• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara30 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana33 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hayatın Çilesini Millet Çekiyor

14 Nisan 2015 Salı 19:17

Yurdumuzun ekonomik hayatı pek ümit vermiyor,zira fakiri ve dar gelirliyi giderek daha da zorlar bir hale gelen gelirler bir türlü artmıyor ama giderlerin ve ödenecek faturaların hem sayısı hemde rakamları arttıkça artıyor...

Ülkemize bakıldığında fakirliğin ve yoksulluğun manzaraları hep olacak gibi zira,sosyal devlet modeli tam olarak işletilemiyor, toplumsal kalkınma bir türlü başarılamıyor!..

Tarım alanlarının ve mera alanlarının ranta teslimi ile,büyük sermaye sahiplerine ,yandaşlara  res,hes,maden alanları olarak açılması,hayatını hayvancılık yaparak, ziraat- çiftçilik yapıp kendi ürettiklerini satarak geçimini sağlayan kırsal kesim insanlarımızın elini kolunu bağlarken,hayatını bu bir karış toprağını işleyip geçimini idame ettirenlerin de giderek yok olduğunu görmekteyiz...

 Emeklilerimiz  az bir maaşla çoluk çocuğunu nasıl geçindirip ödemelerle nasıl başa çıkacağını hesaplamaktan en değme iktisatçılara taş çıkartır bir incelikle bu zorluklarla savaşıyorlar.. Esnaflarımız ve küçük işletmelerimiz ise çok ağır şartlarda adeta savaş verir durumdalar, ağır vergi yükleri ve diğer güçlükler karşısında birer birer kepenk kapatıp giderek azalıyorlar..

Toplumda eski tabirle,"orta direk"denebilecek bir zümrenin kalmadığı görülüyor,ya çok zenginler var,ya da kıt kanaat geçinmek zorundaki,dar gelirli denilen bir kitle var..

Bu durumun düzelmesi ve toplumun her kesiminin refaha ulaşması,aradaki gelir uçurumlarının giderilerek düzeltilmesi için ne yapılıyor?,Hiç!...

İşsizlik almış başını gitmiş,çalışacak iş alanları ise birer birer yok olmuş,tarım ve topraktan geçinmenin bile artık büyük sermaye sahiplerinin olmuş bir düzenle sosyal adalet nasıl sağlanabilir ki?.

Millet çeşitli sıkıntılarla boğuşup,geçim savaşı verirken öte tarafta sistemin yarattığı rantiye zenginleri ve malı götürenlerin türlü çeşit uygulamaları, canavarlaşan ihtirasları var.

Millet kredi kartlarına sığındıkça daha da batağa saplanmak durumunda kalıyor,ülkemizde son rakamlara göre batık kredi kartı sayısının 1 milyonu aştığı,tüketici,ticari ve diğer kredilerdeki batık olayının ise toplumun % 48'ini kapsadığı belirtiliyor.

Açıkçası toplum giderek daha fakirleşip yoksullaşıyor,giderek daha da dibe batıyor!...

Küresel sermaye sahipleri ve onların yardakçıları bu durumdan memnun, bankalar bir bir yabancılaşıp el değiştirmiş milletin boğazını sıkarken, öte yanda tarımsal üretime dayalı,nohut,mercimek fasulye,pirinç  gibi kendi ülkemizin üretmesi gereken gıda maddelerinin bile ithalatı yapılıyor hale gelmişiz,bunun gibi bir çok şey ülkemizi dışa bağımlı hale getiriyor...Kendi kendine yetebilen bir ülke iken artık samanı bile ithal eder hale gelmişiz!...

Yerli işletmelerimiz,aile ziraatı ile geçinenler,esnaflar, küçük çaplı sermaye bir bir kepenk kapatıyor ve giderek yok oluyor,zaten meşakkatli,zor ve kârı düşük küçük işletmelerimizin üretimlerinin düşmesi ile işşizlik patlamış bir durumda ve bu gibi bir çok nedenden dolayı halk açlık ve yoksulluk ile boğuşuyorsa  o memlekette rahat bir yaşamdan söz edilebilir mi?..

Tabiiki de edilemiyor.Her daim gelen yeni zamlarla, pahalılıkla,hayat savaşıyla kimbilir nerelere savrulacağı bilinmeyen bir toplum olmuşuz.

Asiller(millet)sürünürken,vekiller sefahat sürüyor!..

Oysa,kamu harcamalarının denetlenmesi, dizginlenmesi,masraflarının en aza indirilmesi gerekiyor, ama aksine lüks makam araçları,arabalar,uçaklar,konutlardaki aşırı harcamalar, savurganlıklar,kıyak işler, debdebeli karşılamalar, millete inat yaparcasına ters bir orantıyla yapılanlar, bütün bu harcamaların,savurganlığın haddi hesabı yok bunlar da milletin gözüne batıp,içini acıtıyor...

Milletin dikkatini başka yere çekmek istercesine çıkarılan olaylarla, suni  gündem maddeleri ile halkın başka şeylerle oyalanması sağlanıyor gibi olsa da halkımız her şeyi görüyor,biliyor, kendisine göre de yorumluyor, zira genel görüşlere bakıldığı zaman adaletsizliklerin çok fazla olduğundan yakınmalar çok fazla, çarşıya,pazara alışverişe giden vatandaşların alım gücü ve parası ile ihtiyacı olan şeyleri alabilmesi mümkün değilken,kısıtlı dar bütçesiyle oralarda boynu bükük dolaşıyor ama ihtiyaçlarının çoğunu alamıyorsa, buna tabiiki tepkisi fazla oluyor,bu da normal değil mi?.

Asgari geçim indirimi ve yokluk sınırı,açlık sınırı gibi rakamların belirttiği kitleler ülkenin tamamına yakınını kapsıyorsa o ülkede kalkınmadan,refahtan nasıl söz edilebilir ki!..

İnsanlarımız gırtlağına kadar bankalara borçluyken ve haciz kıskaçlarında sürünürken ötekiler ne yapıyor?...

Bir lokma ekmek için hayatını riske atıp üç kuruşa çalışmak durumunda kalanlar,ölüm kuyularında can verenler,hatta çalışacak bir iş bile bulamayan yığınlarca insanın durumu!...

Milletçe çekilen cafaların haddi hesabı yok!..

Eskilerin bir sözü vardır,"Deli ile Devlet bildiğini okur,ikisine de söz kâr etmez"  diye bilirsiniz,bu sözü söyleyenler çok haklıymış,baksanıza bu kadar olaydan,bu kadar yakınmadan,

feryatlardan bile insanların ne istediğini ve ne yapılması gerektiğini kestiremeyen bir devlet idaremiz var!..

Egoları, hırsları,kibirleri en yüksek rakımlarda olanların,yerdekileri görmesi mümkün değilken daha bu millet çok acılar çekecek gibi görünüyor!...

Ama; "alma mazlumun ah-ını,çıkar aheste aheste" diye bir sözü de hiç kimse aklından çıkarmamalıdır!...

Ağlayanın malı,gülene yaramazmış da!... 

 

 

Bu yazı toplam 810 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Kushner'in ekonomik kalkınma planına Suudiler Destek verdi!
  • Çobanları bekleyen tehlike: Avustralyalı Swagbot!
  • Rusya Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler restini çekti: 'Karşılık veririz!'
  • Koyunun kesik kulağı yasak aşk cinayetini çözdü!
  • Son dakika! Kara Harp Okulu davasında karar çıktı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA