözmelidir. 
 
Ey canavarlar, küçücük bir bedene, küçücük bir ana kuzusuna nasıl kast ettiniz? Eylül topraktan çıktı, tekrar toprağa girecek. Peki, üstümüze düşen feryat çığlığından, fecaat çığından nasıl kurtulacağız? Eylül’ün hesabını nasıl vereceğiz? Eylül’lere musallat olan şerefsizlere nereye kadar tahammül göstereceğiz? Hakikaten çok üzgünüm. Üzgünüm demek yeterli değil, o nedenle bu durumu bildiğim, tanıdığım, ulaşabildiğim her mecraya iletmeliyim diye düşünüyorum. 
 
Nasıl bir toplum olduk? Nereye gidiyoruz? Diploma verdiğimiz ama eğitemediğimiz, ilim verilip irfan veremediğimiz, talim yaptırıp terbiye edemediğimiz bir toplumun sonucunda korkarım daha vahşi olaylara şahit olacağız. Bir yanda minik bir köpeğin dört bacağıyla birlikte kuyruğu kesilir ve ölüme bırakılır, diğer yanda küçük çocuklar hedef haline gelir. Nasıl bu duruma düştük? Böyle gidemeyiz, bu şekilde daha fazla mesafe alamayız. 
 
Ağrı’da ailesiyle birlikte dedesinin köyüne bayramlaşmaya giden 3,5 yaşındaki Leyla da tam 16 gündür kayıp ve halen aramalar sonuç vermedi. Kaybolan yalnızca Leyla değil, hepimiziz. Acaba masum bedeni nerede? Mazlum gözleri nasıl bakıyor? İsimleri Eylül olur, Leyla olur, hiç fark etmez. Onlar çocuk, onlar savunmasız, onlar masumiyetin zirvesi. İnanınız, bu gidişle başımıza taş yağmazsa yatıp kalkıp şükretmemiz gerekir. Çocukları güvende olmayan bir milletin istikbali güvencede bulunamaz. 
 
Kadına, çocuğa vahşet uygulayan, çocuğun ve körpe hayvanların kanını döken barbarların yaşama hakkı var mıdır? Dedim ya, her cani sürünerek yaşar. Her hain de korkaktır. İdam bile katiller için kurtuluştur! Bu rezillere öyle bir bedel ödetmeliyiz ki, yankısı yedi cetlerinden hissedilmelidir. Çocuk katilleriyle mücadele değil, savaşmak lazımdır. Ve bu savaş kazanılmalıdır, kazanılacaktır. 
 
Eylül’e Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesine başsağlığı temennilerimi iletiyorum. Katil ya da katilleri lanetliyorum. Çocuk ve kadına yönelik artan şiddetin önlenmesi konusunda her sorumluluğu üstleneceğiz. Dilerim ki, Leyla da acilen ve sağ salim bulunur, ailesine kavuşur. 
 
Türkiye’de yeni bir hükümet sistemi devreye giriyor. Artık sorunların çözümü uzun sürmeyecek. Cumhurbaşkanımız ve yeni hükümet gereğini yapacaktır. Adaletin terazisi şaşmayacak, kanunlar kağıtta kalmayacak, toplumsal talepler karşılanacaktır.
Bu yazı toplam 717 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Yargıtay'a 100, Danıştay'a 12 üye atandı
  • Tarım istihdamdaki gücünü koruyor
  • Geçen yıl Ar-Ge’ye 10,7 milyar lira harcadık
  • Dışişleri'nden teröre tepki!
  • Sanayi üretiminde artış
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA