• İstanbul18 °C
  • İzmir24 °C
  • Ankara20 °C
  • Manisa23 °C
  • Adana25 °C

Erdal Çil / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

GAZLI HAYAT

18 Haziran 2019 Salı 01:30

Gaz vermeyi, gaz almayı kısaca gazlarla yaşamayı seviyoruz.

Sevmesek zaten dil ile hal ile bir tepki koyar, tavır gösterir ve uçucu da olduğu için o gaz bir süre sonra bulunduğumuz yeri zaten kendiliğinden terk eder gider.

Ne demişlerdi:

“Marifet iltifata tabii!”

Gaz iltifata tabii değil de kapıdan kovsan pencereden mi giriyor?

Yok canım! Haksızlık etmeyelim öyle. Sevmesek bile hakkını yedirmem öyle size.

Sağlıkçılar bas bas bağırıyor, beslenme uzmanları uyarıyor da ne oluyor. Gazlı içeceklerden kendimizi alabiliyor muyuz?

İçeceğimiz bile gazlanmış sen bize neden bahsediyorsun?

Çok değil; yakın zamana kadar çok yaygın kullanıp şimdilerde biraz daha seçkin mutfağına bıraktığımız bir kelime vardı:

“ Estağfurullah” 

Nezaketimiz, inceliğimiz, alçak gönüllülüğümüz, başarımız, meziyetimiz gibi bir eylemimizden ötürü bizi övmek isteyenlere karşı yine biraz mahcup da kullansak bir zırh gibi korurdu bizi.

-Kardeşim ne yaptın adamı öyle? Lafı öyle bir tıkadın ki adamın ağzına, ne söyleyeceğini, ne yapacağını bile şaşırdı zavallı.

-Estağfurullah!

O kısacık kelimeye neler sığdırırdık öyle. Örnekten devam edersek: “Ben aslında normal birinin yapması gerekeni yaptım, söylenmesi gerekeni söyledim sadece. Söylemesem zaten kendime hatta sizlere; sizlerin bana olan güvenine ters düşerdim. Yani beni övmenize gerek yok! Aslında siz de benim yaptıklarımı yapabilir, söylediklerimin hiç olmazsa birazını olsun söyleyebilirdiniz.”

İşte o zaman gelsin bakalım o gaz vermeye yeltenenler de halen çevrenizde dolansın!

Günümüzde maalesef sosyal ilişkilerin her alanında gaz veren verene!

Bir bakıyoruz normalde efendiliği, ağırbaşlılığı ile nezaketi ile tanıdığımız birçok insan, direksiyon başına geçince;….

Pardon!

Klavye başına geçince, aslan kesiliyor. Adam da meğer neler varmış, ne güçlüymüş, neler biliyormuş da bilmiyormuşuz!

Bu sahte, sanal efelenmelerin sonu gidip sloganlara ulaşıyor. Sonra birbirimize slogan atar, aynı bayrağı sallar, bir adım ötesinde de artık sloganlarımız slogan küfre dönüşür gider de artık geri de çekemez hale geliriz.

Ruhu şad olsun! Geçtiğimiz günlerde, 13 Haziran’da vefatının sene-i devriyesi olan Cemil Meriç: Karanlık kinlerin birbirine saldırttığı çılgın sürülerin savaş çığlığıdır, slogan.İlkelin, budalanın, papağanın ideolojisidir.Toprak sarsılıyor!Hep birden esfel-i sâfiline yuvarlanmak istemiyorsak, gözlerimizi açmalıyız.İnsanlar sloganla güdülmez”derdi.

Birbirine bağıran, slogan atan, küfreden, hakaret edenler, aralarındaki en ufak bir sorunu bile çözmede zorlanırlar.

İşte bugün cemiyet olarak, tam dediğim yerdeyiz ne yazık.

Kusurunu söylemek ihanet, uyarmak ukalalık yapmak değildir ki.

Elbette fikrin olacak, itirazın olacak, tercihlerin olacak ama bunu ifade için başkalarına saldırıp, hakaret etmek dili olmamalı tercihin.

Hakarete sessiz kalmak, sövene dilsiz olmak ancak dervişin işi! Dolayısıyla hakaret hakarete; küfür de küfre sebep oluyor, besliyor.

Gerçekten yiğit misin? Görelim bakalım. Çık karşıma ve gözlerimin içine baka baka hadi neyse; istersen otizmli birey gibi gözlerini kaçırarak da olsa yüzüme karşı söyle, ya da yaz da okuyayım ve anlayayım.

Anlamama fırsat ver. Tabii anlaşılmaksa gayen!

Hep, alayınızı, topunuzu gibi cümleler kurarak hitap edersen de aslında biz birbirimizden çok farklı olsak da senin gözünde topumuz olur, alayımız olur seni de hayatını da daha çekilmez yaparız.

Kim kaybeder?

Sen. Yani biz, hepimiz!

Onun için gel, gaza gelme!

Gazlı hayat, hayat değildir.

Sürülerin çığlıklarına kulağını kapa ve gönlünü dinle.

Gönül gözü ile çık etrafını keşfe. Gönül gözü ile tanı dostlarını, düşmanlarını.

Geçmişini de unutma, Estağfurullah kelimesini de….

                                                                                                                                                                                                                                              18.06.2019

                                                                                                           Erdal ÇİL

                                                                                             cerdal48@gmail.com

 

Bu yazı toplam 437 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Rekor Banka Promosyonu! Personel tek seferde 6 bin 120 TL alacak
  • Mehmet Ali Erbil taburcu olduktan sonra aşırı kilo verdi
  • Kamu bankalarından reel sektöre yeni destek paketi hazırlığı
  • Motorine 9 kuruş zam yapıldı
  • DÜNYANIN EN BÜYÜK KANARYA YARIŞMASI EDREMİT’TE YAPILDI
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA