• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara30 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana33 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

I Give You My Heart (Sana Kalbimi Veriyorum)

12 Şubat 2016 Cuma 12:59

14 Şubat Sevgililer Günü olarak lânse edilir,tüketim çılgınlığı ve buna bağlı sektörel bazlı da olabilen  bu tarz yaklaşımlar, sevginin masumiyetini de fırsata ve kazanca dönüştürmekle kalmıyor bence yıpratıyor da,zira gücü ve imkanı olmayanların boynunu bükmekle kalmayıp imkânlarını  da zoluyor diyebiliriz...

Oysa, sevgi ve aşk iki taraflı tcari bir ilişki değildir,öyle olduğunda anlamını yitirir zaten.Zira gerçek aşk," beden değil,bedel  ister " diyebiliriz...

"Ala dağlar kadar vakur,ve başı dumanlı olmalı sevdalar,sert kayalar gibi dik,hiç bir şeyden etkilenmeden öylece kalabilmeli yıllarca,görenlerin hayran kalacağı bir şekilde.."

"Kadın var Bira gibi serinletir,sıcakta,

  Kadın var Kanyak gibi ılık tutar soğukta,

  Kadın var,Viski gibi içimine doyamazsın,

  Kadın var Likör gibi kafa bile bulamazsın,

  Kadın var,Cin gibi çarpar her yerde,

  Kadın var,Tekiâ gibi deva olur her derde,

  Kadın var Şarap gibi,yıllandıkça güzeldir,

  Kadın var,Jack gibi her haliyle özeldir.."

  Kısacası her kadın bir içkiye benzetilir ama, "Rakı tadında bir kadın ömre bedeldir" denir..

Yani, kısacası sevmek,yürekten koşulsuz,şartsız sevmek kutsal bir duygudur,tabi öylesi varsa..

Günümüzde adına aşk denen, ama uzaktan yakından aşkla alakası olmayan  ilişkileri görüyoruz ve yaşananlara hayret edip şaşkınlıkla baka kalıyoruz değil mi?..

Bu yıl da, 14 Şubat nasılsa oluşturulmuş bir kutlama gününden öteye gidemeyecek etkinilklerle her yıl olduğu gibi yine kutlanacak,buna bağlı sektör para kazanacak, o kadar..

Gerçek sevenlerin bu tarz kutlamalara pek de itibar etmediğini biliyorum.

"Sevgili dediğin, Vatan gibi olmalı,içinde yaşayıp ta ihanete uğramamalı, ya sevmeli,ya da terketmelidir.."

diyorum  ve;

"Olamam,çok sevsem bile bir aşkın kölesi,bendeki tek aşk,Vatan aşkı ve Memleket meselesi.."

14.Şubat  Sevgililer günü için sizlere, alışılanın dışında bir şeyler yazacağım.Umarım beğenirsiniz.

Dünya üzerinde yaşayan bazı varlıklar,örneğin sivrisineklerin ömrü bir gündür,Güllerinki üç gün,Kedilerin ömrü on üç yıl. Aşkın ömrü ise üç yıl imiş…

İlk yıl tutku,sonraki yıl şefkat ve son bir yıl can sıkıntısı!...

İlk yıl; "beni terk edersen ölürüm” denir,İkinci yıl,"beni terk edersen acı çekerim ama kendimi toparlarım" denir,üçüncü yıl ise "beni terk edersen,Şampanya,ya da havai fişek patlatacağım" denir....

Oysa bazen söylemler farklıdır ve sizleri aşkın hayat boyu sürdüğüne inandırırlar,oysa aşk kimyasal olarak, üçüncü yılın sonunda yok olur!...(muş)

İlk yıl eşyalar satın alınır,ikinci yıl eşyaların yerleri değiştirilir,üçüncü yıl eşyalar paylaşılır!...

Başlangıçta her şey güzeldir,siz bile güzelsinizdir,nasıl olup da bu kadar aşık olduğunuza akıl,sır erdiremezsiniz.Her yeni gün,mucizelerle dolu yükünü de beraberinde getirir.Şimdiye kadar hiç kimsenin böyle bir mutluluk yaşamadığı düşünülür.Mutluluk vardır ve bu kadar mutlu olduktan sonra başka bir şey düşünmezsiniz,zira lüzum görmezsiniz.Birlikte görüntüleriniz başkalarının hoşuna gittikçe bu sizi de mutlu eder,her geçen günün aşkınızı daha da sağlamlaştırdığına inanırsınız ama...giderek sizin sona yaklaştığınızı hisseder ve etrafınızı daha dikkatli incelemelerinizin başlamış olması da başlarda pek sizi ürkütmez ve kendinizi her şeyin yolunda olduğuna inandırırsınız, üçüncü yıla geldiğinizde de;

Üçüncü yıl,sokaklardaki dolaşan çıtır kızlar dikkatinizi çeker ve bakarak,karşılaştırmalar yapmaya bile başlarsınız.Birlikte olduğunuz kişi ile,artık konuşamama dönemine girersiniz,hatta,Cafe ya da Restoranda yan masada oturanların konuşmalarını dinlemekle geçer zamanınız bile diyebiliriz...Artık beraberliğinizi sıkıcı bulmaya başlamış, bundan sonrasına bir saniye bile katlanamayacağınızı düşünmeye başlarsınız  zira artık bir başkasına aşık olmuşsunuzdur!....

İstatistiklere göre insanlardaki tutku,317,5 gün sürüyormuş.Diğer yarım gündeki zaman ise ya ayrılıkla,ya boşanmayla noktalanıyormuş!...

Bilimsel analiz yapanlara göre;

Aşk komplosunun temelinde bir sır yatar,oysa aşk kimyasal olarak,geçici bir Dopamin,Nöradrenalin,Prolaktin,Luliberin,ve Oksitosin yükselmesiymiş. Feniletilamin(FEA)denen küçük bir molekül,neşe,taşkınlık ve keyif duygularını tetikliyormuş.Yıldırım aşkı da,FEA ya doyan limbik sistem nöronlarıymış...Şefkat duygusu ise Endorfinlermiş,yani bir anlamda çiftlerin afyonu…Ve bu hormonların da üç yılın sonunda faaliyetlerine son verdiği de bilimsel olarak kanıtlanmış,istatistiki verilere göre de bu  hormonların üç yıl sonra faaliyetlerine son verdikleri bilimsel olarak kanıtlanmış olduğu halde,toplumun bazı kesimleri ya da bazıları tarafından insanlara "büyük bir aşk masalını" satıyor,ya da anlatılıyor olması, diyebiliriz!....Ne istatistikler, ne de Biyokimya ,kısaca özetlenirse aşkın ömrü hiç değişmiyormuş,yani,üç yıl...

Daha sonra ise, "Efkâr karması ,psikolojik travma ya da, iç karartan parçalardan seçmeler".....

Fransız Yazar ve Edebiyatçı,Frederic Beigbeder'e göre ise evlilik ;her öğün Havyar yemek gibi bir şey ve bayıldığınız bir şeyi kusma raddesine gelene kadar yemek...(miş)

Amerikalı bir araştırmacıya göre,sadakatsizliğin biyolojik olması ve türünün devamını kolaylaştırmaya yönelik genetik bir strateji imiş....

Aşklardaki tek sorun,"ne zamandan itibaren yalan söylenmeye başlandığıdır"diyen bilimadamına göre de mutlaka, seni seviyorum demelerinizin tadının, eskisi ile ayni olmayacağı bir günün geleceği ve bazen de buna zorlanacak olmanızmış!...

Fransız yazar; "Erkekler hıyar gibidir ama turşusunu kurmayı bilmek lâzım "  diyerek şöyle devam ediyor,  " Yanlızlık insanı düşünmeye mecbur ediyor,Descartes bu gün yaşasaydı, (düşünüyorum öyleyse varım)  demez, yalnızım,öyleyse düşünüyorum) derdi zira, yanlızlık insanlara düşünmek için çok fazla zaman bırakıyor,kafası ne kadar fazla çalışırsa o kadar mutsuz oluyor" diyerek bu konudaki düşüncelerini anlatıyor bizlere. Ve, " karınız arkadaşınız gibi olmaya başladıysa,bir arkadaşınıza karınız olmayı teklif etmenizin zamanı gelmiştir,İnsan sahip olduğu şeyi arzulayamaz,bu doğaya aykırıdır,işte güzel evliliklerin bile bir gün çıkıp geliveren herhangi bir yabancı tarafından paramparça edilmesinin nedeni bu, mümkün olan en güzel kızla evlenmiş olsanız bile,bir gün kapıyı vurmadan hayatınıza girecek ve üzerinizde aşırı güçlü bir Afrodizyak etkisi yapacak yeni bir yabancı olacaktır " diyor....

Yazar, Frederic Beigbeder'e göre,"en güçlü aşk paylaşılmayan aşktır".

"Başarısızlıklardan aldığım güçle konuşuyorum"-Scot Fitzgerald.

"Evet öyle,işleri içinden çıkılmaz hale getirmemek lâzım! her şeyi olduğu gibi söylemek lâzım,İnsanlar sever ve sonra da sevgi biter" .Françoise Sagan

"Aşk daha başlamadan kaybedilmiş bir savaştır"-/- "Hakikat,aşkın mis kokuları arasında başlayıp,b*k kokuları içinde bitmesidir "....Frederic Beigbeder

Konfüçyüs'e,aşk nedir diye sormuşlar," karşılıktan çok çabaya önem vermeye aşk denir"  demiş.

Evet yazarların  aşk hakkındaki düşünceleri böyle, kırk yıldır evli olsanız bile aşkın ömrünün üç yıl olduğunu söylüyorlar bizlere!..

Nikâhlarda ya da düğünlerde etrafınızda kalabalıklar varken,ayrılıklarda nedense hep yanlızsınızdır,oysa en çok insanlara o zaman ihtiyacınız varken, etrafınızda kimseler pek olmaz.

Kısacası;

Aşkın ömrü madem ki üç yıl, Bermuda Şeytan Üçgeni kadar karmaşık ve anlaşılamaz olduğunu da düşünecek olursak, içinden çıkılamayacak zor dönemeçler yaşamayı da, insan ruhundan kaynaklanan fırtınaları da, aşklarla birlikte üç yıllık bir zamanı kapsıyormuş, diyebiliriz.

Günümüzde,Dağ'ları delen Ferhat ile Şirin'in masalsı aşkları olmasa da, yaşanan aşklar var, duyuyor ve görüyoruz.Kim ne söylerse söylesin,hep de olacaktır...

Gerçeklerden kaçılamaz ve her şey olacağına varır,yaşanacakları,kaderi değiştiremeyiz,zira

Doğanın dengesini hiç bir şey bozamaz ve;

Hayat Ölümle," son sözünü " söyler bizlere!......

Yüreklerinizdeki sıcaklıklar solmasın diyerek tüm seven ve sevilenlere mutlu, 14 Şubat'lar diliyorum..

 

Bu yazı toplam 739 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Kushner'in ekonomik kalkınma planına Suudiler Destek verdi!
  • Çobanları bekleyen tehlike: Avustralyalı Swagbot!
  • Rusya Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler restini çekti: 'Karşılık veririz!'
  • Koyunun kesik kulağı yasak aşk cinayetini çözdü!
  • Son dakika! Kara Harp Okulu davasında karar çıktı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA