• İstanbul26 °C
  • İzmir26 °C
  • Ankara21 °C
  • Manisa25 °C
  • Adana26 °C

Lütfiye Ulubilgin / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hayat İşte!

06 Ağustos 2012 Pazartesi 02:36

Çocuk gürültüyle uyandı. Sabah mı olmuştu? Diye düşündü, ama her taraf karanlıktı. Okula gitmek için daha vakit vardı demek ki. Annesi ile babası yine kavga ediyorlardı. Yerde yatan ablaları sesleri duymamak için yorganı başlarına kadar çekmişlerdi. Annesi bağırıyordu. İçinden, ‘‘Anne sus artık!’’ Diye geçirdi. Çünkü babasının küfürleri arasında annesine vurması an meselesiydi. Yataktan kalkamıyordu, evleri o kadar küçüktü ki… Yattıkları oda bir de mutfak vardı. Babası ile annesi neden kavga ediyorlardı? Gözlerini kapattı, sesleri duymamak için başka şeyler düşünmeye zorladı kendini… İki abisi, iki de ablası vardı. Kendisi evin en küçüğü idi. En büyük abisinin cenazesi geçen sene bu zamanlar dağdan gelmişti. O dağdayken  annesi ile babası her gece kavga ederdi. Hatta bir iki kere de babasının tanımadığı adamlardan para aldığını görmüştü çocuk... Abisi nerden gelmişti ki aklına? Evde abisi hakkında hiç konuşulmazdı. Annesinin ağlama sesleri çoğalınca yorganı iyice çekti başına...

 Diğer abisini düşündü, şehirde çalışıyordu. Çocuğa sürekli okumasını söylerdi. Liseye başladığında abisinin yanına gidecekti. Çocuk içinden sürekli, ‘‘Anam ne olur tamam de artık, babama karşılık verme’’ diye geçiriyordu. Sanki çocuğun içinden geçenleri duymuşlarcasına sesler kesilmişti. Ablaları da sessizliği dinliyorlardı. Çocuk yerinden kalktı, camdan dışarı baktı. Ne çok kar yağıyordu dışarıda, kar camlara kadar gelmişti. Yarın okula gitmek yine zor olacaktı. Annesi içeri girince camdan bakan çocuğu gördü azarladı onu, sanki kocasından yediği dayağın acısını birilerinden çıkartmak istercesine. Çocuk hemen yatağına girdi, annesi de büyük ablasının yanına gitti. Sıkıca sarıldılar birbirlerine… Ne olmuştu ki gerçekten? Çocuk yarın okula gitme derdini düşünürken, bu ağlamalar nerden çıkmıştı?

Olaylı bir gecenin ardından güneş daha yeni doğarken kutu gibi evde yine kargaşa vardı. Çocuğun ablası hem ağlıyor, hem de annesi ile beraber büyük çarşaflara eşyalarını koyuyorlardı. Dışarıdan sesler gelmeye başladı. Çocuk merakla camdan dışarıya baktı. Erkekler vardı dışarıda… Babası ile yaşlı bir adam içeriye girmişti. Babası, ablasını yaşlı adama gösterip başıyla onay almasından sonra bir tomar para aldı adamdan. Babası bu sefer de yaşlı adama ablasını satmıştı. Akşamki kavganın nedeni belli olmuştu.

Bu yazı toplam 1786 defa okunmuştur.
YORUMLAR
tebrikler
Hicran Şen
aslında bu bizim ülkemizin kanayan yanı olmuştur ve dilerim ki her gecen gün biraz daha azalır..eğitimin önemi bir kez daha öne çıkıyor..
18 Eylül 2012 Salı 20:43
kalemine sağlık
zeynep aydın
harika olmuş.. tebrikler.. devamını beklerim.
09 Ağustos 2012 Perşembe 17:11
Tebrikler Lütfiye Hanım.
Tahsin SAĞIR
Evet Hayat İşte bu bazen acı bazen tatlı ama bu sizin yazdığınız kelimeler olmasa dahada güzel olur diye düşünüyorum çünkü siz çok güzel bir konuya değinmişsiniz sizi canı gönülden tebrik ederim yazılarınızın ve başarılarınızın devamını dilerim. Saygılarımla Gazi Tahsin SAĞIR.
07 Ağustos 2012 Salı 11:23
RENKLİ HAYATLAR
  • Manisa'daki 'pis kokuların' Alaşehir kaynağında Seks Skandalı çıktı
  • Zerrin Özer, hastane çıkışı görüntülendi
  • Özel sektörün yurt dışı kredi borcu azaldı
  • İmamoğlu TRT' de...
  • ABD'nin Türkiye'ye uygulayacağı olası S-400 yaptırımlarının detayları belli oldu
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA