• İstanbul11 °C
  • İzmir11 °C
  • Ankara5 °C
  • Manisa9 °C
  • Adana14 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Egenin şifalı otları

02 Nisan 2017 Pazar 19:49
Ülkemizin her yöresinde kendi barındırdığı değerleri vardır,bunlar her alanda bir çok kıymetlerimizin bir göstergesidir diyebiliriz.
 
Günümüzde artık doğal yaşamın ve organik gıdaların önemi, insan sağlığı için faydaları sıkça dillendiriliyor,ya da doğal hayatın içindeki değerlerimizin heba edilmemesi ve insanların sağlıklı beslenmesi alanında yerlerini alabilmeleri teşvik ediliyor,çeşitli festivaller de yapılıyor  
Ege yöremizinde kendi bünyesinde barındırdığı kültürel değerler çok,tabiiki bunlar çok çeşitli ve fazla,ancak güncelliği açısından söyleyebileceğimiz şifalı otlarımız ve yapılan ot festivalleri giderek adını daha geniş alanlara duyurmaya başladı.
 
Urla'da her yıl yapılan, Mart dokuzu(eski geleneklerdeki adı böyleymiş)ot festivali yapıldı,bir çok yöreden gelenler hiç bilmedikleri ve şifalı olduğunu öğrendikleri ot türlerini ve bu otlardan yapılan çeşitli ot yemeklerini görme,tatma imkânı buldu.
 
Çeşme Alaçatı ot festivali için ise gün sayılıyor,bu yıl 8.cisi yapılacak olan ot festivali her yıl olduğu gibi yine şenlikli ve festival havasında olacak,rekor düzeyde bir katılımın olacağını şimdiden söyleyebiliriz.
 
Ot deyip geçmemek lâzım,zira tıp alanında kullanılan ilaçlarımızın bile bazılarının ham maddesi içinde yer aldıklarını biliyoruz,geleneksel kültürümüzdeki kullanılış biçimleri ve en önemlisi de gıdalarımızın içinde farklı tatta yer alması onlara verilecek önemi daha da değerli kılıyor.
Uzakdoğu kültüründe sağlık alanındaki çalışmaların hemen hemen tamamında bitkisel ürünlerin kurutularak ya da taze olarak,ilaç haline getirilerek hazırlandığı bilinir.
 
Bizim geleneksel kültürümüzdeki bazı uygulamalarımız da vardır ve nesilden nesile zamanımıza kadar ulaşmıştır ve kırsal kesimlerdeki yaşayanlarımız tarafındanda uygulanmaktadır.
 
Şifalı otlardan yapılan binbir çeşit yemekler,börekler,damaktadına uygun her türlü yiyecek te bu şifalı otlardan gelecek sağlık umududur diyebiliriz,günümüzdeki GDO lu gıdaların,hormon verilerek yetiştirilen sebze,meyve ve yiyeceklerin,zararlı katkı maddeleri ile tatlandırılan türlü çeşitli gıdanın insan sağlığına verdiği olumsuzluklar ve sağlığı tehdit edici etkileri çok fazla, Hibrit tohum dediğimiz tohumlarla yetiştirilen sebzeler keşke hiç olmasa ya da görsel anlamda görünüşü güzel olacak diye hiç hormon verilmese,ilaçlamalarda yapılmasa ne güzel olurdu,ancak malesef bu o kadarda kolay bir şey değil,zira tarım alanlarımızdaki yapılan üretimlerde hep dış ülkelere bağımlı olarak kullanmak mecburiyetinde kalınan,her türlü ilaç,tohum,gübre,fidan yada bunun gibi bir çok alanda hep yerli ırk kullanmamış olmanın yarattığı uzun vadeli zararlarını görüyoruz.
 
Onun içindir ki,"Milli üretim,milli tarım şart" diyoruz ya.Tarımda ve gıda alanlarında tekelleşmiş dış ülkeler kendi tarımında,üretiminde,gıdasında kullanmadığı,her türlü ürününü üçüncü dünya ülkelerine satarak önemli bir rant elde ederken,o zararlı ürünlerden olumsuz etkilenen insanların sağlığını da yine kendi ürettiği sağlık alanındaki ürünleri ve ilaçları da  satarak katlamalı rantlar sağlıyorlar.
 
Onun için diyoruz ya milli üretim,yerli üretim şart diye.Milletçe ülkemizin içinde barındırdığı bütün değerlere sahip çıkmalıyız,onlar milletin ana damarlarını teşkil ediyorcasına bariz bir kültürel aktarım olarak nesilden nesile geçecek ortak değerlerimizdendir.
 
 
 
Bu yazı toplam 1834 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Şehit Çocukları ücretsiz yaralanacak
  • Şehit Aileleri ve Gazilerin dikkatine!
  • 205 Sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu
  • '2017 Yardım planı belli oldu'
  • Mehmetçik Vakfı açıkladı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA