• İstanbul16 °C
  • İzmir17 °C
  • Ankara13 °C
  • Manisa14 °C
  • Adana23 °C

Erdal Çil / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

EMPERYALİZM BÖYLE BİR ŞEY

13 Ekim 2019 Pazar 19:07

Emperyalizm böyle bir şey!

Önce kardeşini, kardeşim dediğin insanı kıskanmak, onu sevmemek ile başlar.

Sonra o zaafınız, sizi adım adım izleyen birilerinin elini ovuşturur, iştaha getirir.

Yavaş yavaş, şefkatli bir maske takınarak sokulur yanınıza.

Yedirir, içirir ve artık çok yakın hatta kardeşinizden bile yakın oluverir kısa zamanda.

Dini, dili, oturup kalkması size benzemese bile huyundan, suyundan içmişsinizdir ya; gittikçe benzemişsinizdir ona.

Eee ne derler: “Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa!”

Başlar tatlı tatlı sözlerle sizi okşamaya.

Artık kardeşinizden bile şüphe eder hale gelmişsinizdir.

Öyle biri nasıl olur da sizin gibi birinin, sizin gibi vizyonu olan, dünyayı tanıyan birinin kardeşi olabilirdi ki?

Acaba şimdiye kadar size öğretilen tarih de mi yanlıştı?

Adınız, dininiz, diliniz, soyunuz, sopunuz bile hep uydurma, ya da gerçekten çok önemli miydi gerçekten?

Siz bu kafa karışıklığınıza çare ararken, bu tür sorulara cevap ararken emperyalizm ise sizi artık avucuna almış, ruhunuza, genlerinize kadar girmiş ve elinizde ne varsa eline geçirdiği gibi şimdi de kardeş dediğinizin elindekilere gözünü dikmiştir bile.

Bunun için de öyle iki kardeşin arasına aptalca girmek gibi bir işe kalkışmayacağını belki baştan düşünemeyebilirsin!

Belki abine karşı derhal senin yanında olmasını beklersin falan ama o bu kadar büyüdüyse, adı bu kadar büyüdüyse elbette derin bir birikimi sayesinde büyümüştür. Sen yılların kardeşliğine karşı kin ve nefret ile gözü dönmüşçesine kavgaya hazırlanırken o her ihtimali, her riski düşünerek atar adımını.

Neticede kim kazanırsa kazansın sonunda, o mutlaka kazanır!

…………………………………………………………………………………………

Barış Pınarı için Türkiye ayağa kalktı.

Yıllardır Türkiye’ye, bölgeye yapmadıklarını bırakmamış, yer altını dahi soyup soğana çevirmiş Batı Emperyalizmini görebiliyor musunuz?

Delikanlı gibi karşımıza çıkabiliyorlar mı?

Veya daha doğru ifadeyle karşılarımıza yekten çıkmalarına gerek var mı?

Zaten bütün Arap âlemini benzetmişler kendilerine ve tek vücut dikmişler karşımıza.

Lozan’da bizi kapatırlarken sınırlarımıza, sınırlarımız dışındaki bütün komşularımızı, kardeşlerimizi bir güzel benzetmişler kendilerine.

Yıllardır burnumuzu bile çıkartmamışlar sınırlarımız dışına.

Azıcık kımıldayıp: “Hop, ne oluyor orada? “ diye soracak olsak:

“Yurtta sulh, cihanda sulh” veya: “Ne işimiz var bataklığın içinde” deyip hep bir adım dışında tutmuşlar bizi.

Asmışlar, kesmişler, oluk oluk kanlar akıtmışlar bölgemizde ve dün içimiz kan ağlayarak sınırlarımız dışında bıraktığımız kardeşlerimizi bile tanıyamaz olmuşuz artık.

Yıllar önce Kültür Bakanlığı müşaviriyken uluslararası bir toplantı arasında Azeri Bürokrat, Sevgili Yavuz Bülent Bakiler’ in karşısına dikilip, ümitle, heyecanla sormuştu.

 “Bizim için ne düşünüyorsunuz? Türkiye’deki kardeşlerimiz bizim için, Rus’un elinde bıraktığınız kardeşleriniz için neler düşünüyor, neler yapmayı planlıyor? “

Zavallı Bakiler’ in bu soru karşısındaki çaresizliği ve boğazına yumruk olup dizilen cümleler koca bir yakın tarihimizin maalesef acı bir gerçeği değil miydi?

Emperyalizm, sadece sınırlarımız dışında pusu kurmamıştı elbette bize.

İçimizde bıraktığı birkaç seçkin aile. Mahmut Çetin’in ifadesiyle: “Boğazdaki Aşiret” ya da daha bildik bir ifadeyle: “Beyaz Türkler”

Çevremizde dökülen onca kana, onca zulme rağmen gıkı çıkmayan ama söz konusu Türk’ün ayağa kalkması olunca; etinden et koparılmış gibi feryat figan edip barış naraları atanlar.

Onları biliyor, tanıyoruz. İster kıpkızıl kıyafetler olsun üzerlerinde ister yemyeşil urbalar içine gizleseler de bedenlerini onları çok iyi tanıyor ve biliyoruz.

Neymiş de, ABD’nin işiymiş bu operasyon!

Amerika istemese biz girmezmişiz!

Yahu siz ne zamandır liderliği elinize aldınız da haberimiz olmadı?

Ne zamandır Amerika’dan, batıdan tamamen bağımsız kararlar almaya başladınız da haberimiz olmadı?

Elin gâvurunun hesabı her zaman var ve bizden fazla. Şunu bir bilin! Elbette attığımız her adımdan bir menfaatleri olacak! Ama onlar her zaman kazanıyor, kazanacak diye de hiç mi sahada olmayacak, hiç mi adım atmayacak hep mi geriye yaslanıp duracağız?

Bugün artık masaya bırakılan bahşişlerle yetinmeyen bir Türkiye var! Hesap istiyoruz, hesap soruyoruz.

Ya da öyle olduğuna inanıyor, inanmak istiyoruz!

Hadi biz hayal görüyoruz da siz böyle hep uyuyacak mısınız?

 Barış Pınarı ile yürüyen, ümitlerimizdir. Emperyalizm, içte ve dışta bütün unsurlarıyla ne kadar yekvücut olup gelirse gelsin üstümüze; küfrün tek millet olduğunu bilerek ayağa kalkan ve bütün mazlumları arkasında toparlayacak yegâne güç, Türk’ün gücüdür ve Allah’ın izniyle de zafer Allah’ın ordusunun olacaktır.  

Namazın, başka her türlü ibadetin, siyasetin, günlük her türlü uğraşın kazasının mümkün olduğu ama onun kazasının olmadığı, telafisinin olmadığı gün. Camilere koşun, dualara katılın, evlerinize bayraklar asın ve Allah’ın ordularıyla bütünleşin bu gün.

Renginiz, dininiz, diliniz, milliyetiniz ne olursa olsun bugün zulme karşı, emperyalizme karşı mazlumlarla bir olma, dua günü, tövbe günü, cihat günü.

Ne mutlu bu günü idrak edebilenlere!

Allah onlarla beraber olsun!

                                                                                                                                                                                                                                                      13.10.2019

                                                                                                                                                                                                                                                         Erdal ÇİL

                                                                                                                                                                                                                                            cerdal48@gmail.com

 

Bu yazı toplam 365 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA