• İstanbul13 °C
  • İzmir13 °C
  • Ankara11 °C
  • Manisa8 °C
  • Adana14 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Emaneti Ehline Vermeliyiz

12 Nisan 2015 Pazar 13:55

Hangi görev ve iş olursa olsun bu iş ve sorumluluk görevi ehline verdiğimizde başarıda o denli yüksek olur. Bununla ilgili Kutsal kitabımız Kur'an_ı Kerim'de mealen "Allah size, mutlaka emanetleri [işleri] ehli olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle davranmanızı emreder." [Nisa 58] buyurulmaktadır.

Bu ülke yönetimine talip olanlarda ve ülkeyi mevcut durumuyla yönetenlerde de mutlak surette olması gereken bir husus olup bunu gözönünde bulundurmak devlet ve milletimiz adına hayati önem taşımaktadır. Geçtiğimiz hafta 7 Haziran öncesinde tüm siyasi partiler adaylarını belirleyerek bunu Yüksek Seçim Kurulu'na teslim ettiler. Tüm halkımız bu süreçten sonra 7 Haziran tarihinde sandık başına giderek verdiği oyuyla vatandaşlık görevini yerine getirecek. Bu nedenle devletimiz ve milletimiz adına kim daha fazla hizmet, hayırlı işlerde bulunacaksa o kişilerin ve mevcudu oldukları partilerin ülke yönetimine söz sahibi olması beklenen ümitlerdendir. Hüküm ve hikmet’in hakiki sahibi ne diyor ve bize bu konuda ne öneriyor?.. İsra Suresi 80. Âyet: “De ki: ‘Yâ Rabbi! (bir amaçla gireceğim yere) beni doğruluk (ve hoşnutluk) üzere dâhil et. (Çıkacağım yerden de) beni doğruluk (ve hoşnutluk) çıkışıyla çıkar. Bana tarafından yardım edici bir kuvvet (iktidar) ver.” Yani: “Halkı idare etmeye talip olanlar, eğer iyi niyetli, Rab’in emirlerine sadık ve samimi müminler iseler, bu takdirde, seçilmek için asla hırs ve ihtiras göstermez; Tam bir iyilik, ilim, insanlık ve doğrulukla/dürüstlükle hareket ederler” anlamınadır. Bunun işareti, aynı surenin (İsra) 81.Âyet’inde şöyle açıklanır. “De ki: “Hak geldi, batıl zail (yok) oldu.” Çünkü batıl, daima yok olmaya mahkûmdur. [bk. 34/49]

Yüce Allah'ın bize yol gösterici olduğu bu ayetlerden de anlaşılacağı üzere ülke yönetimine talip olanlarda iyi niyet, sadık,samimi mümin olmak, devlet ve milli değer bilincinin yüksek olması mutlak surette olması gerekirken zalimliğe, aşırı hırs ve peşinde koşanlara prim vermememiz gerektiği net bir şekilde anlaşılmaktadır.

Siyasi Partilerin aday gösterdiği isimlere şöyle bir göz attığımızda adayların yüzde 80'inden fazlasının Üniversite mezunu olduğunu görüyoruz. Muhakkak ki tahsil önemlidir fakat tahsili fazla yüksek olmayıp devlet ve milletine üstün hizmetlerde bulunacak, kendini son derece iyi yetiştirmiş ehil sahibi adaylarada mutlak surette şans verilmesi gerektiğine inanıyorum.

Bir işe diplomalı veya unvanlı kimse değil, o işi hakkı ile yapabilen kimseler getirilmelidir. Adam kayırmak, adama göre iş vermek uygun değildir. Her zaman işe göre adam seçmelidir. O eleman o işe layıksa o iş ona verilmeli, layık değilse, layık olanını aramalıdır. Yıllar önce  okumuştum. Türkiye, Amerika’dan bir iş için general istiyor. Onlar da, o işi en iyi bilen bir albay gönderiyorlar. Bizimkiler, (Biz general istedik, siz albay gönderdiniz) diyorlar. Amerikan yetkilileri hayret ediyor, (Biz size o işi yapabilecek en iyi bir eleman gönderdik. Unvan sizce o kadar önemli mi?) diyorlar. Sonra, (Madem general istiyorsunuz, gönderdiğimiz albay, generalliğe terfi ettirilmiştir) diyerek terfisini gönderiyorlar. O albay, general olarak aynı görevi yapıyor. Osmanlıda da yüksek bir ünvanı ya da tahsili olmayan ancak  bir kişi üstün hizmetleri görülürse, bu kişi paşa, hatta sadrazamlığa kadar yükselebiliyordu. Bu durumda kişinin tahsili veya ünvanından ziyade o kişinin sunduğu hizmet ve işinin ehli olması çok daha ön plana çıkıyordu.

Siyaset ve ülke yönetimide aynı şekildedir. Bu nedenle gizli kapılar ardında pazarlıklar yapan, devlet ve milletinin menfaatlerini savunmayan, sahip çıkmayan 2 üniversite bitirmiş yüksek lisans tamamlamış kişilerin yerine  devlet ve millet sevdalısı, milli ve manevi değerlerine bağlı, tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ülküsüne bağlı işinin ehli ülke idarecilerinin olmasını her zaman tercih ederim. Bu konuda Hadis-i şeriflerde de "İş ehli olmayana [layık olmayana] tevdi edildiği [verildiği] zaman, kıyameti bekle." [Buhari] denmektedir.

Bu güzelim cennet ülkemiz bize atalarımızın bıraktığı gelecek nesillere taşımamız gereken en önemli emanettir. Bu nedenle kutsal emanetimiz olan ülkemizi kaybettiğimizde kıyametin kopmasını beklemenin mantığı yoktur. Bizler için zaten kıyamet o zaman çoktan kopmuştur. Bu nedenle 7 Haziran tarihinde vereceğimiz oylar son derece önemlidir. Unutmayalım ki Allah yolunda savaş, bütün günahların affına sebeptir. Fakat emanete hıyanetin affına sebep olmaz. Emanete riayet etmeyenin imanı da yoktur. Saygılarımla. 

Bu yazı toplam 770 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Evleneceklere Devletten 65 Bin TL Destek Geliyor
  • Voleybolda dünya şampiyonuyuz
  • Gördes Karayağcı Barajında Çalışmalar Hız Kesmiyor
  • Kula Belediyesi Personeline, Yangın Tatbikatı
  • Engelliler'den İl Müdürü Öztürk'e Teşekkür
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA