• İstanbul13 °C
  • İzmir13 °C
  • Ankara11 °C
  • Manisa9 °C
  • Adana14 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Esnaf Olmak !....

03 Nisan 2014 Perşembe 20:42

Osmanlı'dan günümüze kadar gelebilen bir mesleki yapılanmadır  Esnaflık.

Ancak gelin görün ki evveli zamanlarda ne kadar itibarlı bir yapısı var ise de günümüzde," adeta bitirilmek" istenircesine bir gidişat içerisindeler ve hepsi de, kendi yaşam savaşlarını onurla devam ettirmeye çabalıyorlar diyebiliriz.

Ah-i Evran'dan günümüze gelene kadar ne çileli bir yolculukmuş onlarınki meğer!...

Eskilerde kalmış olan bir tabir vardır ya hani, "orta direk" denen kesimi tanımlarken bu kategorinin içinde en önemli yeri tutan Esnafları kastetmişlerdir de diyebiliriz.

Kendi alın teri ile mücadele verip,aza kanaat ederek, onurlu bir şekilde, ticaret yapmaya çabalayan insanlarımıza günümüzde nedense hiç destek verilmiyor diyebilirim!..

Oysa günümüzün şartlarına bakarsak, o kadar acımasız ve öğütücü ki!...

Gelişen “ Yeni Dünya” düzeni içerisindeki Küresel sermaye güçlerinin, paragöz Baba'larının neredeyse her adım başına açmakta olduğu Alışveriş merkezlerinden en fazla, "olumsuz yönde" etkilenen esnaflarımızın acılarını,sıkıntılarını ve verdikleri hayat mücadelesini neden kimsecikler duyup ta bir ses verme gereği duymuyor acaba?...

Bunun adına ne denir bilemiyorum, modernleşmek hevesi mi,büyük işler yapıyor görüntüsü vermek mi yoksa, Güçlünün yanında yer almak mıdır?,ya da bu büyük sektörden(AVM) etkilenmek veya şuursuzca bir baş dönmesi midir ki,onların yaşadığı sıkıntılara ve çektiklerine gözlerinin kapanmasına ve sorunlarını göremez olmalarına nedenolmaktadır.

Yaşam içinde, zayıf olanlara ya da, korunması gerekenlere kol kanat gerilir biliriz,zirai nsanlığın gereği de budur,ancak nedense esnaflarımı yok farzedilmekte,sorunları duyulmamaktadır.

 Romanya ya da bu gibi örneği olan ülkelerde,”gel yatırım yap her türlü devlet teşvik ve desteğinden yardımcı olalım” diyerek yıllardır , yatırımcılara teşvik amacı ile kolaylıklar sunulup,ülkelerine yatırıma teşvik yapmaları,istihdama katkı olduğu düşünülerek bu yönde kolaylıklar sunarak yatırımcılar ve iş dünyası cezbedilmeye çalışılırken,bizim ülkemizin en küçük boyuttaki yatırımcısı diyebileceğimiz, Esnaflık için bu güne kadar dişe dokunur hiç bir iyileştirme çalışması yapılmadı gitti ve,yapılamıyor da!..Neden acaba?..

Esnaflarımızı aileleri ile birlikte hesap edecek olursak binlerce kişilik bir kitleyi temsil ettiklerini düşünebiliriz. Yine, her esnafın yanında çalıştırmış olduğu " en az "  bir kişiyi de aile olarak üç kişi olarak kabul edersek  hiç de az sayılar olmadığını görürüz. Bu kadar geniş bir kitlenin , kalabalık insanların da istihdama olacak,ödeyeceği vergi,harç ve sgk,KDV gibi yükümlülüklerini de düşünürsek,Esnafların devlete olan katkısının boyutlarının ne kadar büyük olduğunu görebiliriz.Buna rağmen hep onların beli bükülüyor,vergilerin ağır şartlarına giderek azalan güçleri ile adeta”yaşama savaşı”vermeye devam ediyorlar!..Zira toplumsal yapımızda,Babadan oğula geçen bir yapıyı temsil ettikleri için de bir anlamda,”kan kusup,kızılcık şerbeti içiyoruz” dercesine yaşam mücadelesini onurları ile sürdürmeye devam ediyorlar.

Esnaflarımız için neden iyileştirici tedbirler alınamıyor,neden desteklenerek,esnaflığın yaşatılma ve gelecek kuşaklara aktarılma çabası verilemiyor?....Varsa yoksa büyük iş merkezleri,AVM ler!...

Büyük sermaye guruplarına ve Holding’lere her türden destekleyici unsurlar,düşük kdv oranları(Hatta bazen 0), vergi teşvik modelleri var da esnaflara neden yok acaba?....

Örneğin,Pırlanta ticaret erbabı (0 KDV) öderken,zorunlu ihtiyaç maddelerinde ise, %8 den, diğer ihtiyaç kalemlerinde % 18 lere kadar çıkabiliyor.

Oysa benim düşüncelerime göre yeni dükkân açarak işe başlayan bir esnafa, en az bir yıl vergi muafiyeti olmalı,yani ilk birinci yıl kazancından hiç vergi ödemesin,zira dükkânın ilk açılış aşamasındaki ödenen vergi,resim ve harçlar,kayıt bedeli gibi kalemlere ödenen para çok fazla olduğundan,ilk yıllık kazancı vergi dışı olmalı ki,esnaflar belini toparlayabilsin,işlerini oturtup istihdama katkıda bulunabilsin.Bir yıllık süreyi takiben üç yıl da, en az on milyarlık kazancının da vergiden muafiyeti olmalıdır ve bu kazancının üzerinde  olan meblâğ üzerinden vergilendirilmelidir derim.

Bu dört yıllık zaman diliminde işlerini rayına oturtup belini doğrultan esnaflarımız  artık normal bir sürece girerek vergilerini de rahatça ödeyecek duruma gelebileceklerdir,bu aşamada belki yanına işçi alarak çalıştırabilecek ve ticari hacmini de yükseltebilecek bir konuma gelerek rahatlayacaklardır,hem kendileri kazanacak,hem de kazandıracaklardır.

Bu da diğer insanlara örnek olarak,esnaflık yapmayı düşünenleri de yüreklendirecek olmaz mı?..Sizce de böyle düşünmem çok mu hayalcilik olur acaba?...

Zaten esnaflık yapacak olanların ilk işe başlama aşamasında,yani, dükkânınkuruluşu aşamasındaki süreç evrakların tamamlanması,müracattaki ödenen harçları, vergileri,kayıt kuyut yani ödenen bir çok kalemdeki paraları hesaba katacak olursak,esnaflarımız daha işe başlarken vehiç para kazanmadan bu kadar harcama yaparak işe 1-0 yenik başlamıyorlar mı?...

Ondan sonraki aşamada da yeni bir işyerinin, piyasa dengelerindeki tutarsızlıktan tutun da kesatlıklara neden olabilecek bir sürü olumsuz sürecin yaşanıyor olması ile,zaten çok zor bir işe soyunan esnaflarımızı da yakından etkileyerek, canından bezdirmeye yetip de artmıyor mu?...

AVM lerin karşısında daracık iş hacimleri ile ve kısıtlı imkânları ile yaşama mücadelesi vererek ayakta kalmaya,ailelerini geçindirmeye ve onurları ile işlerini yapmaya çalışıyorlar....

Toplumumuzun bel kemiği dediğimiz esnaflarımız, giderek yok olmaya doğru hazin bir yolculuk yapıyorlar sanki!....

Toplum yaşantısı içerisinde, kendilerine yakın olan insanların yapacağı alış verişlerle, maddi ve manevi destekleri ile zar zor bu günlere kadar geldilerse de,bundan sonra ne olacağı meçhul bir gidişata doğru gidiliyor da diyebiliriz!..

Bu anlamda ben bütün esnaflarımızın, hem maddi açılardan, hem de yasal olarak devletimiz tarafından desteklenmesinden yanayım.

Esnaflık yapanların ya da yapmayı düşünenlerin daha yüreklendirilerek koruyucu ve destekleyici unsurlar, tedbirlerle, teşviklerle ileriye dönük olarak varlıklarının yaşatılmasından yanayım.

Küçük esnaf da dediğimiz ve el sanatlarını icra ederek,geleneksel bir yaşamı,ecdattan günümüze geleneklerimizin ve göreneklerimizin korunarak ve yaşatılarak ileri nesillere aktarılmasından yanayım ve desteklenmesi taraftarıyım.

Bu yöndeki yapılacak kapsamlı yasal düzenlemelerin de bir an önce hayata geçirilmesini umut ediyorum.

Küçük esnaflık,geleneksel el sanatlarını yapanlar ve Esnaflarımızın “sessiz çığlıklarını ve acılarını " Biri'lerinin " duyması gerekiyor,bu şart!..

Umuyorum ki bir gün duyularak gerekenler çok geç olmadan yapılabilir…

 

 

Bu yazı toplam 807 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Evleneceklere Devletten 65 Bin TL Destek Geliyor
  • Voleybolda dünya şampiyonuyuz
  • Gördes Karayağcı Barajında Çalışmalar Hız Kesmiyor
  • Kula Belediyesi Personeline, Yangın Tatbikatı
  • Engelliler'den İl Müdürü Öztürk'e Teşekkür
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA