• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara31 °C
  • Manisa37 °C
  • Adana34 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Halkın görüşlerine önem verilmeli

09 Temmuz 2016 Cumartesi 14:12
                             
 
Ortadoğu bölgesinde yıllardır yaşanan savaşların ülkemize getirmiş olduğu maddi ve manevi sıkıntıları milletce hep çektik,çekmeye de devam ediyoruz.Şimdilerde ise yaşanan savaş ortamı ve kargaşa , belirsizlik  Suriye'de devam ederken,oralardan tası tarağı toplayarak can havli ile ülkemize mülteci olarak gelen Suriyelilerin büyük bir bölümü hala bizim ülkemizde ve yaşamlarını buralarda ellerini kollarını sallayarak,kontrolsüz bir şekilde sürdürüyorlar...
 
Mülteciler yüzünden çekilen sıkıntıların,toplumsal uyumsuzlukların ve bunların olumsuz getirilerini ise sayamayacağım,zira o kadar çok ki!..
 
Onlarla birlikte gelen suç oranlarındaki farklılıklardan tutun da,taşıdıkları hastalıklar ve mikroplar bile kontrolsüz bir şekilde aramızda dolaşıyor diyebilirim.
 
Bir de en önemlisi,onlarla birlikte ülkemize  gelen terör odakları mensupları ve suç mihraklarının da arada kaynak oluşudur,zira artık sapla saman birbirine karışmış vaziyettedir...
 
Avrupa Birliği ülkeleri bunların kendi ülkelerine girmelerini kesinlikle istemedi ve bildiğimiz gibi de bizim ülkemizle,"Geri kabul anlaşması" imzalandı,yani bir anlamda,"vereyim üç beş kuruş para,senin ülkende kalsınlar,onlarla siz uğraşın" anlamına da gelebilecek olan bu anlaşma ile diğer ülkelere(AB) gidemeyen bütün mülteciler bizim ülkemizin başına kaldı resmen..
 
Şimdi de onlara T.C.vatandaşlığı verileceği söyleniyor.Sakın ola ki böyle bir hata yapılmamalıdır!..
 
En baştan yapılan hatalar zincirinin ceremesini bu millet yeteri kadar çekiyor zaten,bir de bu...
 
Suriye'nin yaşadığı iç savaşın başladığı zamanlarda, yani o ilk dönemlerde,kaçarak ülkemize gelenleri,sınıra yakın bir yerde tampon bölge oluşturarak orada tutmamaları zaten en büyük hata idi,daha ilk başta orada oluşturulacak olan,kontrolümüz dahilinde olan tampon bölgeye yerleştirilecekler,sağlık,barınma,eğitim ve her türlü gereksinimleri de orada karşılanacaktı, ama bu yapılmadı,onlarda kontrolsüz bir şekilde memleketin bütün heryerine dağıldılar ve halen de o şekilde yaşamlarına devam ediyorlar,hemde öylesine, görgü ve toplumsal kuralları bilmeden,sefil ve pislik içinde,aralarında suç odaklarını da barındırarak,kontrolsüz bir şekilde ve toplumun başına çeşitli  sıkıntıları da getirerek yaşıyorlar!..
 
Genç yaştaki kadınlarının doğu illerimizdeki paralı ağalara harem olduğu,üçerli, beşerli olarak erkeklere " kuma"  oldukları bile dillendiriliyor,daha çok genç kadınların eski zamanlarda yaşanan kölelik sistemindeki gibi bedellerle erkeklere satıldıklarını duyuyor ve daha ne çeşitli işler döndüğü de anlatılıyor...
 
Antakyalı ve Hatay'lı tanıdıklarımın anlattığına göre,orardaki lokantalara ve yiyecek satan yerlere salkım saçak kalabalık bir şekilde  gidip oturdukları ve yiyip içtikten sonra da," hesabı T...ödicek,bizi buraya O getirdi" diyerek hesap ödemediklerini anlatıyorlardı,bu nedenle de  çıkan çeşitli kavgalarda da ajite ederek üste çıktıkları,korunup kollandıkları belirtiliyordu.Yani topluma baş belâsı olarak halen yaşamlarına kontrolsüz ve denetimsiz bir şekilde devam ediyorlar...
 
Turizm bölgelerimizde oluşturdukları olumsuz görüntüler nedeniyle yabancı turistlerin bunlar nedeni ile ülkemize bile gelmek istemediği belirtiliyor...
 
Kendilerine ait bölgeler ve mahalleler oluşturdukları,yasal nizam falan tanımadıkları anlatılıyor...
 
Bu toplum bunlar yüzünden az buz değil, bayaa bir sıkıntı çekiyor yani.
 
Vatandaşlık verilmesi gibi bir hataya düşülmez inşallah, zira eski yılları hatırlayın bir devlet büyüğü, "gelsinler,isterse Jivkov bile gelsin" demişti hatırlayın onlara konutlar,çeşitli ev eşyaları araç gereçler verilmişti,ve yine bir başka seferde yine,,"bir koyup,beş alacağız" denmişti de, babayı almıştık,almak şöyle dursun onların aralarında yer alıp yuvalandığı ve desteklediği terör belâsına da,ne bedeller, neler vermiştik,hala daha  toplumsal  bedeller  vermeye de devam  ediyoruz..
 
Suriyelilerin,kontrolsüz bir şekilde ürediklerini,kadınların eline eteğine yapışan 4-5 çocukla yetmezmiş gibi,bir de yine de hamile olduklarına da dikkat ettinizmi bilmem,hemen hemen hepsi de öyleler ve dünya umurlarında değil,üredikçe ürüyorlar,oysa bizlerin evlenme çağına gelmiş olan gençlerimiz, doğru dürüstiş bile bulamıyorlar,ya da zar zor bulabildikleri işlerden aldıkları asgari ücretle zar zor geçinebilme mücadelesi verdikleri için, değil çocuk sahibi olmak,daha evlenemiyorlar bile..
 
Ohh, elin Suriyelisi gelecek,önlerine her imkân,olanak sunulacak,beylik deve gibi gezip sırtlarını devlete dayayacaklar,istedikleri gibi de at oynatacaklar,birde TC vatandaşı olacaklar,.Yok öyle!...
 
Milletimiz yıllardır zaten bunlar gibilere gösterilen ayrıcalıklar yüzünden, hep kendi ülkesinde ikinci sınıf vatandaş olmak zorunda bırakıldı, nedense  dahada bırakılmaya devam ediyor.
Atalarımızın çok meşhur bir sözü vardır;  " Misafirlik üç gün olur,dört gün olması mahaldir,sen geleli aylar oldu,acep bu hal ne haldir "  diye,bilirmisiniz bilmem,bu Suriyelilerin gelişi de aynen onun gibi oldu.
 
Kısacası hiç kimse onlara TC.vatandaşlığı verilmesini istemiyor,hatta mümkün olduğunca bir an evvel memleketlerine geriye gönderilmelerini istiyor,konuştuğum bir sürü insan bana,"Bizim başımıza böyle bir şey olsa bir kişiyi bile memleketlerine almazlar,bizim ülkemiz bunları niye alıyor" diye yakınıyorlar...
 
hani denir ya; "Ver elini ellere,vur g...yerlere" aynen onun gibi bir şey toplumsal durumumuz.
 
Toplumsal hayatımızdaki tepkiler böyle,benden aktarması,gerisi idarecilere kalmış artık!...
 
 
 
 
 
 
Bu yazı toplam 556 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA