• İstanbul10 °C
  • İzmir14 °C
  • Ankara2 °C
  • Manisa11 °C
  • Adana11 °C

Erdal Çil / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Her kula helal, Müslüman'a haram

21 Mart 2017 Salı 04:34
Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, eski adı “Yahudilik Yolağzı”, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:
“Her kula helâl, Müslüman’a haram!..”
Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye…
Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dîni İslâm, ahâlisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?..” diye çıkışmışlar adama. Adam:
- “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır…”dedikçe kadı kızmış:
- “Ne delili, ne ispatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzurunu kaçırdın, katlin vâciptir!” demiş. Demiş ama, bir yandan da merak edermiş:
- “Nedir gerekçen?..” diye sormuş. Adam:
- “Bir tek Sultan’a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş… Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan o da meraklanırmış:
- “De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın,hem de her kula helâl,Müslüman’a haram yazarsın?..” Adam, başı önünde konuşur:
- “Delilim vardır, lâkin ispat ister.”
- “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?..”
- “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım…”
- “Eeee?!..”-
“Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rasgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…” Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, “ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…” Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş… Bir hafta dolunca, adam:
- “Sultanım, artık bırakmak zamanıdır” demiş. Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler… Az zaman geçmiş ki, adam:
- “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım” demiş. Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar ayininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar… Levantenler din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine… Sultan:
- “Bitti mi?..” demiş adama.
- “Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.
- “Şimdi nedir isteğin?..”
- “Efendim, pâyitahtımız Bursa’nın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimat edilen âlimini alınız minberinden…” Adamın dediğini yapmışlar, Ulucâmi imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler…Ve ne olmuş bilin bakalım?.. Bir ALLAH’ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış… Geçmiş bir hafta, “Nerde imam” diye gelen-giden yok!.. Aptal ve cahil bir imam tayin edilmiş yerine, ne konuştuğunu kendi kulağı duymayan tam yobaz cinsinden biri… Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta derdest edilen koca âlim için:
- “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”
- “Kim bilir ne halt etti de tevkif edildi!..”
- “Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara…”
- “Sorma, sorma…”
Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:
- “Eee, ne olacak şimdi?.. Adam:
- “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan.” “Haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:
- “Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?..”
………………………………………………………………………………………………..
Olayın üzerinden kaç yıl, kaç asır geçti ama neler değişti veya neler neden değişmiyor?
Milletin gördükleri, milletin değerlendirdikleri - veya daha doğru ifadeyle değerlendirmedikleri- yedikleri onca silleye rağmen, binbir surat olup yine pişkince karşımıza çıkmakta, yine çevirmedikleri dolap kalmamakta ama biz yine sessiz çoğunluk, susan dilsiz şeytan velhasıl seyırciyiz seyirci.
Biz seyrettiğimiz sürece de emin olun daha çok seyredecek, daha neler göreceğiz!
Müşterisi var nasıl olsa deyip kaçırır mı film yapımcıları?
Zaten işleri güçleri film çevirmek değil mi ve filmden çıkarmıyorlar mı ekmeklerini?
Hainler bile gazeteci-fikir suçlusu olur, mağdur ve mazlum olur ve film kahramanı yapılırken bizim mahallede kendi çocuğumuzu gelip alsalar kucağımızdan ‘tık’ çıkmaz!
 Uzaklara değil, etrafınıza; yanıbaşınıza çevirin başınızı. 
Sahnede türlü sanal şaklabanlıklar yapılırken yanıbaşınızda işlenen cinayetlerden, mağduriyetlerden ne kadar haberdarsınız ve eliniz, diliniz ve kalbinizin  buğzu ile ne kadar karşısındasınız?
Yoksa yaşanan bunca haksızlıkta bile halen birbirinizi suçlayıp, ezeli ve ebedi düşmanlarınızla saf mı tutmaktasınız?
Bak: o zaman aşama kaydetmişiz demektir!
Çünkü eski Bursa’da ecdadımız o kadar ileri gidip düşmanıyla bari aynı safa girmemiş.
Sadece birbirine düşmüş!
O yüzden onlara haram olmuş.
Bilmem anlatabildim mi?
 
 
Bu yazı toplam 1777 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Taksicilere Özcan’dan, Ötv İndirimi Konusunda Destek Sözü
  • İnşaat Sektörü Kan Kaybetmeye Devam Ediyor...
  • Amerika Birleşik Devletleri Eğitim Ataşesi David Fay MCBÜ Öğrencileriyle Buluştu
  • Tarım Ürünleri Fiyatları Artmaya Devam Ediyor
  • Bozkırın Bilgesi Cengiz Aytmatov Doğumunun 90. Yılında Panelle Anıldı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA