• İstanbul12 °C
  • İzmir12 °C
  • Ankara8 °C
  • Manisa6 °C
  • Adana13 °C

Ali Arslan / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Her Şeye Rağmen Onlar Okuyacaklar

24 Ekim 2012 Çarşamba 20:06

Geçenlerde bir telefon geldi. Arayan numara telefonumda kayıtlı olmadığı için biraz bekledim ama ısrarla telefonum çalmaya devam edince telefonumu açtım. Telefonun diğer ucundaki kişi ağlamaklı bir ses tonuyla “ telefonunuzu Celal Bayar Üniversitesi’nden aldım. Annem lösemi hastası, şu anda kanaması var. Trombosit( beyaz kan ) lazım. Kan verebilir misiniz? “ dedi.  Belli ki çok çaresizdi…

Hasta yakının çaresizliğini ve acısını çok iyi anlıyordum. Çünkü benimde yeğenim aynı hastane de lösemi tedavisi görüyordu ve bu sıkıntıları bizde sürekli yaşıyorduk ve hâlâ yaşıyoruz da!

Bir tarafta engelliler için toplantı, bir tarafta yeni girdiğim iş için yapılacak çalışmalarım ve bir tarafta ise bu acılı ses.

Karar vermem zor olmadı. Tabi ki bir candan daha önemli bir şey olamazdı. Hemen her şeyi bırakıp Celal Bayar Üniversite Hastanesi’ne gittim. Aileyi tanımıyordum, sadece telefon numarası vardı. Bende kan merkezine gidip önce kan analizimi yaptırdım ve sonra da 40 dakika kadar süren bir süre içersinde trombosit ( beyaz kan ) kanımı verdim. Daha sonra lösemi hastası teyzenin oğlu ve kızıyla tanıştım. Soma’dan gelmişler. Burada kimseyi tanımadıkları için kan bulmakta sorunlar yaşıyorlarmış. Kan gurubu A rh +… Çok bulunan bir kan olmasına rağmen, kimse yanaşmıyor maalesef kan vermeye.

Annelerinin yaşam umutları çok az da olsa. Anne işte yaşatmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Allah’tan ümit kesilmez diyerek, ellerinden gelen ne varsa kullanıyorlar. Geçen gün yine aradı aile beni kan için. Ben de Çanakkale’de olduğum için birkaç arkadaşımı aradım. Yardım istedim onlardan. Bir can kurtaralım diye!

Ama üzülerek yazıyorum. Hiç kimseden ne yardım geldi ne de telefon. Neyse ki aile şimdi Soma’dan bir kişi getirmiş.

Peki ya yarın ne olacak?

Bir daha kan ihtiyacında bu aileye kim yardımcı olacak?

Sağlıkla belki çağ atladık ama hala vicdanımıza çağ atlatamadık. Hala “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” mantığıyla yaşamaya devam ediyoruz. Kimse kimsenin halinden anlamıyor.

Ama bir kaç kişi var ki onları bu konunun dışında tutmak istiyorum.

Başta sayın valimiz Halil İbrahim DAŞÖZ, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürümüz Murat KONAN, Milli Eğitim Şube Müdürümüz Sema ÇİFTÇİ’ye bu konudaki hassasiyetlerinden dolayı şükranlarımı sunuyorum.

Duyarlılıkları sayesinde engellilerimize toplumda farkındalık yaşattılar.

Ayrıca lösemi hastalarına inanılmaz manevi destek sundular.

En önemlisi de 7 aydır Manisa Celal Bayar Ünv. Hastanesinde tedavi gören 7 yaşındaki Hatice’nin ve 7 aydır aynı hastanede ona refakat eden ablası Ebru’nun  (12)  eğitimlerinden geri kalmamaları için gösterdikleri çabalar için ne kadar teşekkür etsem az olur. Çünkü küçük lösemi hastası Ağrı’lı Hatice ile ablası Ebru artık eğitimlerine hastanede devam edebilecekler.

Yaşadığım olumsuzluklar olsa dahi bu tür duyarlı insanların yanımızda olması bizim bu konudaki çalışma azmimizi arttırıyor.

Yazımı yazdığım sırada Manisa’dan bir telefon geldi. Lösemi hastası Manisaspor sevdalısı gencimiz Hakan SÖZGEN vefat etmiş. Merhuma Allah’tan rahmet ailesine ise sabır diliyorum. Başımız sağolsun…

Bu kadar acı haberin içersinde yaşamın devam ettiğini unutmayalım ama ne olursunuz biraz duyarlı olalım. En azından bundan sonra!

Herkese hayırlı bayramlar. Kurban bayramınız mübarek olsun.

 

Bu yazı toplam 983 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Evleneceklere Devletten 65 Bin TL Destek Geliyor
  • Voleybolda dünya şampiyonuyuz
  • Kula Belediyesi Personeline, Yangın Tatbikatı
  • Meteoroloji'den Son Tahmin: Kar ve Yağmur Tüm Yurdu Saracak
  • Ziya Selçuk' u kim engellemeye çalışıyor?
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA