• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara31 °C
  • Manisa37 °C
  • Adana34 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hukukun Üstünlüğü Mü,Üstünlerin Hukuku Mu?...

21 Ocak 2015 Çarşamba 14:25

Türkiye'de Anayasa Mahkemesi 1961 Anayasası ile kuruldu.

12 Eylül 2010 yılında yapılan referandum ile,kuruluşu,görev ve yetkileri yeniden düzenlenmiştir.

Bu konu ile ilgili her kafadan ses çıktı diyebileceğimiz bir şekilde üzerinde konuşuldu,o dönemdeki en üst düzey temsilciler dahi konuşarak artık,"üstünlerin hukuku olmayacak,hukukun üstünlüğü olacak" ifadeleri çokça kullanılıp topluma anlatılmıştı.

Bu gün gelinen noktadaki tartışılan konulara bakılırsa, birbiri ile ters düşecek açıklamaları dinler olduk.

İnsanın akılna ister istemez takılıyor,ülkede bunca  olan biten varken,gerçekten de olayların hepsi de hukuki bir zemine uygun mudur?..

Meselâ tek bir örnekle;Anayasa ve TC Kanununun 53.maddesi gereğince cezasının infazı devam eden İmralı canisinin sözde süreç işlevindeki rolü,devletin bütünlüğüne kast ederek binlerce insanın kanını döken ve bir o kadarının da canına kast eden bir cani ile devletin otoriteleri onu muhatap kabul ederek görüşlerini alabilir mi?,bu hukuki midir?.

Yine;Siyasi partiler kanununun 11/2-b bendinin kaldırılmasına rağmen bunların siyasi haklarını kullanamayacakları ve siyasetten yasaklı olacaklarını belirtmesine rağmen serbest kalıp ya da kalmadan siyaset yapabilir mi?.Avrupa İnsan Hakları mahkemesi kararları olmasına rağmen böyle bir şey nasıl yapılabilir ki,hukuk bu olayın neresindedir?..Bu sadece bir uygulama örneği ise diğer yapılan uygulamalarda hukuk nerede ve hangi boyutta işlemektedir?..

Bir hukuk tekerlemesi tuttulmuş gidiyor da,nerede eşitlik ilkesi,nerede hak ihlâlleri,yaşama ve eğitim hakları,sosyal hayattaki haklar,sağlıkta eşitlik hakkı,gösteri,yürüyüş ve itiraz hakkı,en önemlisi can ve mal güvenliği ve vatandaşlık hakları...Bunların hepsi düzgün mü ve tıkır tıkır işler bir durumdamıdır?..

Bütün bunları  teker teker mercek altına alırsak sanırım bu konuda sınıfta kalırız.

Medeni ülkelerde hukuki haklar çok önemle korunmaktadır,hukuki çelişkilere düşen ister en üst düzeydeki,isterse sıradan bir kişi olsun hukuk şemsiyesi hepsi için eşit bir şekilde işletilir ve gereken cezaları verilirken,bizim ülkemizde bu uygulamalar nasıldır?..

Kuvvetler ayrılığı dediğimiz,yasama,yürütme,yargı erklerinin görevlerini tam yerine getirdiği zamanda toplumun huzuru da tam olur,vicdanlarda hiç bir kuşku ve şaibeye yer bırakmamalıdır ki,ülkede "hukuk var" denebilsin.

Zavallı vatandaşın başına bir hal gelse yandı gülüm keten helva misali başıne gelmedik iş kalmazken,ötekilere tanınan ayrıcalıklı uygulamalar gerçekten hukukla bağdaştırılabilir mi?..

Kişilerin devltine güven duymalarının tek nedeni hukuki uygulamaların ve adaletin eşit bir şekilde dağıtılması ile olabilir.

Vatandaşlarımız devletin güvencesi altında ise,devlet de üzerine düşeni yaparak insanlara refahı ve huzuru temin etmekle hükümlüdür.

Toplumsal barış için bu da şarttır diyebiliriz.

 

 

Bu yazı toplam 582 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA